Türkiyenin En Kaliteli Forumu - Sensizlik Sokagi

 

Bizim Evin Halleri Setinde Söyleşi !!

Bizim Evin Halleri icinde Bizim Evin Halleri Setinde Söyleşi !! konusu , Oyuncularla Sette Bir Söyleşi Katılanlar: Beyhan SARAN, H. Gülşen IRMAK, İpek ÇEKEN, Mehmet ULUSOY Tiyatro hayatın/hayatınızın neresinde? Beyhan SARAN : Tam ortasında. H.Gülşen IRMAK : Ve her tarafını kaplıyor. B.S. ...


Geri Dön   Türkiyenin En Kaliteli Forumu - Sensizlik Sokagi > Kültür & Sanat > Tv Makinası > Bizim Evin Halleri

Kayıt ol Albümler Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et

Uyarılar


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 30-12-2007, 14:08   #1 (permalink)
Cezalı Üye
 
Üyelik tarihi: 29-09-2007
Bulunduğu yer: AnKaRa
Yaş: 24
Mesajlar: 3.972
Tecrübe Puanı: 0 serdal.ozdemir is a jewel in the roughserdal.ozdemir is a jewel in the roughserdal.ozdemir is a jewel in the rough
Standart

Oyuncularla Sette Bir Söyleşi

Katılanlar: Beyhan SARAN, H. Gülşen IRMAK, İpek ÇEKEN, Mehmet ULUSOY


Tiyatro hayatın/hayatınızın neresinde?

Beyhan SARAN : Tam ortasında.

H.Gülşen IRMAK : Ve her tarafını kaplıyor.

B.S. : Tiyatroyla yatıp tiyatroyla kalkıyoruz.TV dizileri olsun tiyatrodaki oyunlarımız olsun bunlar hep birbirine bağlı görevler. Hatta radyo olsun.Radyoda da “Arkası Yarınlar”,“Radyo Tiyatroları” bunlar paralel işler. Bu nedenle bu yoğunlukta dostluk, ahbaplık zor oluyor. Birbirimize, yakınlarımıza bile gidip gelemiyoruz.Gerçekten tiyatro bütün zamanımızı alıyor.

İpek ÇEKEN : Hayatım tiyatronun içinde desek daha doğru olur. İşimin yöneticilik boyutu ile ilgilenmeye başladığımdan bu yana sosyal ve özel yaşamımın kalmadığı göz önünde bulundurulursa, kısaca hayatımın bütününü kapsıyor diyebilirim.

H.G.I : Tiyatro öyle bir meslek ki hayatın aynası.İşimiz bitip de eve geldiğimizde “Tamam işim bitti, eve geldim.” duygusunu yaşama imkânımız yok.Çünkü her yaşadığımız, gözlemlediğimiz olay, durum, davranış bizim mesleğimize katkıda bulunacak bir şeydir.Her duyguyu sonuna kadar yaşamak, her olayı sonuna kadar takip etmek bu anlamda işimize katkıda bulunacağı için ister istemez hayatımızın tümünü kaplıyor.

B.S. : Güzel bir tesadüf, eşim tiyatro sanatçısı. Dolayısıyla bu konular, bu içtenlik evde de devam ediyor, yani hayatımızın tümünü tiyatro alıyor.

Tiyatro hayatın neresinde?

B.S. : Sanıyorum çok kenarında.Maalesef tiyatroya gitmek ülkemizde bir alışkanlık hâline gelemedi. Gerçi gerek özel, gerek devlet tiyatroları, gerekse belediye tiyatroları çok sayıda oyun sahneliyor ama hâlâ lüks olarak kabul ediliyor. Gerçi devlet tiyatrosunun biletleri çok ucuz, sinemadan ucuz, buna rağmen alışkanlığımız yok.Biraz da televizyonun etkisi var.Tv’de çok sayıda dizi ve film var. Bunlar arasında izlenmeye değer olanlar da var ama, tiyatroya ilgi yeterince yok.

Toplumun tiyatroya ilgisini yeterli buluyor musunuz? Yeterli bulmuyorsaniz bu ilgi azlığını nelere bağlıyorsunuz?

Mehmet ULUSOY : Bunun birçok nedenleri olabilir.Ben iyi oyunlar sahnelendiğinde seyircinin oyunlara geleceğine inanıyorum. Bunun dışında ekonomik sorunlar da var. İzleyicinin bir tiyatroya gelebilmesi için bayağı büyük bir harcama yapması gerekiyor. Bu da tabi etkiliyor.Gelir düzeyi düşük ailelerde tiyatroya karşı ilgi az.

G.I. : Ben biraz tembelliğe bağlıyorum.Televizyon insanlarımızı uyuşturmaya başladı. Televizyon karşısında oturup zap yapmak insanlara çok kolay geliyor.Ayrıca tiyatroya gitmek bir emek ister.Evinizden çıkacaksınız, güzel giyineceksiniz, biletinizi alacaksınız, gerekirse kuyruk bekleyeceksiniz.Gerçi şimdi çok kolaylıklarımız var.İnternet aracılığıyla bile bilet alınabiliyor.Ama tiyatroya gitmek gerçekten fedakârlık istiyor.Karda kışta gelen seyirciye daha fazla saygı duyuyorum elimden gelenin daha da fazlasını yapmaya çalışıyorum.
Üyeler içindir. üye olun...

B.S. : Biraz da televizyonun etkisi var.Tv’de çok sayıda dizi ve film var. Bunlar arasında izlenmeye değer olanlar da var ama, tiyatroya ilgi yeterince yok.

Ben bir anımı anlatayım.Bundan herhâlde bir 10-15 yıl önceydi.Yeni Sahnede oyun oynuyorduk.O aralar Ankara çok soğuktu.Dışarıda ısı -18-20 dereceydi. Buna rağmen 25 kadar seyirci gelmişti.Kaloriferler de yanmıyordu, salon çok soğuktu. Tiyatro yönetimi izleyicilere “İsterseniz biletlerinizi değiştirelim.”dedi. Buna rağmen izleyiciler ısrarla “Biz seyretmek istiyoruz.” dediler.Oyun, İzmir’de geçen bir yerli oyundu. Yaz mevsimini canlandırıyoruz.Yüzümüzü çeşmelerde yıkıyoruz.Kovanın içinde su vardı.Suya elimi değdirdiğim anda kovadaki suyun buz tuttuğunu gördüm.Oyun bitti.Hiç kimse alkışlamıyor,Allah Allah, dedik.Neden acaba hiç kimse alkışlamıyor?Meğer herkes eldivenini giydiği için alkış sesleri duyulmuyormuş.Yani bu şartlarda seyirci bize geliyordu, biz bu şartlarda bile oynuyorduk.Biz oyuncuların biliyorsunuz, bayram, hafta sonu tatilimiz yoktur. Sadece pazartesi günleri tatildir.Pek çok fedakârlıkla seyirci karşısına çıkıyoruz. İsteriz ki izleyiciler de biraz fedakârlık göstersin. Gerçi son yıllarda bütün tiyatrolarımız tıklım tıklım.Salonlarımız yüzde yüz dolu.Umarım bu ilgi alışkanlığa dönüşür

.Ç. : Son iki yılda birtakım sosyal depremler geçirmiş tiyatronun, seyirci yüzdeleri %100-%111’lere kadar artmış durumdadır. İstatistiklerimiz oyun seçimi ve sergilenişi hakkında olumlu bilgiler vermektedir ki bu hepimizce sevindirici bir olaydır. İlginin yetersiz olduğu zamanlar toplumun ekonomik yönden sıkıntılı olduğu dönemlerdir. Biz seyirciyi çekebilmek için iyi bir politika izlemeye devam ediyoruz. Ve tüm izleyicilere iyi seyirler diliyoruz.

Tiyatrolarda sergilenen oyunların seyircinin ilgi, beğeni ve beklentilerini karşıladığını düşünüyor musunuz?

İ.Ç. : Devlet destekli ve devletin tiyatrosu olan tiyatromuz, repertuvar aşamasında her türlü beklentileri karşılayabilecek oyunların seçimi için özen göstermekte. Seyirci yüzdelerimiz de bunu başardığımızı göstermekte. Darısı önümüzdeki sezonların başına.

M.U. : Metnin iyi veya kötü olması bir yana insanları tiyatroya çekebilmek önemli. İzleyiciyi tiyatroya çektiğiniz zaman o insanlar değerlendirecektir.O zaman oyun seçiminde bir kalite veya nitelik artınca, seyirci sayısı da artacaktır.
Üyeler içindir. üye olun...

Tiyatronun insan yaşamında değiştirici, dönüştürücü işlevine ilişkin neler söylemek istersiniz?

H.G.I. : Daha bilinçli bir toplumun yetişmesi için anne ve babaların çok küçük yaştan itibaren çocuklarını tiyatroya alıştırmaları gerektiğine inanıyorum.Ben, öyle bir ailenin çocuğuyum.Bizim abonman biletlerimiz vardı. Eskiden tiyatroya böyle gidilirdi.Her çarşamba ben ailemle tiyatroya giderdim.Her pazar sinemaya giderdim. Ailemin sanata yaklaşımı benim bu mesleği seçmemi sağladı. Çok zor bir şey değil.Haftanın bir gününü ayırmak ve üç saatini çocuğunu tiyatroya götürmek gerçekten bir annenin bir babanın görevleri arasındadır.

İ.Ç. : Tiyatro, insanı insana insanca anlatma sanatıdır. Herkes bir tiyatro eseri içinde kendini ilgilendirecek bir durumu bulur, görür. Hayatın içinde yaşanılan sıkıntılar, sevinçler, mutluluklar ve hüzünlerden pay çıkarılır. Bu bağlamda belki de çok karamsar olan biri bir çıkış yolu bile bulabilir. Bu nedenledir ki tiyatro yüzyıllar boyuca varlığını sürdürmekte ve sürdürecektir.

Tiyatro ve eğitim ilişkisini değerlendirir misiniz? Öğrencilerimize tiyatronun sevdirilmesi ve tiyatro bilincinin oluşturulması ile bu bilincin yaygınlaştırılması için neler yapılabilir

M.U. : Ben temelden başlamak gerektiğine inanıyorum.Yani ilköğretimde bile tiyatro dersinin verilmesinden yanayım. Bu nasıl yapılır,Millî EğitimBakanlığı ile KültürBakanlığının iş birliği ile mi olur?Tiyatro mezunları var, bu insanları öğretmen olarak kullanabilirler. Tiyatro eğitimi amacı ile kullanabilirler.Bunu ilköğretimden başlatarak, tiyatro çalışmalarının okulda yapılması gerektiğine inanıyorum.Temelde ilköğretim ile birlikte götürürsek geleceğin hem tiyatrocusunu hem de iyi bir izleyicisini kazanmış olacağız.

İ.Ç.: Ünlü tiyatro yazarı William Shakespeare’in dediği gibi “Baştan başa bir sahnedir yeryüzü. Bütün insanlar sahneye girip çıkan oyunculardır. Bu bilinçle yeryüzünde birlikte yaşayacağımız tiyatro sanatçısı aday adaylarının yetiştirilmesi için önemli bir görev düşmekte üzerimize. Tiyatroyu bir mabet gibi düşünüp onu sevdirmek ve icra ettirmek, bilincini aşılamak, biz tiyatro sanatçılarına düşmekte. Kaliteli, eğitimli sanatçıları, kaliteli eğitimli oyuncuları sayılarının gittikçe artacağını düşündüğümüz okullarda yetiştirmeyi hedef edinmeliyiz.

B.S. : Tiyatroların görevi o kadar büyük ki... İnsanı topluma hazırlar. Bir toplumda nasıl hareket edeceksiniz, nasıl birlikte hareket edeceksiniz... Beynini geliştirir, ufkunu açar, görüşünü iyiye doğru değiştirir.Çünkü tiyatro, olmuş, olmamış tüm olayları canlı olarak karşınıza getirir.
Üyeler içindir. üye olun...

G.Ş.I. : Şimdi eğitimde bile “drama” diyorlar.Yani bir olayı anlatırken drama başlığı olarak anlatmak çocuğun aklında kesinlikle daha fazla yer ediyor.Ezbercilikten daha öte bir şey.Tiyatroda biz yaşamdaki olayları, durumları konsantre şeklinde veriyoruz.Yani nerdeyse ilâç yerine vitamin gibi. Bir haftada Suç ve Ceza’yı okuyacaksa insanlar, gelip üç saatte Suç ve Ceza’yı seyredebiliyorlar.Dostoyevski’yi tanıyorlar. 17. yüzyıl Rusya’sını tanıyorlar.Bu, insanların duygu, düşünce gelişimi açısından çok önemli

B.S. : Türkçemiz elden gidiyor, gittikçe kayboluyor.Onu öğretiyor, cemiyette nasıl hareket edileceğini, yani bunları öğretiyor.Başlı başına bir okul tabi.Olaylar var.O olaylar karşısında yanlışı, doğruyu gösteriyor.Yanlışı aldığı gibi, doğruyu da alıyor. Seyircimiz için çok faydalı.Özellikle yetişmekte olan gençlerimiz için çok önemli.

Son yıllarda televizyonlarda yerli dizilerin ağırlıklı olarak yer aldığını ve büyük ilgi gördüğünü, yabancı dizi egemenliğinin azaldığını görüyoruz. Tiyatrolardaki yerli-yabancı oyun dengesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

İ.Ç. : Devlet Tiyatroları repertuvarları yerli ve yabancı oyunlar diye ikiye ayrılarak yapılır. Bu repertuvar çalışmaları içinde mümkün olduğunca hiç oynanmamış oyunlara yer vermeye özen gösterilir. Sonuçta istenilen iyi, kaliteli, düzeyli, kültürel ve eğlendirici ve düşündürücü, ders veren oyunlar olacağından bu denge mutlaka özenle kurulmaya çalışılır.
Üyeler içindir. üye olun...

B.S. : Gelen eserler dramaturglar tarafından okunur ve seçme yapılır.Genellikle dengeli olmak üzere özgün eserlere yer verilir.Dengeli bir şekilde ayarlanır.

G.Ş.I. : Hatta yerli oyunlara daha çok ağırlık verilir. Yerli oyun yazarlarımızın azlığı gibi bir sorunumuz var. Çünkü hep belli isimlerin, daha eski yazarlarımızın oyunları oynanmış ve tüketilmiş oluyor.Yeni yazarlarımızın yetişmemesi gibi, yeni tiyatro yazarlarının yetişmemesi gibi bir problem var.Bu konuda da özendirici olması için birçok oyun yarışmaları yapılıyor.Ne derece özendirici, çok fazla bilgim yok açıkçası.

B.S. : Fazla özendirici değil.

G.Ş.I. :Tiyatroyla büyüyecek, onu hayatın bir parçası olarak görecek ki, kendine onu dal olarak seçebilsin. Küçük yaşta bunu başlatmak gerekiyor.

Tiyatro eğitimi almayanların veya oyuncu olmayanların tiyatro oyunlarında dizi ve filmlerde oynamalarını nasıl yorumluyorsunuz?

G.Ş.I. : İşte güzel kadın, göze hoş görünen kadın gibi farklı arayışlar içerisine giriliyor.Tabi tiyatronun görevi halkı eğitmekse, televizyonun da görevi bu olmalı. Ama maalesef televizyonda bunları göremiyoruz. Haber bülteninde bile mankenin giydiği kıyafeti izliyoruz.Bu dejenerasyona ne zaman dur denilecek, ne şekilde dur denilecek, hiçbir fikrim yok. Ama biz en azından yaptığımız işlerde bunlara özen gösteriyoruz.Ben küçükken izlediğim KadınAna’nın daha sonra yanında oynama şansına eriştim. Ve ardındanFerhunde Hanımları yaptık.Bizim yaptığımız televizyonda tiyatroydu bir anlamda.Çünkü hepimiz tiyatro kökenliydik. Hiçbir reklâmımız yoktu.Hiçbirimiz, hiçbir yerimizi göstermedik.Ama biz yine reyting rekorları kırdık.Eğer söz konusu oysa. Biz sanat için yapıyorduk.Bizim gazetede haberimiz çıkmazdı, yayın saatleri her ay değişirdi ama seyircimiz yine de bizi takip ederdi. Yani sanmasınlar ki bizim halkımız o kadar cahil.
Üyeler içindir. üye olun...

Çok önemli bir noktaya değindiniz.Tiyatro eğitimi almamış insanların televizyon dizilerinde rol almaları bu tip sorunları körüklüyor, yanlış kullanılıyor.

İ.Ç. : Bir cerrahın işini yapmak için biz ameliyatlara gidemiyorsak, konusu insan olan tiyatro sanatının da eğitimini, öğretimini almış ehil kişiler tarafınca yapılması gerekmektedir. Ancak bugüne kadar imkan elde edememiş üstün yetenekli kişilere de (tabi bunlar yüzde ikiyi geçmemekte) fırsat tanınmaması olmaz.

Ekip çalışmasının anlamlı örneklerinden biri tiyatrodur. Tiyatroda ekip ruhunu oluşturan kural ve gelenekler nelerdir?

B.S. : Her şeyin başı; işini ciddiye almak, zamanında işe başlamak, üstüne düşen görevi ciddî ve zamanında yapmak, ekipte anlayışlı olmak, saygılı olmak... Saygı, sevgi ve çalışkanlık üçü bir arada olduğu müddetçe her şey yolunda gider.

Üyeler içindir. üye olun...
İ.Ç. : Bir tiyatronun oluşabilmesi için önce insana sonra bir metne, sonra bir rejisöre, sonra bir sahneye, sonra da seyircilere ihtiyaç vardır. Bu kurallar içinde yüzyıllar boyu süre gelen gelenekler sanatçılar tarafından icra edilir ve seyirciyle buluşur.

Son günlerde basında”tiyatronun işlevini yitirip yitirmediği” tartışıldı. Bu konuda neler düşünüyorsunuz?

M.U. : Bana kalırsa tiyatro işlevini tamamlamaz. Daha genç kitlelere gitmesi de gerekiyor. Maalesef buna biz bugün itibariyle ulaşmış değiliz. Doğuda tiyatronun t’sini bilemeyen insan var.Bunun yanında bırak doğuyu Ankara’nın veya büyük şehirlerin kent merkezlerinde yaşayan, tiyatroyu görmeyen insanlar var.İnsan yaşamı devam ettiği sürece tiyatro da var olacaktır. Çünkü insanı anlatıyor.

İ.Ç. : Tiyatronun işlevini yitirip, yitirmediği tartışılmaz bile. Gelişmekte ve üremekte olan her toplum gibi bizde de liselerden sonra üniversiteye girmek isteyen yüzlerce öğrenci mevcuttur. Bu da yeni yerleşik tiyatroların açılmasına ve Türkiye’nin en ücra köşelerine bile sanatın götürülebilmesine neden olmaktadır. Unutulmamalıdır ki Atatürk Türkiye’sinde sanattan mahrum bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.

Öğretmen ve öğrencilerimize iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?

M.U. : Sanatın önemli bir kolu olan tiyatronun geniş kitlelere yayılmasında hepimize görev düşüyor. Bu, sadece devletin veya KültürBakanlığının sorumluluğunda olacak iş değildir. Hepimizin birey olarak tüm sanat dallarına gereksinimimiz olduğunu düşünüyorum. Geleceğin tiyatro oyuncularını ve izleyicilerini yetiştirecek değerli öğretmenlerimize bu noktada büyük sorumluluk düşmektedir.
serdal.ozdemir isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
3333, soylesi, setinde, halleri, evin, bizim


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Şafak Sezer'den İlginç Söyleşi! des_tina_m Magazin Haberleri 0 09-01-2008 20:43
Bizim Evin Halleri Dizi Resimleri !! serdal.ozdemir Bizim Evin Halleri 1 05-01-2008 12:03
Bizim Evin Halleri Yayın Akışı !! serdal.ozdemir Bizim Evin Halleri 0 30-12-2007 13:59
Bizim Evin Halleri Dizisinin Oyuncuları !! serdal.ozdemir Bizim Evin Halleri 0 29-12-2007 10:56
Âşık Veysel İle Söyleşi GECEM_EFSUN E-Edebiyat 2 04-07-2007 18:37


Türkiye +3. Şuan Saat: 02:31.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806 807 808 809 810 811 812 813 814 815 816 817 818 819 820 821 822 823 824 825 826 827 828 829 830 831 832 833 834 835 836 837 838 839 840 841 842 843 844 845 846 847 848 849 850 851 852 853 854 855 856 857 858 859 860 861 862 863 864 865 866 867 868 869 870 871 872 873 874 875 876 877 878