
Arkeoloji - Jeoloji icinde İsrail'deki Arkeolojik Sitler (Kudüs) konusu , Kudüs (İbranice: יְרוּשָׁלַיִם, Yerushaláyim; Arapça: القُدس, al-Quds). İsrail Devleti'nin başkenti ve 125.1 metrekarelik bir alanda 732,100 ikamet edeni ile en kalabalık şehri. Kudüs, Akdeniz ile Ölü Deniz'in kuzey ucunun arasında ...
| |||||||
| Kayıt ol | Albümler | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Forumları Okundu Kabul Et |
| | #1 (permalink) |
| Kudüs (İbranice: יְרוּשָׁלַיִם, Yerushaláyim; Arapça: القُدس, al-Quds). İsrail Devleti'nin başkenti ve 125.1 metrekarelik bir alanda 732,100 ikamet edeni ile en kalabalık şehri. Kudüs, Akdeniz ile Ölü Deniz'in kuzey ucunun arasında kalan Judean Dağlarında bulunmaktadır. Şehrin tarihi milattan önce 4000'lere kadar gider, ki bu da Kudüs'ü dünya üzerindeki en eski şehirlerinden biri yapar. Kudüs üç İbrahimi din için de özel ve kutsal şehir olarak sayılmıştır, zamanında maalesef Kudüs uğruna nice savaşlar verilmiş, şehir çok defa el değiştirmiştir. Kudüs, milattan önce 10.yüzyıldan bu yana Museviliğin en kutsal şehri ve ruhani merkezidir. Aynı zamanda şehir çok fazla antik Hıristiyan sit alanları barındırmaktadır ve Mekke ile Medine'den sonra İslamiyetteki üçüncü kutsal şehirdir. Kudüs'ün sur içinde kalan bölümü artık "Eski Şehir" olarak anılmaktadır. Aslında 1860'a kadar şehrin tamamı olan bu Eski Şehir, 1982'de tehlikedeki Dünya Mirası Listesi'ne alınmıştır. Eski Şehir geleneksel olarak dört bölgeye ayrılmıştır. Ama bugünkü kullanılan adları -Ermeni, Hıristiyan, Yahudi ve Müslüman Mahalleleri- ancak 19.yüzyılın başlarında açıklanmıştır. Sadece 0.9 kilometrekarelik bir alana sahip olan Eski Şehrin bazı alanları dini öneme sahiptir. Tapınak Dağı ile Kuzey Duvarı Yahudiler için, Kutsal Sepulchre Kilisesi Hıristiyanlar için ve Mescid-i Aksa ile Kubbetüs Sahra Müslümanlar için kutsal merkezlerdir.
__________________ Paylaşacak bir şey artık yoksa bir erkek ve bir kadın arasında Yaklaştırsana yavaş yavaş, kendini bana; Al içine tekrar, derinine sakla, kat kasırgana. Yalan söyleme, bak gözlerime, bitmiş olamaz! Yokla ceplerini aşk kırıntıları kalmış olmalı biraz. | |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Kudüs Krallığı Kudüs Latin Krallığı, 1099'da I. Haçlı Seferi'nden sonra Hristiyanlar tarafından Kenan'da kurulmuştur. Batı Avrupa krallıklarıyla yakın bağlantıları vardı ama küçük bir krallıktı ve finansal ve askeri destekten yoksundu. En geniş sınırlarına ulaştığında Lübnan'dan Sina Yarımadası'na kadar uzanıyordu. Başlangıçta Müslümanlarda korku oluşturmuştu ama sonradan "Cihad" kavramının oluşmasıyla birlikte topraklarını kaybetmeye başlamıştır. Kudüs'ün 1187'de Selahaddin Eyyubi tarafından alınmasıyla toprakları Akdeniz kenarında küçük bir kıyı şeridine dönüşmüştür ve Memlüklerin Akka'yı 1291'de almasıyla tarihe karışmıştır. Tarih İlk kralı "Aşağı Lorraine Dükü Godefroi de Bouillon"'dır. Kudüs alındıktan sonra "Advacatus Saneti Sepulchri" olarak (Kutsal Kabrin Koruyucusu) anılmıştır. Ölümü üzerine "I.Boudouin" Kudüs Latin Krallığını kurarak başına geçti. II.Haçlı Seferi'ni izleyen 25 yıl boyunca Kudüs Krallığı III. Baudouin ile I. Amalricus adlı iki yetenekli hükümdarın yönetiminde kaldı. Cüzzamlı olarak bilinen IV. Baldvin'in ölümünden sonra Tapınak Şövalyeleri Lideri Guy de Lusignan, krallığın başına geçip 6 yıllık Selahaddin Eyyubi ile yapılan anlaşmayı kız kardeşini öldürterek bozdu. Selahaddin ile karşılaşmaya çıkan tüm Kudüs ordusu sudan uzak kaldığı için yorgun duruma gelmişti. Selahaddin'in tuzağına düşen Guy de Lusignan 4 Temmuz 1187'de yapılan Hittin Savaşı'nda iki tepenin arasında büyük bir bozguna uğradı ve neredeyse Kudüs'ün ordusu tamamıyla yok edildi. Selahaddin kralın hayatını bağışladı fakat Tapınak Şövalyelerinden bağlı 200 şövalyenin idamını emretti. Hittin Savaşı'nın ardından yeni zaferler peşinde koşan Selahaddin kıyı boyunca ilerleyerek Akka'yı ele geçirdi. İbelinli Balian komutasındaki bir avuç askerle korunan Kudüs 2 Ekim 1187'de Salahaddin'e teslim oldu. Balian Kudüs'ü yağmalama tehditiyle Selahaddin'den halkın güvenli şekilde Hristiyan adalarına geçişini istedi ve Selahaddin bu anlaşmayı kabul etti. Üçüncü Haçlı seferinin amacı Kudüs Latin Krallığını Kurtarmaktı ama bu sefer de işe yaramadı. Aslan Yürekli Richard Selahaddin'le kırılgan bir anlaşma imzalayarak ülkesine geri döndü.
__________________ Paylaşacak bir şey artık yoksa bir erkek ve bir kadın arasında Yaklaştırsana yavaş yavaş, kendini bana; Al içine tekrar, derinine sakla, kat kasırgana. Yalan söyleme, bak gözlerime, bitmiş olamaz! Yokla ceplerini aşk kırıntıları kalmış olmalı biraz. | |
| | |
| | #3 (permalink) |
| Kubbetüs Sahra Kubbetüs Sahra (Arapça: قبة الصخرة Qubbat As-Sakhrah) Kudüs'te Müslümanlar ve Yahudiler tarafından kutsal kabul edilen kaya üzerine Emeviler devrinde inşa edilen ortası kubbeli sekizgen bina. Yakınındaki Mescid-i Aksa ile karıştırılmamalıdır. [1] İslam mimarisimde bilinen ilk kubbeli eserlerden olan Kubbetüs Sahra batılılar tarafından daha çok Ömer camii olarak bilinir. İslam inancında müslümanların peygamberi Muhammed Kubbetüs Sahra içindeki kaya'nın üzerinden miraca yükselmiştir. Kubbetüs Sahra Emevi Halifesi Abdülmelik devrinde 687-691 yılları arasında inşa edilmiştir. Binanın iç yüzeyi ve kubbesi kur'an sureleri ve çesitli motiflerle süslenmiştir. Haçlılar'ın 1099 tarihinde Kudüs'ü müslümanlardan almasından sonra Kubbetüs Sahra kiliseye çevrildi ve binada çeşitli değişiklikler yapıldı. Binanın kuzeyine Hristiyan din adamları için hücreler ilave edildi, kubbesine haç yerleştirildi, kubbenin altındaki mağaraya ikonalar kondu. 1187'de Selahaddin Eyyubi'nin Kudüs'ü fethinden sonra Haçlılar döneminde yapılan değişikliklerin büyük bir kısmı kaldırıldı. Tarih boyunca bölgeye hakim olan Müslüman hükümdarlar Kubbetüs Sahra'ya büyük saygı göstermiş, binanın bakımı ve tamiri ile yakından ilgilenmişlerdir. Kubbetüs Sahra Eyyubi ve Memluk Sultanları tarafından çeşitli tarihlerde tamir etttirildi. Bölge Yavuz Sultan Selim devrinde Osmanlı topraklarına katıldı. Kanuni Sultan Süleyman Kubbetüs Sahra'yı köklü biçimde tamir ettirdi. Binanın dış cephesini çinilerle kaplattı. Kubbetüs Sahra Osmanlı padişahlarından III. Murat, I. Abdülhamid, II. Mahmud, Sultan Abdülmecid Sultan Abdülaziz ve II. Abdülhamid devirlerinde de tamir edildi. II. Abdülhamid binanın zeminini İran halıları ile döşetti. Binanın ortasına büyük bir avize astırdı ve eskiyen çinilerini yeniletti. 11 Temmuz 1927 tarihinde Filistinde meydana gelen depremde önemli ölçüde hasar gören Kubbetüs Sahra, Ürdün, diğer Arap ülkeleri ve Türkiye'nin katkıları ile esaslı bir şekilde tamir edildi. Ürdün Kralı Hüseyin 1998'de Kubbetüs sahra'nı kubbesinin bakımı ve tamiri için 8,2 milyon dolar bağışladı. Günümüzde İsrail'deki radikal bir grup Kubbetüs Sahra ve Mescid-i Aksa'nın başka bir yere taşınmasını ve burada Yahudilerin üçüncü tapınağının inşa edilmesini istemektedir. Yahudiler Süleyman Tapınağı’nı kendi inanışlarına göre yeniden inşa etmek istiyor ve tapınaktan kalan Ağlama Duvarı’nda ibadet ediyor. Müslümanlar ise en kutsal ibadet yerlerinden biri kabul edilen tarihi Kubbetüs Sahra ve Mescid-i Aksa’da ibadet ediyor ve İslam’ın kutsal mekanlarını korumak istiyor. 1967 Savaşından sonra bölgenin kontrolü İsrail'in eline geçmiştir. O dönemde bir çok İsrailli askeri yetkili Kubbetüs Sahra'nın patlatılarak tamamen yok edilmesi gerektiğini savunmuştur.
__________________ Paylaşacak bir şey artık yoksa bir erkek ve bir kadın arasında Yaklaştırsana yavaş yavaş, kendini bana; Al içine tekrar, derinine sakla, kat kasırgana. Yalan söyleme, bak gözlerime, bitmiş olamaz! Yokla ceplerini aşk kırıntıları kalmış olmalı biraz. | |
| | |
| | #4 (permalink) |
| Kudüs Yasası Kudüs Yasası, tam adıyla Temel Yasa: Kudüs, İsrail'in Başkenti, 30 Temmuz 1980'de İsrail Parlamentosu Knesset tarafından kabul edilmiştir. Kudüs'ün bütün ve birleşik olarak İsrail'in başkenti olduğunu ileri sürer. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 478 no'lu Kararı gereğince bu yasa "geçersizdir, kanuni bağlayıcılığı yoktur ve vakit kaybetmeden iptal edilmesi gerekmektedir". 478 no'lu karar gereğince BM'e üye devletlerin İsrail'e yaptırım uygulamak amacıyla Kudüs'teki büyükelçiliklerini çekmeleri gerekmektedir. BM'nin bu kararı 20 Ağustos 1980'de 14 kabule karşılık 0 red oyuyla kabul edilmiştir. ABD çekimser oy kullanmıştır. Ağustos 2006'da Kudüs'teki İsrail büyükelçiliklerini çekeceğini açıklayan Kosta Rika ve El Salvador'dan başka BM üyesi hiçbir devletin Kudüs'te büyükelçiliği kalmamıştır (Reuters Ajansı 08.25.06, 22:43). Paraguay ve Bolivya'nın büyükelçilikleri ise Kudüs yakınlarındaki Mevasseret Zion şehrindedir. Kudüs günümüzde resmi olarak İsrail'in başkenti olarak kabul edilmekle beraber 1947 yılında kabul edilen Birleşmiş Milletler Paylaşım Planı uyarınca Corpus Separatum (Bölünmüş Gövde) statüsü devam etmektedir. Filistin yönetimi Doğu Kudüs'ü başkent yapmak istemektedir.
__________________ Paylaşacak bir şey artık yoksa bir erkek ve bir kadın arasında Yaklaştırsana yavaş yavaş, kendini bana; Al içine tekrar, derinine sakla, kat kasırgana. Yalan söyleme, bak gözlerime, bitmiş olamaz! Yokla ceplerini aşk kırıntıları kalmış olmalı biraz. | |
| | |
| | #5 (permalink) |
| Yeni Kapı (Kudüs) Yeni Kapı (Arapça: باب ﺍﻠﺠﺪﻳﺩ) Doğu Kudüs'te Osmanlı Padişahı II. Abdülhamit tarafından 1887 tarihinde yaptırılan sur kapısı. Yeni Kapı Kudüs surlarında açılan en son kapıdır. Kapının açılışı, şehrin Hıristiyan mahallesine girişte büyük kolaylık sağlamıştır. Bu kapı II. Abdülhamid tarafından yaptırıldığı için Hamidiye Kapısı olarak ta bilinir. Yeni Kapı 1948 Arap - İsrail Savaşı sırasında Ürdün tarafından kapatıldı. 1967 tarihinde meydana gelen Altı Gün Savaşı'nda Doğu Kudüs İsrail'in eline geçince bu kapı yeniden açıldı.
__________________ Paylaşacak bir şey artık yoksa bir erkek ve bir kadın arasında Yaklaştırsana yavaş yavaş, kendini bana; Al içine tekrar, derinine sakla, kat kasırgana. Yalan söyleme, bak gözlerime, bitmiş olamaz! Yokla ceplerini aşk kırıntıları kalmış olmalı biraz. | |
| | |
| | #6 (permalink) |
| Zeytin Dağı Zeytindağı, (Arapça'da Cebel ez-Zeytun, İbranice'de Har HaZeitim, הר הזיתים, İngilizce'de Mount of Olives, Almanca'da Ölberg) Kudüs'ün doğusunda yer alan ve Tevrat'ta, İncil'de ve çağdaş ebediyatta bahsi geçen bir tepedir. Tepede bazıları ünlü kişilere şahsiyetlere ait 150000 kadar mezar bulunmaktadır. Zeytindağı, Falih Rıfkı Atay'ın bir eseridir. Lawrence Durrell'ın 'İskenderiye Dörtlüsü'nde yer alan romanlarından 'Mountolive' Zeytindağı'na atıfta bulunmaktadır.
__________________ Paylaşacak bir şey artık yoksa bir erkek ve bir kadın arasında Yaklaştırsana yavaş yavaş, kendini bana; Al içine tekrar, derinine sakla, kat kasırgana. Yalan söyleme, bak gözlerime, bitmiş olamaz! Yokla ceplerini aşk kırıntıları kalmış olmalı biraz. | |
| | |
| | #7 (permalink) |
| Şam Kapısı Şam Kapısı (Arapça: باب العمود) (Diğer isimleri: Bab el-Amud, Nablus Kapısı, Shechem Kapısı, Kolonlar Kapısı), Kudüs'ün doğu bölümünde; Eski Kudüs denen tarihi kısmında yer alan önemli bir sur kapısıdır. Kudüs'ü çevreleyen 4 km. uzunluğundaki surlarda bulunan 7 kapıdan sadece en büyüğü değil çoğu turistlerin fikrine göre en güzelidir. Kapı Süleyman Surları üzerinde bulunur, kapının hemen önünde ise Sultan Süleyman Caddesi geçer. Yine cadde üzerindeki bugün mesken olarak kullanılan Osmanlı yapısı Kudüs Mevlevihanesi'ne yakındır. Şam Kapısı, Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1542 yılında, Kudüs surlarının onarımlarının kapsamında inşa ettirildi. İki kulesi bulunan kapı Doğu Kudüs'te Filistinlilerin yaşadığı bölgenin merkezindedir. Kapı şehrin Arap Pazarının ve çarşısının başlangıcında yer alır. Diğer surlar ve kapılar içinde estetik görünümüyle dikkat çeker.
__________________ Paylaşacak bir şey artık yoksa bir erkek ve bir kadın arasında Yaklaştırsana yavaş yavaş, kendini bana; Al içine tekrar, derinine sakla, kat kasırgana. Yalan söyleme, bak gözlerime, bitmiş olamaz! Yokla ceplerini aşk kırıntıları kalmış olmalı biraz. | |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| israil deki, arkeolojik, sitler, kudus |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |