Sensizliksokagi | Türkiyenin En Kaliteli Formu

 

Sahi, Kaç Kopyasınız Siz?

Konu dışı / Off Topic icinde Sahi, Kaç Kopyasınız Siz? konusu , Hiç düşündünüz mü orjinal kişiliklerinizden kaç kopya çıkarılabileceğini? Kaç farklı hayatı bir arada yaşadığınızın far*kında mısınız? İstemeden yaptıklarınız, isteyip yapamadıklarınız, gündüz yapıp gece pişman oldukları*nızla nasıl çaresizce baş*ka başka dünyalara ...


Geri Dön   Sensizliksokagi | Türkiyenin En Kaliteli Formu > Karışımtrak Eğlenceyis-i > Konu dışı / Off Topic

Kayıt ol Albümler Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et


Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 08-06-2008, 23:15   #1 (permalink)
Standart Sahi, Kaç Kopyasınız Siz?

Hiç düşündünüz mü orjinal kişiliklerinizden kaç kopya çıkarılabileceğini?

Kaç farklı hayatı bir arada yaşadığınızın far*kında mısınız?

İstemeden yaptıklarınız, isteyip yapamadıklarınız, gündüz yapıp gece pişman oldukları*nızla nasıl çaresizce baş*ka başka dünyalara doğ*ru kanat çırpmaya çabaladığınızı farkediyor musunuz?

Bir dost nikahının or*tasında birden bastıran hüznün, bir büyüğün ce*nazesinde karşılaştığı*nız eski bir sevgiliyle çı*kagelen coşkunun, sizi nasıl kopya kopya çoğalttığını ve tek bir sizden ne çok sizler yarat*tığını biliyor musunuz?

Sınırlı bir hayatı çabucak tüketmek için dörtnala koşturup dururken, bir an olsun, durup, geride kaç farklı ayak izi bıraktığımıza dikkat ediyor musunuz?

Halen sinemalarda gösterilen "Multipli city" (Dördümüze Bir Eş) işte bu sorulara ya*nıt arıyor. Filmin kahramanı (Michael Kreaton) çağdaş bir hastalığın kurbanı; işinden başını kaldıramayan, oradan oraya koşturmak*tan ne evine, ne sevdiklerine zaman ayıramayan ve sonunda hiçbirşeyi doyasıya yaşayama*dan bitkin düşen bir "işkolik"...

Bu çıkmaz sokakta debelenip dururken in*sanların benzerim üretmeyi başarmış bir genetik araştırmacıyla tanışıyor ve kendisinden bir kopya çıkarttırıyor. Böylece işine aslını, evine kopyasını göndererek durumu idare ediyor. Ancak zamanla bu da yetmez oluyor. Kopyalar önce üçe, sonra dörde çıkıyor. So*nunda aynı adamdan, çılgın, serseri, evcil, iş*kolik kopyalar türüyor.

Yönetmen Harold Ramis, güncel bir soru*nu sinema teknolojisinin de yardımıyla ve mizahi bir dille perdeye taşırken, çağdaş insanın iç dünyasındaki kimlik krizini ve karmaşayı da olanca çıplaklığıyla sergiliyor.

Senaryoya bakınca sormadan edemiyorsu*nuz:

Sahi kaç kopyayız biz?

Aynı beden içinde kaç farklı ruh halini aynı anda yaşayıp, kaç farklı kişiliğe bürünebiliyoruz?

Bu kişiliklerin hangisi biziz, hangisi fotoko*pimiz?

James Bond filmlerindeki kibar, yakışıklı ve aynı zamanda da güçlü İngiliz salon erkekle*rini hayran hayran izleyen kadın mı size daha yakın, yoksa motorsikletli bir James Dean serseriliğine tutulup maceralar özleyen mi?

Ne zaman Maryl Streep'in çehresindeki duruluğun ve gizemin büyüsüne kapılıp din*gin hayatlar hayal ettiğinizi, ne zaman herşeye boşverip Madonna'nın isyana ve günaha çağıran sesine koştuğunuzu kendinize itiraf edebilir misiniz?

Huzurlu bir dağ başında sadece ırmak şırıl*tısı ve kuş sesleriyle sakin bir hayatı düşleyen bıkkınlar mısınız, yoksa deniz kenarında bile televizyonlarım ve cep telefonlarını elinden bırakamayan gönüllü kent mahkumları mı? Ya aynı anda ikisine birden özenmenizi nasıl açıklayacaksınız...

Hangi kopyanız "Kaçıp gidelim uzaklara.'' diyor, siz sıkı sıkıya bu topraklara bağlı dururken...

Üfürükçülük adı altında bastırılmış içgüdü*lerinden cinsel fantaziler üreten din adamla*rını, ölümcül hırslarını sahte bir gülücükle maskeleyen siyaset ikonalarını, maçlarda bi*rer küfür mitralyözüne dönüşen kibar işa*damlarını görünce sistemin ne çok kopya ürettiğine şaşıyor musunuz?

Kinler, sevgiler, öfkeler, kahkahalar ve göz*yaşlarıyla örülmüş, çok kopyalı bir hayatı na*sıl kendinize bile söylemeye cesaret edemedi*ğiniz bir tür iki (üç-dört..?) yüzlülükle yaşayıp gittiğinizi farkediyor musunuz?

Her akşam haberlerin karşısında genç me*zarların ardından gözyaşı dökerken, sonra nasıl birden unutup kendi bencil dünyanıza çekilebiliyorsunuz?

Resmi bir toplantının ortasında, aklınızdan masanın üzerindeki kalın raporun sayfaların*dan oyuncak uçaklar yapıp, tek tek aşağı at*mak geçerken hala büyük bir ciddiyetle kös kös oturuyor olmanızı gülümseyerek mi ha*tırlıyorsunuz, üzülerek mi..?

Aklınızdan geçeni yapamamanın, ruhunuz kopya kopya çoğalırken asıl hayatı tek kopya olarak tüketiyor olmanın bedelini biliyor mu*sunuz?

Kopyalarınızı, orjinal kimliğinizle konuştu*ruyor musunuz hiç...?

İçinizdeki canavar, ruhunuzdaki melekle hesaplaşıyor mu?

Hangisinin ne zaman, nasıl ortaya çıkacağı*nı denetleyebiliyor musunuz?

Siz kopya sandıklarınızın bir bileşkesi misi*niz, yoksa kopyalarınız da aslınıza mı benzi*yor?

Bilmeden her kopyada aslınızı yeniden mi üretiyorsunuz?

Göçüp giderken ardınızda kaç asıl, kaç su*ret bırakacaksınız?

Kaçının hatırlanmasını isteyecek, kaçından utanacaksınız?

Sahi, kaç kopyasınız siz...?

Hangisi sizsiniz, hangisi fotokopiniz...?


ALINTI
__________________
Gelisine Kurdum Saatlerimi,Gidisinden habersiz.
Kaç damla gözyasi biriktirmistim hayalinle gecen katran kara gecelerde?
Kaç sabaha iyi geceler diyip kapattim perdelerimi?
Sen hariç kimse girmesin;
Ne geceme, Ne günüme,Ne kalbime...










||
MisS MuяdєR ||
| |cLassPaSHa ||



cHiLeK isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-07-2008, 00:55   #2 (permalink)
Standart

ben sayamadım valla aslımı arıyorum hükümsüzdür
Günce isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14-07-2008, 21:53   #3 (permalink)
Standart

kolay gelsin sana...

kopylarım çoğaldı benimde ama benden değil bana özenenler çoğaldı
__________________
Gelisine Kurdum Saatlerimi,Gidisinden habersiz.
Kaç damla gözyasi biriktirmistim hayalinle gecen katran kara gecelerde?
Kaç sabaha iyi geceler diyip kapattim perdelerimi?
Sen hariç kimse girmesin;
Ne geceme, Ne günüme,Ne kalbime...










||
MisS MuяdєR ||
| |cLassPaSHa ||



cHiLeK isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14-07-2008, 21:58   #4 (permalink)
Standart

taklitlerinden sakının.
__________________
GRAMER DERSİ

"Sevmek" bir kelimedir.
"Sarı saçlı" dersem bir kız için
Sıfat söylemiş olurum.
"Ben sarı saçlı bir kız sevdim"
Bir cümledir. Sevda dolu bir cümle
Nokta koymalı, durmalı zira.
Zira "açlık" da bir kelime
Cümleye gelmez sarı saçlı kız gibi.
Ah elbet dolaşırsa ölüm sık sık dilime,
"Öleceğim,ölüyorum,öldüm."
Diyeceğim bir gün.
Cloud isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14-07-2008, 22:02   #5 (permalink)
Standart

Alıntı:
Cloud Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
taklitlerinden sakının.

evet

__________________
Gelisine Kurdum Saatlerimi,Gidisinden habersiz.
Kaç damla gözyasi biriktirmistim hayalinle gecen katran kara gecelerde?
Kaç sabaha iyi geceler diyip kapattim perdelerimi?
Sen hariç kimse girmesin;
Ne geceme, Ne günüme,Ne kalbime...










||
MisS MuяdєR ||
| |cLassPaSHa ||



cHiLeK isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Bookmarks

Etiketler
sahi, kac, kopyasiniz, siz


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Türkiye +4. Şuan Saat: 10:26.

Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 knight online
site ekle Alexa Toolbar TOPlist Message Board Statistics