
Sofra ve Yemek icinde Vejeteryanlık Hakkında Herşey konusu , Vejeteryanlık Hakkında Herşey Beslenmenin Ezoterik Yönü ve Vejetaryenlik "You are what you eat" - "Siz ne yerseniz osunuz" - popüler bir İngilizce deyim Beslenme dediğimiz an aklımıza çeşitli yiyecekler gelir. ...
| |||||||
| Kayıt ol | Albümler | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Forumları Okundu Kabul Et |
| | #1 (permalink) |
| Vejeteryanlık Hakkında Herşey Beslenmenin Ezoterik Yönü ve Vejetaryenlik "You are what you eat" - "Siz ne yerseniz osunuz" - popüler bir İngilizce deyim Beslenme dediğimiz an aklımıza çeşitli yiyecekler gelir. Oysa, ezoterik açıdan farklı besinler de vardır. Unutmamak gerekir kadim öğretilerde bir kaç bedenden söz edilir, dolayısıyla insanın çeşit çeşit beslenme gereksinimi vardır. Bu konuda Gurdjieff epey durmuştur. Bedenler konusu diğer yazılarımızda işlenmiştir. Kısaca bunlar 1) fiziksel beden, 2) astral (duygusal) beden, 3) mental (zihinsel) beden 4) kozal (ruh) bedenidir. VEJETERYAN OLMAK Beslenme hepimizin en doğal ihtiyaçlarından biri. Herkes bu ihtiyacını kendi damak zevkine ve inançlarına göre karşılıyor. Bazıları mangalda iyi pişmiş bir bifteği ya da şarküteri ürünleriyle süslü bir pizzayı vazgeçilmez buluyor. Kimisi ise hayvansal gıdaların insan sağlığına uymadığına inandığından ya da hayvanları çok sevdiğinden vejetaryen olmayı tercih ediyor. Yalnızca sebze – meyve ve baklagillere dayalı beslenme sağlıklı olabilir mi? Bu sorunun yanıtı uzmanlar tarfından halen tartışılıyor. Ancak, bazı vejetaryenler inançları konusunda oldukça katı olduklarından çocuklarını da bu şekilde yetiştiriyorlar. Bu durumun gelişme çağındaki bir çocuk için ne derece doğru olduğunu tespit edebilmek için vejetetaryenliği iyi bilmek gerekiyor. Vejetaryenliğin temelinde et ve diğer hayvansal gıdaları yememek yatıyor. Ancak onlarda kendi aralarında 4 gruba ayrılıyorlar. Bitkisel gıdaların yanısıra yumurta yiyenler (ovo – vejetaryenler), süt ve süt ürünleri tüketenler (lakto – vejetaryen), her ikisini de yiyenler (lakto – ovo – vejetaryenler) ve ne yumurta ne de süt ve süt ürünleri tüketenler (vejanlar). Vejetaryen diyet Vejetaryen beslenmede insanın aklına gelen ilk sorun protein eksikliği ile ilgili oluyor. Vejetaryen diyetler, bazı bitkisel proteinlerin düşük kalitede olması nedeniyle protein bakımından yetersiz kalabilmektedir. Ancak, çok çeşitli bitkiler tüketilerek gerekli miktarda protein sağlamak da mümkündür. Yumurta ve süt ürünleri tüketen vejetaryenlerin ise protein alımı bakımından yeterli olduğu saptanmıştır. Vejetaryen beslenmede asıl sorun B12 vitamini eksikliği olarak karşımıza çıkıyor. Bitkisel gıdalardan B12 vitamini sağlanamaz. Araştırmalar lakto-ovo ejetaryenlerin ile B12 düzeylerinin düşük olduğunu göstermiştir. Bu nedenle takviye vitamin alınması gerekmektedir. Bununla birlikte kalsiyum, çinko, D vitamini gibi oluşabilecek eksiklikler iyi planlanmış bir diyet ve dışarıdan takviye ile giderilmeye çalışılmalıdır. Gebelik döneminde vejetaryenlik İyi planlanmış bir vejetaryen diyeti gebeler için uygun olabilmektedir. Bu konuda yapılan araştırmalar da bu durumu destekliyor. Buna göre yeterli beslenmiş vejetaryen annelerin bebeklerinin doğum ağırlıkları vejetaryen olmayanlar ile aynı. Kuşkusuz, bu durum doğru planlanmış bir beslenme diyeti ile mümkündür. Aşağıdaki önerileri dikkate almanız yararlı olacaktır. · B12 vitamini kesinlikle ihmal etmeyin. Bunun için yeterli miktarda tahıl gevreği ve B12 takviyeli soya sütü kullanın. Gerekirse doktor kontrolünde vitamin takviyesi alın. · Yeterli güneş görmüyorsanız hekim denetiminde D vitamini alın. · Kalsiyum, demir ve çinko gereksinimleri göz önünde bulundurarak diyetinizi ona göre düzenleyin. · Folik asiti ihmal etmeyin. Bunun için yeşil yapraklı sebzeleri, tahılca zenginleştirilmiş kahvaltılıkları, meyve ve meyve sularını tercih edebilirsiniz. Çocuklar ve vejetaryenlik Doğru düzenlenmiş vejetaryen diyeti bebeklerin, çocukların ve adölesanların gıda gereksinimini karşılar ve normal büyüme ve gelişmeyi sağlar. Ancak bunun için uyulması gereken bazı kurallar söz konusu. Her şeyden evvel tüm bebekler anne sütüyle beslenmeli, anne sütünün verilemediği durumlarda soya bazlı mamalar kullanılmalıdır. Vejan çocuklar da güvenilir B12 kaynaklarıyla beslenmelidir. Özellikle 2 yaşın altındaki çocuklarda yağ kısıtlamasına gidilmemesine çalışılmalıdır. Daha ileriki yaşlarda ise fıstık, avocado ve bitkisel yağlar gibi doymamış yağ asiti oranı yüksek yiyecekler eklenerek besin ve enerji gereksinimi karşılanmalıdır. Çocukları protein yönünden takviye edebilmek için baklagiller vazgeçilmez bir kaynak olacaktır. Bedensel/Fiziksel Beslenme Fizik bedeni küçük bir evren (mikrokozmos) olarak hemen hemen her tür element, mineral, karbonhidrat vs. içerir. Yiyecek olarak katı, sıvı ve gaz gibi maddenin her şeklini kullanır. Ezoterik açıdan solumun da bir çeşit beslemedir ve aldığımız nefesten giren oksijen ve diğer maddeler bedenimiz tarafından sindirilir. Fizik bedenin subtil bir tarafı olan eterik beden de, solunum yolu ile prana gibi çeşitli subtil enerjileri özümser ve bunlar bedenin her tarafına yayılır. Negatif beslenme yiyecek zehirlenmesine yol açar. Yiyeceklere çeşitli ilaç, boya ve suni tatlandırıcı eklenmesi zehirlenmeye yol açar. Çevre kirliliği, hava kirliliği zehirlenmeye yol açar. Uygun olamayan şeylerin yenmesi zehirlenmeye yola açar Duygusal/Astral Beslenme Fiziksel beslenme ötesinde insanın duygusal beslenme gereksinmeleri de vardır. Bu gereksinmeleri yerine getirilmemesi veya negatif duyguların varlığı fiziksel bedenin erken çökmesine, çeşitli hastalıklara ve hatta ölümüne bile yol açabilir. Duygusal beslenme astral bedenimizi etkiler, genelde duyularımızdan gelen algılardan oluşur. O halde, duyu organlarımız da beslenme araçlarıdır. Astral bedenimiz duygularımıza göre renk ve şekil değiştirir. Duygusal besinler arasında müzik de gelir, boşuna ona ruhun gıdası dememişler. Müziğin şifalı tarafı olduğu gibi astral bedenin üzerinde direkt etkisi de vardır. En olumlu etki müziğin ezoterik yönünü bilen veya sezen ustalar tarafından bestelenen müzikten elde edilir. Negatif müzik de vardır, ondan kaçınmak gerekir, astral zehirlenme dahil çeşitli olumsuz etkileri vardır. Bazı seslerin insanları hasta ettiği tespit edilmiştir. Müzikle insanda hemen hemen her türlü duygu uyarmak mümkündür. Ses kirliliği özellikle ülkemizde önemli bir sorundur. Ses kirliliği üretenler insanlara son derece gerçek ve elle tutulur bir zarar verdiklerinden dolayı karmik yüklenmeye tabidirler. Diğer bir duygusal beslenme kaynağı doğadır. Doğada yürüyüşler, doğal güzellikleri algılama ve kendimizi açmamızın sonsuz yararları vardır. Doğada güneş, ay, toprak, deniz, ağaç, bitki ve hayvanlardan gelen suptil enerjiler vardır. Maalesef, her yerde doğanın tahrip edildiğini, doğa ananın taciz edildiğini görürüz. Salt fiziksel menfaatler için estetikten yoksun doğallıktan uzak görüntüler yaratıyoruz, bunlar da duyular aracıyla içimize işleniliyor, duygusal zehirlenmeye ve açlığa yol açıyor. O halde, doğal beslenme, doğal kumaşlarla giyim, doğal yapılarda yaşam ve doğal davranış öneriyoruz. Zihinsel/Mental Beslenme Zihinsel faaliyetlerimizle zihinsel gıdayı üretiriz. Bilgi yine de genelde duyular yolu ile içimize işler. Bilgi yorumlanır, sınıflandırılır ve fikirler ve kavramlar üretilir. Yanlış kavramlar (konseptler) insanı içten sakatlar, duygusal ve bedensel işlevlere çomak atar, davranış bozukluklara yol açar. İnsanın düşünce işlevlerini düzgün ve objektif bir şekilde yürütmesi gerekir. Bu konuya Gurdjieff öğretileri ağırlık verir. Ayrıca, beyin sağlığı için zihnin çalıştırılması, televizyon gibi araçlarla pasif bir konuma getirilmemesi. Sürekli küçük hesaplarla oyalanmamak gerekir. İnsan zihni beyinle birlikte en gelişmiş bilgisayardan kat kat üstündür, onda işlediğimiz malzemelere dikkat edelim. İsterseniz en güzel bir mekanda yaşayın, içinizde çöplük barındırdıktan sonra hiç bir yararı yoktur. Zihinsel gücünüze güvenin, düşünceleriniz pozitifse pozitif şeyleri çekersiniz, negatifse negatif şeyleri çekersiniz. Ruhsal beslenme Son olarak ruhsal beslenmeye geldik, eğer beden, duygu ve zihin uyumlu ve pozitifi bir şekilde çalışırsa, ruhsal yönden de bütünlük hissederiz, doyumlu oluruz. Aydınlanma, farkındalık ve şuurluluk bize ruhsal beslenmenin yollarını açar. Meditasyon, dua, içsel sesimizi dinlemek, iyi düzenlenmiş bir ritüel, insanlarla sağlıklı ve doyurucu ilişkiler bizi ruhsal doyuma götürür. Sevgi, erk ve bilgelik bizi ruhsal doyuma götürür. Her türlü nefret, kin ve ayrımcılık bizi uzaklaştırır. Kendi iç potansiyelimizi ortaya çıkarmak, kendimizi bütünleştirmemiz, hemcinslerimize karşı olumlu ilişkiler bizde ruhsal doyum sağlar Vejetaryenlik Beslenme bizim en doğal bedensel faaliyetlerimizden biridir. Binlerce yıldır, insanoğlu hayatta kalabilmek için her türlü besin maddesini kullanmıştır, gerektiğinde avlamıştır. Burada yanlış bir şey yoktur, bu bir doğa kanunudur. Ancak, atarımızın vahşi birer etobur olduğu konusu film ve hatta tarihçiler tarafından abartılmıştır. İnsan bedenine en yakın fiziğe sahip olan maymunlar genelde koyu vejetaryendir ve et yedirildiklerinde hastalanıp tüyleri dökülür. Ayrıca, insan aynı zamanda ruhsal bir varlıktır, doğa kanunlarına olduğu gibi ister istemez evrenin ruhsal kanunlarına da tabiidir. Eğer başıboş bir hayat sürdürmek yerine evrene uyum sağlamayı ve insan olarak potansiyellerini ortaya çıkarmayı tercih edecekse, bunlara kulak vermesi gerekir. Sanskritçe'de Ahimsa herhangi bir canlıya zarar vermemek anlamına gelir ve ruhsal gelişmenin başlıca bir şartı olarak kabul edilir. Canlılar çeşit çeşittir, örneğin bir elma doğa tarafından yenilmek için sunulmuştur. Oysa bir havuç bir köktür, onu yediğimiz zaman onun canını alırız, ama elbette bir insan ile aynı tekamül seviyesinde değildir. Kedi, köpek gibi zeki hayvan türlerini yemekten tiksiniriz, bunlara maymun, yunus balığı, at gibi hayvanları da katmamız gerekir. Aslında besin olarak kullanabileceğimiz bir canlının tekamül seviyesi bize ters orantılı olarak etkileyeceğe konusunda ezoterik bir kural vardır. Canlı ne kadar gelişmişse bize o kadar olumsuz bir etki yayar. O halde, gıda konusunda şöyle bir tablo düşünebiliriz:
__________________ GRAMER DERSİ "Sevmek" bir kelimedir. "Sarı saçlı" dersem bir kız için Sıfat söylemiş olurum. "Ben sarı saçlı bir kız sevdim" Bir cümledir. Sevda dolu bir cümle Nokta koymalı, durmalı zira. Zira "açlık" da bir kelime Cümleye gelmez sarı saçlı kız gibi. Ah elbet dolaşırsa ölüm sık sık dilime, "Öleceğim,ölüyorum,öldüm." Diyeceğim bir gün. | |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| vejeteryanlik, hakkinda, hersey |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |