CHP Genel Sekreteri Recep Peker, 1931 yılı programını açıklamak üzere İstanbul Üniversitesi’nde verdiği konferansta devrimcilik bahsinde yedi devrim sayıyor ve bu devrimleri Kurtuluş Savaşı’nın bir devamı olarak sunuyor. Türkiye’nin tam kurtuluşu için devrimlerin şart olduğunu ifade eden Peker, düşmanın yurttan kovulmuş olmasına rağmen devrimler olmadan Türkiye’nin yaşamasının mümkün olmayacağını iddia ediyor:
‘Vatanın bugünkü tam kurtuluşunu ve milletin şerefli bir içtimai [toplumsal] heyet olarak istikbale gidişini inkılap semerelerine medyunuz [meyvelerine borçluyuz]. İstila ordularının memleketten kovulmasına hatta muahedelerle [anlaşmalarla] kazanılan istiklalin mahfuz kalmasına rağmen inkılabı tahakkuk ettirilmemiş bir Türkiyenin yaşaması ve kurtulması mümkün olmazdı.’
Kemalist devrimlerin Kurtuluş Savaşı ile aynı çerçevede ‘kurtuluş merkezli olarak’ ve ‘istila ordularının memleketten kovulması ile ilişkilendirilerek’ sunulmasının epey problemli bir yaklaşım olması bir yana bırakılacak olursa, Peker’in konuşmasında temelde yedi devrimden söz ettiği söylenebilir:
Cumhuriyetin İlanı
Yeni medeni kanun ve ceza kanunun yapılması
Şer’i mahkemelerin kaldırılması
Medreselerin kaldırılması ve tevhid-i tedrisat
Dervişliğin men edilip, tekkelerin ve türbelerin kapatılması
Şapka giyilmesi
Latin harflerinin kabulü