Sensizliksokagi | Türkiyenin En Kaliteli Formu

 

Haberler

Futbol Kulubü icinde Haberler konusu , gümbür gümbür gelios...


Geri Dön   Sensizliksokagi | Türkiyenin En Kaliteli Formu > Spor > Futbol Kulubü

Kayıt ol Albümler Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et


Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 15-06-2006, 12:10   #21 (permalink)
Standart

gümbür gümbür gelios
Enemy isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 17-06-2006, 11:34   #22 (permalink)
Standart

Komşu'da 'Kara Sayfa'
Yunanistan 1. Ligi ekiplerinden PAOK'un ekonomik zorunlulukları yerine getiremediği için önümüzdeki sezon UEFA Kupası'na katılamayacak olması, Yunan basınında geniş yer buldu.

Yunan gazeteleri, konuyu ''PAOK UEFA dışında'' ve ''Siyah Sayfa'' başlıkları ile sayfalarına yansıtırken, uzun süredir yaşanan ekonomik sıkıntının, kulübün UEFA Kupası'na katılamamasına neden olduğu belirtildi.

Spor Bakanlığı Müsteşarı Yorgos Orfanos'un açıklamalarına da yer veren gazeteler, UEFA Kupası'na katılma hakkını elde eden, ancak çeşitli sıkıntılar yaşayan takımların temellerinin güçlendirilmesi için çalışma yapılmasının gerekliliğini de vurguladı.
PAOK'un yerine Yunanistan'ı UEFA Kupası'nda Artromitos takımı temsil edecek.
__________________
Mezarda dahi...
aRSe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 17-06-2006, 11:43   #23 (permalink)
Standart

G.Saraylı bir taraftar, msbnews adlı varolmayan site yarattı... Ronaldinho'yu Fener'e getirdi. Hürriyet balıklama atladı.

56 milyon euro önermiş!
Cumartesi, Hürriyet okuyanlar gözlerine inanamadı. msbnews internet sitesi kaynak gösterilerek verilen habere göre, F.Bahçe, Ronaldinho'ya 56 milyon Euro önermişti. Barcelona Başkanı da transferi doğrulamıştı. Haber doğru muydu? Tabii ki hayır... İşte tarihi asparagasın gerçek ve çarpıcı hikâyesi:

Yanlış ismi bile farkedemediler
Bir taraftar, transferle ilgili yazdığı İngilizce metni, msbnews.com adresli ara yüz yaratarak sanal ortama taşıdı.

Başkan Laporta'nın adını da, "Kapı" anlamına gelen "La Porta" olarak yazdı... Bunu farkedip haberi almayacaklarını düşünüyordu.

Hürriyet hem haberi aldı, hem başkanın adını yanlış yazdı...
Alıntıdır...


: zuha: zuha:
__________________
Mezarda dahi...
aRSe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 24-07-2006, 19:52   #24 (permalink)
Standart

Gençlerden üzen veda!
Polonya'da gerçekleştirilen 28. Avrupa 19 Yaş Altı (A) Gençler Futbol Şampiyonası finallerinde Türkiye, 3. ve son maçında İskoçya'ya 3-2 yenildi.

Swarzedz kentinde yapılan maçta sahadan 3-2 yenik ayrılan ay-yıldızlılar, (B) Grubundaki ilk maçlarında İspanya'ya 5-3 yenildikten sonra, 2. maçlarında Portekiz ile 4-4 berabere kalmıştı.

Milli takım son maçında İskoçya'ya 3-2 yenilince maçlarını 1 puanla tamamlayarak grup sonuncusu oldu.

Türkiye'nin mücadele ettiği (B) Grubunda İspanya 7 puanla 1., İskoçya 4 puanla 2. ve Portekiz 3 puanla 3. oldu.



Bursaspor3-2 Galatasaray

Süper Lig'in yeni takımlarından Bursaspor, sezon açılışında Bursa Atatürk Stadı'nda Galatasaray ile karşılaştı. Karşılaşma ev sahibi ekibin 3-2 üstünlüğüyle sona erdi.

MAÇTAN DAKİKALAR
4. dakikada Sabri'nin sol çaprazdan yaklaşık 25 metreden sert şutunda top ağlarla buluştu. 0-1
5. dakikada Galatasaray'ın golünün ardından gelişen Bursaspor atağında, Burak'ın ara pasıyla soldan hareketlenen Sinan Kaloğlu'nun yerden vuruşunda kalecinin çeldiği topu Sumulikoski, boş ağlara gönderdi ve skorda dengeyi sağladı. 1-1
18. dakikada gelişen Bursaspor atağında Sinan'ın pasıyla topla buluşan Frasineanu, plase bir vuruşla topu ağlara gönderdi. 2-1
22. dakikada Cihan'ın sağ kanattan ceza sahasına ortasında arka direkte iyi yükselen Hakan Şükür, kafayla meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 2-2
60. dakikada Volkan Bekiroğlu'nun yaklaşık 35 metreden aşırtma vuruşunda top ağlarla buluştu. 3-2

STAT: Bursa Atatürk
HAKEMLER: Halis Özkahya xx, Erhan Sönmez xx, Süleyman Özay xx
BURSASPOR: Ömer Çatkıc x (Yavuz Eraydın dk. 30 xx), Veli xx, Ömer Erdoğan xx, İsmail Güldüren xxx, Hasan Yiğit xx (Orhan Alemdar dk. 46 xx), Cumhur xx (İbrahim Dağaşan dk. 57 xx), Frasineanu xxx, Sumulioski xxx, Volkan Bekiroğlu xx, Burak xx (Ömer Kaplan dk. 67 x), Sinan Kaloğlu xx (Eser dk. 85 x)
YEDEKLER: Bekir, Yenal, Yavuz
TEKNİK DİREKTÖR: Raşit Çetiner
GALATASARAY: Mondragon xx, Cihan x, Tomas xx, Tolga xx (Song dk. 67 x), Ergün x, Hasan Şaş xx (Heinz dk. 67 x), İliç xx (Özgürcan dk. 67 x), Sabri xx, Okan xx (Volkan Arslan dk. 67 x), Necati x, Hakan xx (Ayhan dk. 46 xx)
YEDEKLER: Fevzi, Emre Aşık, Uğur Uçar, Uğur Erdoğan, Oğuz, Uğur Demirok
GOLLER: Sabri (dk. 4), Sumulioski (dk. 5), Frasineanu (dk. 18), Hakan Şükür (dk. 22), Volkan Bekiroğlu (dk. 60)
SARI KARTLAR: İliç, Tomas (Galatasaray)
__________________
Mezarda dahi...
aRSe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 28-07-2006, 20:03   #25 (permalink)
Standart

Şampiyonlar Ligi'nde 3. tur eşleşmeleri


Avrupa Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turu kuraları çekildi. 3. ön eleme turundaki ilk maçlar 8-9 Ağustos,rövanş maçları da 22-23 Ağustos'ta yapılacak.

Elemelerden gelecek 16 ve doğrudan lige katılacak 16 takımla Avrupa Şampiyonlar Ligi 12-13 Eylül tarihlerinde dörderli 8 grupta oynanacak maçlarla start alacak.

İsviçre'nin Nyon kentinde gerçekleştirilen kura çekimi sonucunda eşleşmeler söyle oluştu:

Galatasaray v Mlada Boleslav (Çek Cumhuriyeti)-Valerenga (Norveç)
Fenerbahçe-B36 Torshavn v Metalurgs Liepaja (Letonya)- Dinamo Kiev (Ukrayna)
Sherrif Tiraspol (Moldova)-Spartak Moskova (Rusya) v Slovan Liberic (Çek Cumhuriyeti)
Shakhtar Donetsk (Ukrayna) v Hafnarfjordur (İzlanda)-Legia Warşova (Polonya)
FC Zürich (İsviçre)-Salzburg (Avusturya) v Valencia (İspanya)
Levski Sofya (Bulgaristan)-Sioni Bolnisi (Gürcistan) v Chievo Verona (İtalya)
Hearts (İskoçya)-Siroki Brijeg (Bosna Hersek) v AEK Athens (Yunanistan)
CSKA Moskova (Rusya) v Djurgarden (İsveç)-Ruzomberok (Slovakya)
AC Milan (İtalya) v Cork City (İrlanda)-Kızılyıldız (Sırbistan)
Standard Liege (Belçika) v NK Gorica (Slovenya)-Steua Bükreş (Romanya)
Austria Vienna (Avusturya)-Benfica (Portekiz)
Ekranes (Litvanya)-Dinamo Zagreb (Hırvatistan) v Arsenal (İngiltere)
FC Kopenhag (Danimarka)-MyPa 47 (Finlandiya) v Ajax (Hollanda)
Hamburg SV (Almanya)-Osasuna (İspanya)
Liverpool (İngiltere)-Maccabi Haifa (İsrail)
Lille (Fransa) v Debrecen (Macaristan)-Rabotnicki Üsküp (Makedonya)


__________________
Mezarda dahi...
aRSe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-08-2006, 17:55   #26 (permalink)
Standart

Kayserispor Destan yazdıUEFA Kupası 2. ön eleme turu ilk maçında Kayserispor, KF Tiran'ı 2-0 yenerek önemli bir avantaj yakaladı.

12. dakikada Mehmet Topuz'un ara pasıyla ceza alanına giren Gökhan'ın sert şutu kaleci Nallbani'de kaldı.

26. dakikada Mehmet Topuz'un kullandığı ceza atışında top defanstan döndü. Oluşan karambolde topla buluşan Muhammed Hanifi, meşin yuvarlağı düzgün bir vuruşla kalecinin sağından filelere gönderdi: 1-0.

36. dakikada Kayserispor'un eski oyuncusu Sinani'nin kafa vuruşunda, kaleci İvankov topu kornere çelerek gole izin vermedi. 45. dakikada Fatih Ceylan'ın ortasını Nallbani elinden kaçırdı.

Topu iyi takip eden Muhammed Hanifi kafa ile meşin yuvarlağı rakip ağlara göndererek, takımının ve kendisinin ikinci golünü attı.

72. dakikada Gökhan'ın uzun pasıyla ceza alanına giren İlhan'ın yerden vuruşunu, kaleci Nallbani son anda ayaklarıyla müdahale ederek uzaklaştırdı.
77. dakikada Eldora'nın ortasında Salihi topu kafa vuruşuyla Kayserispor kalesine göndermek istedi. Kayserispor kalecisi İvankov son anda topu çizgi üzerinden çıkartıp gole izin vermedi.

Karşılaşma, Kayserispor'un 2-0 üstünlüğü ile sona erdi.

NOTLAR

10 bin kişilik Selman Stermasi Stadı"nda karşılaşmayı yaklaşık 2 bin 500 taraftar izledi. UEFA yetkilileri, kale arkaları ve açık tribünün bir bölümüne koltuk bulunmadığı ve oturma yerleri taştan olduğu için seyirci alınmasına izin vermedi. Maçta kapalı tribünle birlikte açık tribünün sandalyeli bölümlerine taraftar alındı.

Yağmur altında oynanan karşılaşmada, Tiran"da Kayserispor"un eski futbolcusu Sinani de ilk 11"de forma giydi.

Tribünlere, "Türk kardeşlerimiz hoşgeldiniz” pankartı asılması dikkat çekti.

Kayseri"den giden çok sayıda yönetici ve bürokratla, iş adamının yanı sıra az sayıda Türk futbolsever de tribünde yer alarak Kayserispor"a destek verdi.

Statta internet ve elektrik kablosu bulunmaması basın mensuplarının zorlanmasına neden oldu. Basın tribününde yeterli yer olmaması nedeniyle çok sayıda gazeteci karşılaşmayı merdivenlerde oturarak izledi.

Kaptan Bülent Bölükbaş"ın sarı kart cezası nedeniyle forma giyemediği karşılaşmada Kayserispor"un Ganalı futbolcusu Samuel Johnson sahaya kaptan olarak çıktı.


Son sözü Yattara söyledi
Futbolda UEFA 2. ön eleme turu ilk maçında APOEL FC ile Trabzonspor arasında oynanan karşılaşma 1-1 sona erdi.

3. dakikada Solari'nin sağ tarafından ceza sahasına ortaladığı topa gelişine sert bir şekilde vuran Fernandes, topu ağlarla buluşturdu: 1-0.

4. dakikada ceza sahası önünde topla buluşan Yattara'nın şutunda, kaleci meşin yuvarlağı güçlükle kontrol etti.

14. dakikada sağ taraftan topu getiren Yattara'nın ceza sahasına yaptığı ortaya Umut Bulut vurdu. Ancak meşin yuvarlak az farkla dışarı çıktı.

16. dakikada Ömer Rıza'ndan aldığı pasla ceza sahası içinde topla buluşan Umut Bulut'un şutu kalenin üzerinden auta çıktı.

31. dakikada Hasan Üçüncü'nün yaklaşık 30 metreden çektiği şut kaleci Morphis'den sekti. APOEL defansı daha sonra meşin yuvarlağı uzaklaştırdı.

32. dakikada Yattara'nın korner çizgisine inerek yaptığı ortada, Umut'un etkisiz vuruşunda kaleci topa hakim oldu.

Karşılaşmanın ilk yarısı APOEL FC'nin 1-0 üstünlüğüyle sona erdi.

49. dakikada ceza sahası içine giren Makridis, Celaleddin'in müdahalesi ile yerde kaldı. Hakem penaltı noktasını gösterdi. Penaltıyı kullanan Michael, topu kalenin sağ tarafından dışarı attı.

54. dakikada ceza sahası içinde topla buluşan Ömer Rıza, pasını defansın arkasına sarkan Yattara'ya aktardı. Açısı daralan Yattara'nın şutunda top kaleci Morphis'te kaldı.

73. dakikada Celaleddin'in sol taraftan ortasında ceza sahası önünde topla buluşan Hüseyin'in vuruşunda meşin yuvarlak auta çıktı.

75. dakikada ceza sahası dışında topla buluşan Gökdeniz, ceza alanı içindeki Umut'a pasını aktardı. Bu futbolcunun plase vuruşunu kaleci Morphis yatarak kontrol etti. 90. dakikada ceza sahasının önünde Cem Demir'in düşürülmesiyle kazanılan serbest vuruşu kullanan Yattara, güzel bir vuruşla meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu: 1-1.

90. dakikada Yattara'nın sağ taraftan ceza sahası çizgisine inerek penaltı noktasına çıkardığı topa Szymkowiak sert vurdu. Defansa çarpan meşin yuvarlak yön değiştirerek kornere çıktı.

Karşılaşma, 1-1 berabere sona erdi.
__________________
Mezarda dahi...
aRSe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-04-2007, 11:51   #27 (permalink)
Standart

Yazarlardan derbi yorumu
Beşiktaş'ın galibiyetiyle sonuçlanan derbinin ardından yazarlar faturayı Zico'ya kesti.

Hesaplar tutmadı

Koşan, pres yapan, diri bir takımla deplasman maçına çıkıyorsanız, sizin de benzer tipte bir kadro yapısını sahaya sürmeniz gerekir. Zico bu sezon ilk defa doğru bir tercih yaparak Beşiktaş maçının temposunu ve mücadelesini kaldıramayacak Alex ve Kezman'ı yedek kulübesine çekti.
Fenerbahçe, ilk yarıda oyunun kontrolünü genelde elinde tutan taraftı. Kolektif yapısı yetersiz rakibine karşı kontrollü anlayışı ilke olarak benimsediler. Hazırlık paslarına ağırlık verirken tempoyu yükseltmiyorlardı. Tümer, sürekli hareketliydi. Semih de hem defansa baskı yaparak hem de kendini arkadaşlarına göstererek olumlu katkılar yaptı. Ancak Beşiktaş'ın kendi sahasında oynamasına rağmen kendi alanını sürekli çok adamla tutması ve hiç riske girmeyişi Fenerbahçe'nin hücum gücünü sınırlıyordu. Genelde iki takımın da birbirlerini bozdukları, çok az pozisyonlu bir ilk yarı izledik.
İkinci yarı da benzer tablodaydı. Beşiktaş ilk 15 dakika biraz daha risk aldı. Ama Fenerbahçe'nin topa sahip olmasıyla birlikte tekrar ortaya dengeli ve pozisyonsuz bir oyun çıktı. Fenerbahçe rakibine fazla atak şansı vermediğinden korkulan duran toplardan da kurtuldu. Bu arada Semih ile net bir fırsat harcandı. Ardından Mustafa Doğan'ın çıkmasıyla sert markajdan kurtulan Tuncay biraz hareketlendi. Oyun tamamen Fenerbahçe'nin kontrolündeyken son bölümde bir kontratak golü yediler. Burada topun kaptırılması, Ümit Özat'ın Delgado'yu durduramayışı ve de Serkan'ın alışılmış ters kademeyi yapamayışı golü getiren faktörlerdi.

AYDINUS ÇOK BAŞARILIYDI
Tigana, son haftalarda takım savunmasını ön planda tutuyor. Çünkü kolektif yapı ve hücum gücü sınırlı bir takımda. Bence de doğru yapıyor. Dün hücumda takımının bu kadar pasif kalacağını hiç tahmin etmiyordu. Hesaplarını Alex ve Kezman üzerine yapmıştı. Fizik açıdan yetersiz bu ikilinin yerine SemihTümer görev yapınca Tigana'nın düşündüğü hücum planları istediği gibi gerçekleşmedi. Ama o, ısrarla takım savunmasını riske atmadı. Bunun da mükafatını gördü. Çünkü sürpriz gol Beşiktaş'a rövanş için önemli bir avantaj getirdi.
Hakem Fırat Aydınus çok başarılı bir yönetim gösterdi. Tek ciddi hatası Tümer'e gösterdiği gereksiz sarı karttı.



GÜRCAN BİLGİÇ/SABAH

F.Bahçe'de iki jübile

Fenerbahçe'nin Beşiktaş'a yenilmesi önemli değil. Çift etaplı bir maçta ilk yarıyı mağlup kapadılar. Üstelik böylesine gergin bir ortamda, İnönü gibi ciddi bir deplasmanda üstün oynadıkları halde.
Maçın iki önemli gözlemi vardı. Birincisi, iki tane jübile yapıldı. Deivid ve onu hala oynatan Zico. Bir futbolcu 90 dakikayı tek bir olumlu hareket yapmadan tamamlıyor ve teknik direktörü de onu hala sahada tutuyorsa geriye tartışılacak hiçbir şey kalmaz.
Kayserispor maçında oyundan alınışına isyan eden Appiah yarın gitse dese ki; "Sen bu adama bu kadar sabrettin. Benim günahım neydi" Zico ne cevap verir, "Nemi der, yoksa başka bir şey mi? Kayseri'de golü attığında Zico'nun Deivid'i bu karşılaşmada ilk 11'e koyacağını biliyorduk. Futboldan da, futbolcudan da bu kadar anlıyor.

EKSİKLER HİSSEDİLMEDİ
Alex ve Kezman prensip gereği, Appiah ise sakat olduğundan oynamadı. İşin garibi sahada bu eksiklerin o kadar hissedilmemesi. Gerçi Deniz Barış ile Appiah'ın yer değiştiğini görsek, F.Bahçe'nin daha dik oynayabileceği yorumunu da getirebiliriz. Tek forvetli düzende Tümer'in tamamlayıcı hücumcu olmak yerine, oyun kurucu gibi oynaması, Tuncay ve Deivid'in Semih'in yanında ikinci forvet olamamaları da F.Bahçe'nin etkisizliğinin nedenlerindendi.
Bu kadar çok top kaybı yapan bir orta sahanın maçı pozitif yönde organize edememesine de şaşmamalı. Tamamıyla F.Bahçe'nin kucağında geçen ikinci yarıda Beşiktaş'ın sabırla beklemesine karşılık topu enlemesine dolaştırmaları beraberliği yeterli görmelerinden kaynaklandı. 82'de Bobo'nun attığı gol ile üç gün önce Kayseri'de Kemal'in attığı arasında hiçbir fark yok. Ters kademede yine Serkan adamını kaçırdı. Yine de maçın net pozisyonunu bulan Beşiktaş'tı. yapayım, sen Brezilyalı değilsin"


ALTAN TANRIKULU/HÜRRİYET

Alex’i Tigana mı oynatmadı?


HANİ mahalle maçlarından önce, "adam alma" diye bir tabir vardır ya.. İki takımın kaptanları birer birer oyuncu alarak takım kurarlar ve maç başlar..

Dünkü derbi öncesi de Zico’nun yerine Tigana "adam almış" ve bir takım kurmuş gibiydi..

Zico en etkili ismi Alex’i yedek bırakmış, uzun süredir ilk onbir oynamayan üç futbolcusu, Tümer, Deivid ve Semih’e yan yana yer vermişti..

Kadroyu gördüğümde, kullandığı her ölü topta gol bulma şansı olan Alex’in oynamadığını öğrendiğimde iki şey geldi aklıma.. Ya Zico ve Fenerbahçe Yönetimi önce lig şampiyonluğunu düşünüyorlar. Onlar için bu haftaki Vestel maçında alınacak 3 puan kupa karşılaşmasından daha büyük önem kazanmış.. Ya da birkaç haftadır çok formsuz gözüken Appiah-Kezman ikilisine gözdağı vermek için bir operasyon yapılmıştı..

Her ne olursa olsun Alex gibi bir oyuncuyu kesmek, üstelik formdayken Zico’nun geleceği açısından da kötüye bir işaretti.

Beşiktaş cephesinde de Bobo gibi etkili bir oyuncunun yedek kalması siyah-beyazlı takımın ileride çoğalamamasına yol açmıştı.. Tigana orta sahayı kalabalık tutup son haftaların formda onbirini bozmamayı düşünmüştü.

* * *

İlk şutun 18.dakikada atıldığı, ilk ciddi gol pozisyonunun 25.dakikada yakalandığı ilk yarıda top Fenerbahçe’de daha fazla kaldı. Ama gollük noktalarda Beşiktaşlı futbolcular daha çok gözüktüler..

İkinci yarıda Fenerbahçe Semih’le çok önemli bir pozisyon yakaladı. Semih kaleciyi Runje’yi geçerken kendini yere bırakıp bir kırmızı kart arayışına girmedi.. Doğrusunu yaptı ve golü aradı ama olmadı..

Orta sahadaki top kayıplarının seyirciyi sıktığı, iki takımın da bol geri pası yaptığı maçın kilit adamı Tümer bir türlü öne çıkamadı. Sahanın bir başka kayıp oyuncusu ise Ricardinho idi.. Brezilyalı yıldız, maçın en iyisi Delgado’nun aksine sürekli saklandı durdu.. Bobo’nun golüyse savunmanın ve sabrın zaferini ilan ediyordu..

* * *

Beşiktaş Yönetimi’ni ve seyircisini tebrik etmek gerek.. Küçük bir takım protestolar dışında hem Fenerbahçeli yöneticileri hem de Tümer’i çok iyi ağırladılar.. Bu görüntü maçın sonucundan da önemliydi..

Hakem Aydınus da, Koray-Semih gerginliğindeki gereksiz diyaloğu dışında iyi bir maç yönetti..



CAN BARTU/HÜRRİYET

Zico problemi

SAHAYA sürdüğü takım nedeniyle Fenerbahçe Teknik Direktörü Zico’yu tebrik etmek lazım! Appiah kadroda yoktu, sakat deniyor, ama bence işin altında yaşanan kavga var.

Alex gibi bir silahı 86 dakika kenarda unuttu. Kezman da kulübedeydi. Onları en azından ikinci devre kullanabilirdi, ama yapmadı. Garip bir Fenerbahçe kadrosu çıktı.

Bu da yetmedi... Sanki özel maç oynanıyor da takımdaki futbolcuların durumunu göreyim havasındaydı. "İleride Semih’i oynatsam mı bu hafta" dercesine bu futbolcuyu sahaya sürmüş. "Deivid’i bu maçta sağ kanatta oynatayım, bakalım ne yapar" demiş. Sonuçta ne yapabileceklerini gördü herhalde.

Bu nasıl bir futbol anlayışı ve görüşüdür, anlamak mümkün değil. Geriye oynamaktan takım ileri akın yapamıyor Fenerbahçe. İleri gitse ne yapar, o da muamma, bir tek Semih var. O da ileride top tutsa yapacağı bir şey yok. Tuncay eski Tuncay değil. Çok çalışıyor, ama sadece onun çabası yetmez. Deniz o kadar geriye oynuyor ki... Sadece o mu, hepsi. Sanki hangimiz daha uzaktan geri pas verecek diye yarışıyorlardı. Bu takımda en çok mücadele eden adam Aurelio, o da geriye oynamaya meyilli. Deniz dersen % 99 geriye oynuyor. Geriye verdikleri topları da Önder veya Lugano ileri şişiriyor. Böyle bir Fenerbahçe nasıl kazanacak?

Çift santrfor

Fenerbahçe çok ciddi bir maça çıkıyor, hem de şampiyonluktaki rakibi Beşiktaş’ın sahasında. Artı rakip Beşiktaş. Halı gibi sahada oynuyor Fenerbahçe ve rakip statta. Aleyhinde olan seyirci önünde oynamak aslında futbolcuya keyif ve hırs verir. Çünkü o seyirciye kendini alkışlatmak ister. Ama nerede... İleri oynamak yok, geriye oynadı Fener. Pozisyonu da yoktu.

Beşiktaş’a baktığımda daha şuurlu daha akılcıydı. Orta sahada Serdar olsun, Koray olsun gerektiğinde faulü yaptı. Ya top ya adam dediler. Bobo oyuna girip çift santrfora dönünce Beşiktaş’ın oyundaki ağırlığı da arttı. Tigana’ya Delgado’yı oyundan çıkarma diyorduk daha önce, dün çıkartmadı, o da götürdü pası verdi golü attırdı. Maçın bence en güzel hareketi Nobre’nin Önder’in üstünden aşırıp 18 içine girip vurmasıydı. İyi de vurdu, şanssızlık dışarı gitti. Bir de Delgado’nun getirip Bobo’ya verdiği gol pası var. Serkan adamı arkasında zannediyordu, adam önüne geldi. Serkan onu takip edemedi, birden önüne geçince zaten kaleci ile karşı karşıya geldi Bobo ve golü attı.

Zico daha Fenerbahçe ile Beşiktaş arasındaki rekabetin farkında değil. Neticede ilk maçı kaybetti Fenerbahçe, kendi sahasındaki rövanşı alamaz mı, alır. Ama böyle bir takımla zor. Zaten Fenerbahçe’nin işi Zico ile zor. Fenerbahçe’nin Zico problemi var.



Beşiktaş-F.Bahçe derbisinin şanına yakışmayacak bir korku ve vasat futbol vardı İnönü'de.

Her iki teknik adam da kadrolarını 'Önce yemeyelim. Bir ara gol de atarız' hesabıyla sahaya sürmüştü. Zico, Alex, Kezman gibi yıldızları yedek, Appiah gibi boğayı kadro dışı bırakarak sahaya ilginç bir 11 sürdü. 'Rövanşı düşünüyor' denilerek Zico bir nebze anlayışla karşılanabilirdi. Ancak Tümer'e ıslık dışında tepki göstermeyecek kadar organize olmuş muhteşem seyircisi önünde Tigana'nın deplasmanda oynuyormuş gibi 'temkinli olması' şaşırtıcıydı.

İlk yarıda pas hatası yüksek, kalitesi düşük 'kör dövüşünü' andıran bir orta saha mücadelesi yaşandı. 18'de Aurelio, 23'te Delgado şutlarıyla ilk girişimleri yaptılar. 25'te Delgado'nun şutunu Serdar tokatlarken, dönen topu Koray ortaladı, Nobre'nin vuruşunda top yan ağlarda kaldı. 37'de topu üzerinden aşırarak Önder'i geçen Nobre auta çıkan şutuyla sonunu getiremedi. İkinci yarıda Beşiktaş oyunu daha ilerde kurmaya, Fenerbahçe de kontrataklarla etkili olmaya başladı. Bobo'nun 62'de oyuna girişiyle birlikte Beşiktaş 4-4-2'ye döndü. O ana kadar varlığı hissedilmeyen Ricardinho sola çekildi. 69'da kontra atak sonucunda Tuncay'ın vuruşunu Runje çıkarırken korkunun ecele faydasının olmadığı ve cesur oynanması gerektiği maç biterken görüldü. 82'de Delgado'nun ortasında Bobo topu filelere gönderdi: 1-0.
Golün sahibi Bobo, tertemiz maçta adeta Fenerbahçe yönetiminin "Amcamız yok ki!" açıklamasına yanıt verdi..
__________________
<strike>SANA</strike>!</span></div>
esmer1907 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-07-2007, 16:08   #28 (permalink)
Standart

teşekkürler
__________________
Karanlığa büründü çocuksu gülüşlerim
Yağmurlar okşamaz oldu saçlarımı...
Ve bir sonbahar akşamı, ayrılık çaldı kapımı
Aslında ayrılmak bile denmez, zaten ne kadar berraberdik?
Ama o akşamı hiç unutmayacağım
Hain bir yağmurda ıslanırken ümitlerim
Çınlamaya başladı kulaklarımda ayrılık kokan sözlerin
Her sözün saplanırken yüreğime bir ok misali
O gece yağmur değildi gözlerimdeki!
Yavaş yavaş kaybolurken gözlerimden
Seni utumuyacağım dedim sessiz bir çığlıkla
Ve unutmadım. Belkide unutamadım.
Mahvoldu günlerim hüzün düştü gecelerime
Ani bir sıçrayışla bölündü bütün rüyalarım
Sabahlara kadar ıslandı hayallerim gözlerimde
Çok istedim herşeyi unutup tozpembe bakmayı hayata
Ama tozlarında boğuldum pembe yolların
O kadar çok istedim ki gülmeyi beceremedim
Bir tebessümün bu kadar pahalı olduğunu bilmiyordum
En büyük umudum oldu en küçük hayallerim
Onlarda tükendi.
Ve şimdi ağlıyorum anasını arayan bebek misali
Dönüp bakmadın. Yağmur değil gözlerimdeki.
ÖlümüneSago isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-07-2007, 02:58   #29 (permalink)
Red face

Bulgaristan karıştı !Bulgaristan'ın Lokomotiv Plovdiv takımını 2 Türk'ün satın alacağını duyan taraftarlar çıldırdı.

Ezeli rakiplerine 'Sarı Türkler' diye hakaret eden Lokomotiv Plovdiv taraftarları, kulübün iki Türk işadamı tarafından satın alınacağı yönündeki haberler üzerine çilden çıktı.

Türk işadamları Levent Nazifoğlu ve Zeki Bayram’ın Bulgaristan 1. lig takımlarından Lokomotiv Plovdiv’i satın alacağı yönündeki haberler taraftarları kızdırdı. Satış haberlerinden memnun olmayan Filibe’deki aşırı milliyetçi taraftar grupları stat çevresini ırkçı sloganlarla doldurdu. Takımın maçlarını oynadığı Lokomotiv Stadyumu’nun tribün duvarlarına ‘Biz sarı Türkler değiliz’, ‘Türk fesi giymeyeceğiz’, ‘Filibe Türk eyaleti değil, Türkiye’ye dönün’ gibi yazılar yazıldı. Filibe’deki kaynaklar yazıların önceki gece yazıldığını ve doğan tepkilerin ardından dün öğle saatlerinde yetkililerce silindiğini kaydetti.

Kulüp Başkanı Atanas Uuznov, basına yaptığı açıklamada, ırkçı taraftar gruplarının bu eylemini ‘kendi evini yakıp, daha sonra tamir etmeye’ benzetti. Uzunov, söz konusu yazıların kimin tarafından yazıldığının da tespit edilemediğini söyledi.

TÜRKİYE NOTA VERMİŞTİ

Botev Plovdiv ile başkent temsilcisi Lokomotiv Sofya takımları arasında geçtiğimiz sezon oynanan bir karşılaşmada Türk bayrağının yakılmak istenmesi üzerine Türkiye Sofya'ya protesto notası vermişti. Bulgar medyasında yer alan haberlerde, bayrağı yakmaya çalışan Botev taraftarlarının sorgulandığı ifade edilmişti.

Tartışmayı Gazeteport’a değerlendiren Kırcaali Haber gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Müzekki Ahmet, olayın arkasında satış konusundaki bazı siyasi veya ticari hesapların olabileceğini söyledi. Ahmet, Bulgar takımlarındaki Türk asıllı futbolcuların da zaman zaman ‘miskin Türk’ gibi ırkçı tahriklere hedef olduğunu ifade etti.

Ezeli rakiplerine 'Sarı Türkler' diye hakaret eden Lokomotiv Plovdiv taraftarları, kulübün iki Türk işadamı tarafından satın alınacağı yönündeki haberler üzerine çilden çıktı.

Türk işadamları Levent Nazifoğlu ve Zeki Bayram’ın Bulgaristan 1. lig takımlarından Lokomotiv Plovdiv’i satın alacağı yönündeki haberler taraftarları kızdırdı. Satış haberlerinden memnun olmayan Filibe’deki aşırı milliyetçi taraftar grupları stat çevresini ırkçı sloganlarla doldurdu. Takımın maçlarını oynadığı Lokomotiv Stadyumu’nun tribün duvarlarına ‘Biz sarı Türkler değiliz’, ‘Türk fesi giymeyeceğiz’, ‘Filibe Türk eyaleti değil, Türkiye’ye dönün’ gibi yazılar yazıldı. Filibe’deki kaynaklar yazıların önceki gece yazıldığını ve doğan tepkilerin ardından dün öğle saatlerinde yetkililerce silindiğini kaydetti.

Kulüp Başkanı Atanas Uuznov, basına yaptığı açıklamada, ırkçı taraftar gruplarının bu eylemini ‘kendi evini yakıp, daha sonra tamir etmeye’ benzetti. Uzunov, söz konusu yazıların kimin tarafından yazıldığının da tespit edilemediğini söyledi.

BİRBİRLERİNE ‘TÜRK’ DİYEREK HAKARET EDİYORLAR

Kulübün Türk işadamlarına satılacağı yönündeki haberlerin Lokomotiv taraftarlarını kızdırmasının asıl nedeni ise Filibe’nin diğer köklü kulübü Botev Plovdiv ile aralarında yaşanan rekabet.

Lokomotiv ve ‘kanaryalar’ lakaplı Botev’in fanatik taraftarları birbirlerini kızdırmak için rakiplerine ‘Türk’ diye hitap ediyor. Bu durumda, bir Türk’ün kendi takımlarına başkan olacak olması aşırı milliyetçi taraftarları çileden çıkıyor.

1936 yılında demiryolu işçileri tarafından kurulan Lokomotiv Plovdiv’in en ateşli taraftarları Filibe’de yaşayan Çingeneler. Taraftarlar arasında çok sayıda Türk de bulunuyor. Hatta kulübün geçmişinde takımda forma giymiş Türk asıllı futbolcular da yer alıyor. Ancak Türk taraftarlar, son yaşanan olaylara tepkili.

Siyah beyazlı Lokomotiv taraftarları için sezonun en önemli maçı Botev Plovdiv ile oynadıkları derbiler. Ancak kentteki elitlerin takımı olarak bilinen sarı siyahlı Botev için durum aynı değil. 1912 yılında bölgedeki Fransız kolejinin öğrencileri tarafından kurulan Botev taraftarları için gerçek derbiler, başkent Sofya takımlarıyla yapılan karşılaşmalar.

Maraton.com
__________________


abee şafah gaç?
-garanlıh aslanım, işiye bah!
EmSaLsİz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 20-08-2007, 18:57   #30 (permalink)
Standart

Göztepe’ye 1.3 milyon YTL

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) İstanbulspor’un ardından Göztepe’yi de sattı. Göztepe’nin satış ihalesinde en yüksek teklifi, 1 milyon 305 bin YTL ile Assos Perakende Mağazacılık ve Sportif Hizmetleri A.Ş. verdi. İhalede verilen tutar muhammen bedelin 12 katına yaklaştı. Göztepe taraftarlarının desteklediği Göztepe A.Ş. ise 280 bin YTL’lik teklif ile ihale aşamasına katılmaya haz kazanamadı.

TMSF’nin 110 bin YTL muhammen bedelle satışa çıkardığı Göztepe Spor Ticari ve İktisadi Bütünlüğü ihalesinde Öz Göztepe Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar A.Ş, Assos Perakende Mağazacılık ve Sportif Hizm. A.Ş, Erato Kongre Seminer Org. İletişim A.Ş, Göztepe Danışmanlık İşl. Ve Spor Hizm. Tic. A.Ş. ile Yiğit Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar A.Ş’den oluşan 5 firma kapalı zarfla tekliflerini verdi.

Öz Göztepe Sportif’in 151 bin YTL, Göztepe Danışmanlık’ın 280 bin YTL, Yiğit Sportif’in 400 bin YTL, Assos Perakende’nin 500 bin YTL ve Erato Kongre’nin 531 bin 500 YTL teklif sunduğu ihalede, en yüksek teklifi veren 3 firma açık artırmaya katıldı.

3 kez molanın kullanıldığı ihalede en yüksek teklifi 1 milyon 305 bin YTL ile Altınbaş Holding iştiraki Assos Perakende Mağazacılık ve Sportif Hizmetleri A.Ş. verdi.

Altınbaş Holding Mali İşler Grup Başkanı Hasan Yalçın, ihale sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Göztepe’nin büyüklüğünü bildiklerini, hak ettiği yere gelmesi için ellerinden geleni yapacaklarını ve camiayı bütünleştirici bir tavır içinde olacaklarını belirterek, şunları kaydetti: “En temel amacımız Göztepe’yi hak ettiği yere getirmek. Zaman içinde yaptıklarımızla da bu söylediklerimizin ne kadar gerçekçi ve doğru olduğunu herkes görecek.”

‘GÖZTEPE BİZİMDİR BİZİM KALACAK’

Bu arada ihale öncesinde TMSF’nin bulunduğu caddenin her iki tarafında toplanan ve üzerlerinde “Göztepe bizimdir” yazılı tişörtler bulunan 150’yi aşkın taraftar, “Et tırnaktan ayrılmaz”, “İzmir Göztepe’dir” ve “Bizim olanı almaya geldik” şekline pankartlar taşıdı. Grup, sık sık “Göztepe bizimdir bizim kalacak” şeklinde slogan da attı.

TMSF çevresinde güvenlik önlemi alınırken, taraftar gruplarının çalışmaları sonucu bir araya gelen derneklerin desteği ile kurulan Göztepe Danışmanlık İşletme ve Spor Hizmetleri Ticaret A.Ş. yöneticileri ile TMSF önünde bekleyen taraftarlar arasında ihale sonrası tartışma yaşandı.

kaynak:ntvmsnbc.com
__________________
Pardus & Ubuntu
dozi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Bookmarks

Etiketler
haberler


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İlginc Haberler.. ahze21 Bookmark & Linkler 0 15-08-2007 11:58
İlginç Haberler şıpıdık_şıpıdık_yüzen_kurbağa Komik Yazılar 2 14-07-2007 15:47
Komik Haberler Şeekeer Komik Yazılar 6 14-07-2007 02:16
Haberler İyi Arkadaşlar devil angel Müzik Muhabbetleri 0 17-06-2007 14:38
Haberler Bak :) By_wanberg Komik Yazılar 4 25-01-2006 06:28


Türkiye +4. Şuan Saat: 02:40.

Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 knight online
site ekle Alexa Toolbar TOPlist Message Board Statistics