
Büyük Türk Tarihi icinde Tarih Boyunca Akıl-Kalp İlişkisi konusu , Batıda zulmün kol gezdiği, bilim ve düşüncenin esir olduğu bir zamanda doğuda bunun tersi yaşanmaktaydı. Fakat kıymetli şeylerin kıymetinin azalması neticesinde nasıl ki elden alınır, işte böyle bir netice ile ...
| |||||||
| Kayıt ol | Albümler | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Forumları Okundu Kabul Et |
| | #1 (permalink) |
| Batıda zulmün kol gezdiği, bilim ve düşüncenin esir olduğu bir zamanda doğuda bunun tersi yaşanmaktaydı. Fakat kıymetli şeylerin kıymetinin azalması neticesinde nasıl ki elden alınır, işte böyle bir netice ile değerli şeylerin kıymeti anlaşılamaması neticesinde her tarafa karanlık çöktü ve cennetin içerisine bir anda cehennem düştü. Böyle olunca toplumlar başka cennetler aramak amacıyla harekete geçmişlerdir. İşte Oğuz'un Kayı boyu kaderin takdiri ile Moğollar tarafından Orta Asya'dan kovuldu. İlmi sevmeyen ve zalimliği tek güç zanneden Moğollar, Kayı boyunu Anadolu'ya kadar süreceklerdir. Görünürde karanlığın çöküşünü andıran bu olumsuz gelişmeler yeni bir günün çıkışının aslında habercisi olacaktır. Çünkü havanın en karardığı zaman yeni güne çıkılacağının emarelerinin görüldüğü zamandır. Bunu Kayı boyu da bilmekteydi. Orta Asya'da Buhara ve Semerkand gibi ilim merkezlerinde oluşturulan cennet havasının tekrar yaşanacağı yeni yerler aranmaktaydı. Bulundu da. Burası Roma'nın bir kalıntısı olan Bizans idi. Fakat Bizans'ta bir yandan halk zulümle kıvranırken, bir yandan da halkın düşüncelerine zincir vurulmuştur. Kayı ise yavaş yavaş gerilerek Bizans'a saplanmak için bir ok olma yolundadır. Fakat bunun yolu sadece yürekte değil, aynı zamanda akılda gerilime geçmek ile olacağını bilmekte ve ona göre yapılanmanın yolunu araştırmaktadır. Kayı, ilk olarak bir lider seçip devlet olmanın yolunu seçerek büyük oynayacaktır. Çünkü çeşitli emareler ona büyük olmak zorunda olduğunu ve bütün dünyanın kendisini beklediğini gösterecektir. Böylece Osman bu işi sırtlandı ve herkes Osman'ı destekleyerek Osmanlı oldu. Artık dava büyüktü. Bu davada sadece fedakarlık vardı. Bu davada tek beklenti, insanlığı mutlu görmekti. Bu dava zulüme karşı adaleti, kısıtlanmış düşünceye karşı da özgürlük ve bilimi öngörüyordu. Artık hem kalpler hem de kafalar dolmalıydı. Bunun herhangi birisinin eksikliği Orta Asya'da Türk'e pahalıya mâl olmuş, hem vatanlarını hem mallarını hem de canlarını vermişlerdi. Böylece cennet gibi dünyalarını kaybetmişlerdi. Bu onlara ders olmalıydı. Bu yürekli ve imanlı Osmanlı, kafaların tatmin edilmesi adına ilk önce Orhan Bey döneminde İznik'te ilk medresesini açtı. Geldikleri bu yabancı topraklarda uzun süre kalıcı olmanın tek yolu insana yatırım yapmak olduğunu biliyordu. I. Murat döneminde fethedilen bölgelerdeki yabancı çocukları alarak yetiştireceklerdir. Kuracakları bu devlete sıfırdan yetiştirilen, tamamen devlete çalışacak beyinlere ihtiyaç vardı. Böylece Osmanlı bürokrasisinin temelleri atılıyordu. II. Murat döneminde ise Enderun gibi entelektüellerin yetiştirildiği bir okul açılacaktır. Bu okul tamamen padişahın kontrolü altında olacak ve eğitiminden bizzat padişah sorumlu olacaktır. Hem gayrimüslüm çocukların en zeki olanlarının heder olması engellenmiş hem de Osmanlıya beyin yetiştirilmiş olacaktır. Fatih döneminde daha fazla ihtimam gösterilen bu ''Enderun'' mektebinden Osmanlıyı uzun yıllar yaşatacak büyük devlet adamları çıkacaktır. Ayrıca Fatih döneminde ''Sahn-ı Seman Medreseleri'' adı altında üniversite eğitimi verilen ilim yuvaları açılacaktır. Artık Osmanlı'nın başkenti, ilim sevenlerin yuvası olmuştur. Osmanlı'ya katılanlar üzülmemektedir. Çünkü zulmün yerini adalet, karanlığın yerini ilmin aydınlığı almıştır. Zemin artık bir şeyler üretmek isteyenlerindir. Atılan bu tohumlar uzun yıllar bereketli bir hayat sunacaktır Osmanlıya. Ne zaman ki, ilim lüzumsuz ve gereksiz görülür, Osmanlıya karanlığın emareleri görülecektir. Bu karanlık, bir başka toplumda olsa idi, o toplumu çok kısa sürede boğabilirdi. Ama Osmanlı 3 asır dayandı. Bu bir mucizeydi. Yalnız bu devletin hem Yaratıcıda hem de toplum da kredisi çoktu. 17. yüzyılın başlarında eğitim kurumlarında pozitif düşünce yasaklanmaya başlayınca, akıl-kalp ilişkisi bozuldu. Osmanlı toplumu sadece bir böbrekle çalışan insana döndü. Kendine Osmanlı insanında yer bulamayan akıl ise batıya taşındı ve kalbin desteğinden yoksun şekilde kaldı. Osmanlı'nın uzun yıllar önemsemediği ''batılı'' artık yeni bir böbrek bulmuş ve ayağa kalkmıştı. ''Batılı'' aklın da öncülüğünde bilim ve teknolojide kısa sürede büyük ilerleme kaydetti. Artık Osmanlı sadece kalbi ile ''batılı''ları geçemeyeceğini anlayınca kendi içindeki ''batılı''lara Osmanlı bürokrasisinin taşeronluğunu verdi. Tanzimat ile onları kanun önünde eşit hale getirdi. Islahat Fermanı ile daha zenginleştirilen bu ''azınlıklar”a artık ''gavur'' denmeme kararı alınacaktır. Osmanlı artık sistemini dost-düşman herkese açmış ve Meşrutiyeti ilan ederek herkesi yönetime ortak etmiştir. Tek hedef kendisini geçen Batıyı yakalamaktır. Ama hiç kimse çözümün kalbin en büyük destekçisi olan aklın bulunmasında olduğunu söylemeyecektir. Osmanlının can çekiştiği dönemlerde II. Abdülhamit, batıya gitmiş olan aklı tekrar ülkesine getirip batılı tarzda okullar açmışsa da, uzun yıllar istismar edilen kalp de Osmanlı toplumunu terk etmiştir. Yalnız kalan aklın Osmanlıya yabancı düşünceleri ithal etmesi ve gerçek dostu olan kalbin de küstürülmesi neticesinde Osmanlı için yıkılmak mukadder olacaktır. Akıl ve kalbin buluşması bir süre daha gecikecek, toplumlar bir süre daha ağlayacaktır. Fakat hem aklı hem de kalbi birleştirme bahtiyarlığını göstermiş güneşlerin öncülüğünde yavaş yavaş uzun süre yaşanılan karanlıklar, artık yerini aydınlığa bırakacaktır. Dünyanın dört bir yanında artık akıl-kalp ilişkisinin sonucunda ilmin bayram yaptığını duyar gibi oluyoruz. İnsanlık artık ne aklın serseriliğinden, ne de kalbin kullanılmasından rahatsız olacaktır. Akıl ve kalp birliğini koruyabildiğimiz müddetçe savaşların olmadığını ve insanların birbirleriyle sadece ilimde yarıştığını görebileceğiz. Ne mutlu aklını ilme, kalbini de gerçek sahibi yolunda çalıştıranlara. İlmi insanların mutluluğu yolunda kullananlara. İmanın yoksunluğu ile topal, ilmin yoksunluğu ile kör kalmayanlara. İki kanatlı bir kuş gibi sonsuzluğa uçabilene...</span> <span style="color:#FF0000">(Abdullah Yahya)
__________________ My World is only Mâgï©£óvєя's ![]() Mâgï©£óvєя (мê) Mâgï©£óvєя's (мץ [̲̅ə̲̅٨̲̅٥̲̅٦̲̅]) ﮓєиι cσк ѕєνιуσяυм кαятαиєм мя§. мâgï©£óvєя's Sauwah w'ana mashi layali Sauwah w'la dharee bhali Sauwah elforaah eya ghali Sauwah aih elli gharali | |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| tarih, boyunca, akilkalp, iliskisi |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Tarih Boyunca Denenmiş Öldürme Teknikleri | AcHiLLeSS_ | Korku Salonu & Korkmaya Hazırmısınız | 20 | 29-11-2008 15:07 |
| Rüyaların Anlamı ve Neden Görüldüğü Tarih Boyunca Merak Edilmiştir | SHADOWS | Rüya Tabirleri Astroloji | 1 | 01-01-2008 18:22 |
| Tarih Boyunca Uygulanmış Olan İdam Teknikleri!!! | DhejongeR | Enteresan Olaylar | 11 | 02-08-2007 02:35 |
| Tarih Boyunca İslam Hakimiyeti ve Uğradigi Su-i Kastlar | SHADOWS | Elektronik Kitap ve E book | 0 | 09-07-2007 20:16 |
| Tarih Boyunca Denenmiş İdam Taktikleri | SnİpPeR | Gereksiz Mesajlar | 3 | 21-10-2006 13:16 |