Sensizliksokagi | Türkiyenin En Kaliteli Formu

 

Zeus ve Diğerleri

Diğer Genel Kültür Konuları icinde Zeus ve Diğerleri konusu , Heykele yaklaşınca, otomatik olarak üzerine odaklanan ışık onu karanlığın içinden çekip çıkarıyor. Kimselere benzemeyen o dalgalı saçları, kıvırcık sakalı ve heybetli cüssesiyle aydınlanıveriyor önünüzde birdenbire. Yeryüzündeki hâkimiyetinin keyfini çıkartırcasına rahat ...


Geri Dön   Sensizliksokagi | Türkiyenin En Kaliteli Formu > Kültür & Sanat > Genel Kültür > Diğer Genel Kültür Konuları

Kayıt ol Albümler Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et


Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 07-02-2008, 19:35   #1 (permalink)
Standart Zeus ve Diğerleri


Heykele yaklaşınca, otomatik olarak üzerine odaklanan ışık onu karanlığın içinden çekip çıkarıyor. Kimselere benzemeyen o dalgalı saçları, kıvırcık sakalı ve heybetli cüssesiyle aydınlanıveriyor önünüzde birdenbire. Yeryüzündeki hâkimiyetinin keyfini çıkartırcasına rahat bir duruşu var. Gücünün sembolü göklerin yırtıcı kuşu kartal ise, her zamanki gibi yanı başında. Kaidesindeki plaketi okuyoruz: Zeus, mermer, Roma dönemi, MS 2. yüzyıl, Perge. Envanter numarası 3729-Antalya Müzesi... 'Zeus', elbette tek başına değil. 'Karlı Olympos Dağı'nın zirvesinde' oturan soyunun diğer üyeleri de ona eşlik ediyor: Apollon, Artemis, Aphrodite, Hermes, Athena, Dioskouros, Kharitler... Müzede attığınız her bir adımda üzerlerine düşen ışık, onların donukluğunu yıkıyor, binlerce yıl öteden taşınan mitleriyle yeniden canlanıyorlar. Ve öykülerini aralarındaki bir ölümlü üzerinden aktarıyorlar: Bir Roma imparatoruna ait heykel. Adı, Marcus Ulpinus Trajanus. Ona kısaca Trajan diyorlar. MS 2 yüzyılda yaşamış. Ayakları dibinde küçülmüş, ezilmiş bir esir. Heykel, Trajan'ın Dakia (Romanya) zaferinin anısına yapılmış.


Zırhının üzerinde yılan saçlı Medusa betimlemesi var. Kendisine bakanı taşa çeviren korkunç yüzlü bu kesik baş, sahibini düşmanlardan koruyor. Aslında o, ".. gece ile gündüzün sınırlarında iki ölümsüz kızkardeşiyle oturan, bahtsız bir ölümlü.." Göğü ve denizi yaratan, sürekli gebe kalarak, yaşamı yenileyen ve dönüştüren sonsuz güçten, yani ölümsüz Toprak Tanrıça Gaia'nın dölünden geliyor. Ama ana tanrıçanın bağrı huzurlu değil. Çünkü, ondan üreyen her soy, bir öncekini yok etmeye çalışıyor. "Zeus da tutmaz oldu artık öfkesini... Şimşekler saçıyordu gökten ve Olympos'tan.. Dört bir yanda, çatır çatır yanıyordu canlılara can veren Ana Toprak.." Hesiodos (MÖ 700), böyle anlatır tanrılar savaşını. Ve Zeus'un, Gaia'nın en genç çocuğu, Titanlar soyundan yarı insan, yarı yılan Typhon'u yenmesiyle savaş noktalanıyor, hâkimiyet göklerin efendisi Zeus'a geçiyor. Savaş, çoğu araştırmacıya göre ataerkil tanrıların, toprak tanrıçanın Titan çocuklarına karşı zaferi, yani anaerkil düzenin yenilgisi olarak görülüyor.
__________________


Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...
SHADOWS isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-02-2008, 19:36   #2 (permalink)
Standart


Bir anlamda göçerlerin, tarımcı anaerkil yerleşiklerin topraklarını ele geçirmesi.
Kimine göre de hanedanlar arasındaki çatışmayı simgeliyor. Ama kesin olan, toprakla örtüşen yılanın, derisini değiştirdiği gibi, yaşamı sürekli yenilemesi. Ve yılan saçlı kadın Medusa da kaçınılmaz olarak bu güce eşitleniyor. Onun için de kafası kesilip Athena'nın zırhına süs oluyor. Medusa, damarlarından elde edilen kanla iyileştirici, canlı varlıkları taşa çevirmesiyle kötücüle dönüşüyor. Ama tıpkı ana toprak gibi, simgelediği şey, yani 'varlığın yaşamı ve ölümü' tam olarak silinemiyor üzerinden. Tanrılar, yeni düzen kurulduktan sonra yarattıkları kavgacı ölümlülere yöneliyorlar artık. Ve şair Hesiodos, yine devreye girerek, onların adına insanlara sesleniyor: " ...Ambarını Demeter'in buğdayı ile doldurmamış adamın nesine gerek, onunla bununla itişmek? Önce karnını doyur, sonra göz dikersin malına.. Ama gel bu davamızı halledelim seninle. Zeus'tan gelme doğru yargılarla. Mirası paylaştık bitti, sen alacağını aldın..." Ve ona göre mükemmel olan Zeus'un adaletini de şöyle aktarıyor: "...Kötü yola sapan kişileri cezalandırır engin bakışlı Zeus.


Bütün bir kent yıkılır bazen, bir tek kişinin işlediği suç yüzünden. Bela, veba, kıtlık iner göklerden... Onlar ki doğru yoldan ayrılmazlar... Barış gelir ülkelerine... Bolluk içinde yaşar giderler.. "
Ama ilginçtir, Olympos'daki parlak saraylarından ölümlüleri yargılayan tanrı ve tanrıçalar, tıpkı bir insanoğlu gibi düşünüp, davranırlar. Öfkeleri, hırsları, düzenbazlıkları, acımasızlıkları, öte yandan şefkatleri, aşkları ve neşeleriyle ete ve kemiğe bürünürler. Öyle ki, birbirine eklemlenerek çoğalan kimi hüzünlü, kimi keyifli öykülerinde insanı yansıtan birer ayna olurlar. Ama öykülerin en ilginci en başta yazılandır: Zeus'un akıl, us, bilgelik anlamına gelen ilk eşi tanrıça Metis'i yutması. Yutarak içine katma, bilgeliğin kadından alınması olarak betimlenir kimi yorumlarda. Ve Metis'in, tepeden tırnağa silahlı olan zeki kızını kendisi doğurur: " ...Zeus çıkardı bir gün kendi kafasından çakır gözlü yaman Athena'yı.
__________________


Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...
SHADOWS isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-02-2008, 19:37   #3 (permalink)
Standart


O dünyayı birbirine katan tanrıçayı, o hiç yorulmadan orduları yöneten, o cenk ve savaş bağrışmalarından hoşlanan, yüceler yücesi sayılan tanrıçayı."
Leto'dan doğan çocukları Apollon ile Artemis'in yeri ise bir başkadır Zeus'un gözünde. Esas olarak ışığı temsil eden Apollon, aynı zamanda şiirin, müziğin, saf olan duyguların tanrısıdır. Akıl ve güzellikle aydınlığa ulaşma kaygısını taşır özünde. Ve o aydınlık doğayı kavramayı öğretecektir. Apollon işte bu yolu gösterir. Bu nedenle de o bir kâhindir ama elinden düşürmediği lyrasını da ölesiye kıskanır başkalarından. Öyle ki, onunla boy ölçüşen Marsyas, kendini hazin bir öykünün içinde bulur. Doğayı simgeleyen, belden aşağısı at ya da teke biçimindeki satyrlerden biri olan Marsyas, Athena'nın fırlatıp attığı flütü bulur. Onu öylesine güzel çalar ki Apollon'un lyrasıyla yarışmaya kalkar ve sonunda yenilir. Tanrı burada lütfunu göstermez. Onu bir ağaca bağlayarak derisini yüzer.


Ormanların, avcıların ve yabani hayvanların tanrıçası Artemis ise, kimi kez ay tanrıçası rolünü de üstlenir. O aynı zamanda meyvelerin ve bitkilerin olgunlaşmasına da yardımcı olur. Ama onu belirgin kılan en önemli özelliği omuzuna takılı ok kılıfıdır. Genç ve hep bakire kalacak bedeni hızlı koşmak için yaratılmıştır sanki. Zeus'un bir yağmur perisiyle olan aşkından doğan haberci tanrı Hermes, kuğu olarak cezbettiği Leda'nın yumurtasından çıkan Castor ve Pollux, yani Dioskouros'lar, zarafeti, cazibeyi, şefkati ve şükranı simgeleyen Kharitler (Üç Güzeller) ve ak köpüklerden yaratılan Aphrodite... Onların hepsi de, Olympos'un en çok sevilen tanrı ve tanrıçaları olurlar.

* Nermin Bayçın, arkeolog.
__________________


Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...
SHADOWS isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Bookmarks

Etiketler
zeus, digerleri


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Türkiye +4. Şuan Saat: 00:32.

Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 knight online
site ekle Alexa Toolbar TOPlist Message Board Statistics