
Türk Kültürü icinde Fayton konusu , Güneşin atlı arabası Fayton Saraylardan adalara faytonlar, geçmişten günümüze uzanan keyifli bir fotoğraf karesidir. Eskimeyecek ve hep çok sevilecek olan... Güneş Tanrısı Helios’un oğlu Phaeton bir gün babasını ziyaret etmek ...
| |||||||
| Kayıt ol | Albümler | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Forumları Okundu Kabul Et |
| | #1 (permalink) |
| Güneşin atlı arabası Fayton Saraylardan adalara faytonlar, geçmişten günümüze uzanan keyifli bir fotoğraf karesidir. Eskimeyecek ve hep çok sevilecek olan... Güneş Tanrısı Helios’un oğlu Phaeton bir gün babasını ziyaret etmek üzere annesinden izin alır ve güneşin doğduğu dağa, babasının sarayına doğru yola çıkar. Phaeton dünyanın en yüksek dağında kurulu bu saraya tırmanmak için binlerce basamak çıkar ve sonunda babasının kıymetli taş ve altınlarla kaplı fildişi sarayına varır. Babası ona neden geldiğini sorunca Phaeton; “Ölümlülere senin oğlun olduğumu kanıtlamama izin ver” diye cevap verir. Babası ise “Bana ne istediğini söyle, dilediğin hediye senindir” der. Phaeton babasından azgın atların çektiği arabasını ister. Baba önce bu isteği hoş karşılamaz, çünkü bir ölümlüye bu arabayı vermek demek ölümü davet etmek demektir. “Sen ölümlü bir kişisin. Benim arabamı ise tanrılar bile kullanamaz. Zeus’un bile elinden gelmez bu. Yolunu düşün bir kere. Denizden tepelere çıkan güneş öyle dik, öyle yalçındır ki, düşersin. Atlar desen azgın mı azgın. İniş yolu da diktir. Ben bile zor inerim o yolu. Yukarda neler var diye merak ediyorsan eğer; ben sana söyleyeyim... Korkunç yaratıklar, boğa, aslan, akrep, yengeç var. Hepsi seni öldürmeye kalkar. Gel vazgeç bu dilekten, başka bir şey iste, hemen yapayım” der. Phaeton ısrar eder ve babası bunun üzerine güneşin atlı arabasını getirtir. Her tarafı değerli taşlardan ve altından yapılmış arabaya atlayan Phaeton’a babası “Oğlum, eninde sonunda benim öğüdümü dinleyeceksin. Tut kırbacı ve sımsıkı al eline dizginleri. Benim daha önceden geçtiğim yerlerdeki tekerlek izlerini göreceksin ve onlar sana rehberlik edecek. Çok hızlı gidersen cenneti, çok yavaş gidersen annenin evini ve dünyayı yakarsın. Ya şimdi dizginleri al ya da fikrini değiştirerek arabayı bana geri ver” der. Phaeton ise atlara hareket etmelerini emreder. Phaeton’un sürdüğü araba şimşek gibi fırlar kapıdan. Atlar sürücülerinin acemi olduğunu hemen anlar. Yokuşu öyle hızla çıkarlar ki, seyredenlerin bile ödleri kopar. Phaeton da korku içindedir. Heyecandan dizginleri bırakıverir. Atlar, bunun üzerine doğu rüzgârını geçerek hızla yeryüzüne inmeye başlar. Arabanın güneşten getirdiği sıcaklık yüzünden Helikon, Parnassos ve Olympos tepeleri tutuşur. Vadileri ateşler sarar. Irmaklar buhar olur. Bunun üzerine Zeus eline hemen yıldırımı alıp Phaeton’a doğru fırlatır. Yıldırım Phaeton’a çarpar ve delikanlı arabadan düşüp Eridanos Irmağı’nın sularına gömülür. Phaeton ölmüştür. Kız kardeşleri onun düşüşünden korkup öyle çok ağlarlar ki, ırmağın kenarındaki kavak ağaçlarına dönüşürler. Bugün bile kardeşleri Phaeton için ağıt yakıp, gökyüzünden gelen en ufak meltemde bile ürküp, titremeye başlar. ATLAR, “TÜRKLERİN KANADI” Özgün adıyla Phaeton, yani faytonun mitolojik hikâyesi işte böyle... Bugün pek çok dilde at arabası anlamına gelen faytonun; ilk olarak MÖ 2000-800 yılları arasında, Bronz devrinde üretilmeye başlandığı sanılıyor. Bu da atların bu tarihten önce ehlileştirilmiş olduklarını gösteriyor. Orta Asya Türk kültüründe önemli bir yer tutan atlar, hemen hemen tüm Orta Asya devletlerinde arabaya koşulurdu. Ancak at arabası ustalarına daha çok Türk kaynaklı eserlerde rastladığımızdan, Türk boylarından bölgeye yayılmış olduğunu söyleyebiliriz. Divan-ı Lugat’it Türk eserinde Kaşgarlı Mahmud atlardan “Türklerin kanadı” olarak söz eder. Atların sadece taşıma amaçlı arabalara değil, aynı zamanda savaş ve göçler sırasında kullanılan arabalara da koşulduğunu yazar.
__________________ Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... | |
| | |
| | #2 (permalink) |
| OSMANLI DÖNEMİNDE FAYTON Osmanlı İmparatorluğu döneminde de taşıma ve nakil amaçlı kullanılan arabalara büyük baş hayvanlar koşulmaktaydı. Atların bugün bildiğimiz anlamı ile faytonlara koşulmasına ise Lale Devri’nde (1718-1730) rastlanılır. Bu dönemden itibaren Fransa’dan getirtilen, süslü, iki veya dört kişilik oturma yerli, bir sürücü tarafından idare edilen faytonlar, hem taşıma ve ulaşım, hem de gezinti amacıyla kullanılmaya başlanır. II. Mahmud’un faytonsuz hiçbir yere gitmediği, Sultan Abdülmecid döneminde faytonun resmi saray arabası haline getirtildiği ve Sultan Abdülaziz döneminde ise diğer devlet görevlilerinin de hizmetine sunulduğu biliniyor. Yine bu dönemden itibaren faytonlar şehrin ileri gelen ailelerinin hizmetine kiraya verilmeye de başlanır. Osmanlı İmparatorluğu’nda iki yanı açık, üstü arkadan körüklü iki kişilik at arabalarına ‘fayton’; dört kişilik, karşılıklı iki kanepeli, ön ile arkadan iki körüklü, üstü kapatabilen at arabalarına ‘landon’ ve tamamen ahşaptan yapılmış, kapalı, yan pencereleri camlı, kutu biçiminde dik, iki kişilik at arabalarına ‘kupa’ adı verilirdi. Bunlar haricinde Avrupa’dan getirtilen karoserli, tek bir atın çektiği, iki kişinin yan yana oturarak seyahat edebildiği ‘kabriyole’ isimli at arabaları da sıklıkla kullanılırdı. Dört atla koşulan, yarı körüklü arabalara ise ‘saltanat arabası’ denirdi ve bu arabalar sadece padişahlar, sadrazamlar ve sarayın ileri gelenleri tarafından kullanılırdı. ADALARDA FAYTON KEYFİ Günümüzde faytonların nostaljik bir gezinti arabası amacıyla kullanılmadığı tek yer ise, İstanbul’un adalarıdır. İstanbul adalarında itfaiye araçları ve ambulanslar haricinde motorlu araç yasağı bulunmasından dolayı tek ulaşım aracı bu keyifli faytonlardır. Bugün en çoğu Büyükada’da olmak üzere, adalarda neredeyse beş yüzden fazla fayton bulunuyor. Bu işlevsel amaçların dışında Kütahya, Denizli, Antalya ve İzmir başta olmak üzere pek çok şehirde faytonlar gezi veya turistik amaçlarla kullanılmaya devam ediyor. Birbirinden estetik bu faytonlar, değişik desenlerle süslenip fenerle ışıklandırılarak renkli bir gezi arabasına dönüştürülüyor. Son yıllarda, bu faytonların saatte altmış yetmiş kilometre hıza ulaşabilen ABS frenlilerine ve gelişmiş ses sistemi ile donatılmış olanlarına rastlanabiliyor. Günümüzde Anadolu’da sadece birkaç atölyede üretilen faytonlar ülke içine hizmet etmekten çok, yurtdışına ihraç ediliyor. Bunlar arasında İngiltere ve Fransa sarayları için üretilen çok özel tasarımlı faytonlar da bulunuyor. Ayrıca bahçeler için dekor amaçlı üretilen örnekler ve minyatür boyutlarda tasarlanan faytonlar da var. Bir zamanlar en az fayton ve at arabası atölyeleri sayısınca, saraçlık atölyeleri de Anadolu’da bolca bulunuyordu. Eyer, at takımları, araba koşumları gibi deri ve meşin malzemeler üreten bu atölyelerdeki ustalara ‘saraç’ adı verilirdi. Bugün yine sayıları hayli azalmış olan saraçlara ancak turistik bölgelerde rastlanıyor. Çoğunlukla da deri veya meşinden günün gereklerine uygun farklı eşyalar yapıp, satarken... Güneş tanrısının aracı faytonlar, artık her ne kadar turistik merkezlerde karşımıza çıkan tatlı bir hatıraysa da, en azından geçmişe ait diğer fotoğraflarla birlikte solmaya mahkûm kalmadı. Pamuk şekeri ve dondurma tatlarının eşlik ettiği bir yaz akşamında esen meltemle birlikte geçmişten günümüze sürülen bir sefadır faytonlar. Eskimeyecek ve hep çok sevilecek olan...
__________________ Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... | |
| | |
| | #3 (permalink) |
| RESİMLER
__________________ Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... | |
| | |
| | #4 (permalink) |
| Üyeler içindir. üye olun...Üyeler içindir. üye olun...Üyeler içindir. üye olun...Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun...
__________________ Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... | |
| | |