Sensizliksokagi | Türkiyenin En Kaliteli Formu

 

Anadolu ’nun Zamansız Lezzetleri

Türk Mutfağı icinde Anadolu ’nun Zamansız Lezzetleri konusu , Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Anadolu’nun zamansız lezzetleri İnsanoğlunun beslenme ihtiyacı besin muhafaza yöntemlerini, onlar da yeni beslenme şekillerini doğurdu. Bugünkü dünya lezzetlerinin ...


Geri Dön   Sensizliksokagi | Türkiyenin En Kaliteli Formu > Kültür & Sanat > Sofra ve Yemek > Türk Mutfağı

Kayıt ol Albümler Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et


Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 14-03-2008, 03:33   #1 (permalink)
Standart Anadolu ’nun Zamansız Lezzetleri

Üyeler içindir. üye olun...
Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...
Anadolu’nun zamansız lezzetleri
İnsanoğlunun beslenme ihtiyacı besin muhafaza yöntemlerini, onlar da yeni beslenme şekillerini doğurdu.

Bugünkü dünya lezzetlerinin çeşitliliği, tarih boyunca varolma yürüyüşünü sürdüren insanoğlunun hayatta kalmak için verdiği muhteşem mücadelenin sonucudur. Eğer dünya kurulduğunda şimdiki gelişmişliğe sahip olsaydı, bugün ağzımızı tatlandıran binlerce lezzeti keşfetmek mümkün olamayacaktı büyük bir olasılıkla.

Önceleri bitki, sebze ve meyvelerle beslenen insanlar ateşin kullanılmasıyla birlikte et türlerini tüketmeye başladı. Yaşadığı coğrafyadaki iklimin sağladığı fırsatlar içinde de etrafında yenebilecek gıda çeşitliliğinden faydalanarak hayatlarını devam ettirdiler. Kısacası insanların beslenme şekillerini içinde bulundukları ortamın koşulları belirledi. Zor hava şartlarında öğütmek için buğdayını değirmene götüremeyen Anadolu insanı pişirmesi hayli zor ve uzun vakit alan keşkek yemeğini keşfetti. Sütün fazlasını kullanabilmek için yoğurt, peynir, tereyağı, krema gibi lezzetleri buldu; yoğurttan keş, ayran, kurut ve tarhana gibi reçeteleri ortaya çıkardı. Turşu kurmak, reçel üretimi, tuzlama, kavurma, tütsüleme ve kurutma gibi yiyecek muhafaza yöntemleri çağlar öncesinde keşfedildi. Günümüzde bu yöntemler hâlâ kullanılıyor. Raf ömrünü uzatan birçok katkı maddesi bu işlemleri kolaylaştırıyor. Ancak bu sefer de lezzet ve kalite problemleri yaşanıyor.
__________________


Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...
SHADOWS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14-03-2008, 03:35   #2 (permalink)
Standart

Üyeler içindir. üye olun...
Üyeler içindir. üye olun...
Üyeler içindir. üye olun...
YAZDAN KIŞA ERZAK
Atalarımızın en önemli keşiflerinden biri de yiyeceklerin kurutularak muhafazası ve gerektiğinde kullanılması için tazelendirme yöntemi. Bitki, sebze ve meyve kurutma tekniği dünyanın en basit ve en eski yiyecek muhafaza sistemi. Sistem güneşin ve tabiatın cömert olduğu coğrafyalarda gelişmiş. Anadolu’da bu şanslı yerlerden biri. Yiyecek kurutma binlerce yıldır Anadolu insanın yaşamını şekillendirmiş. Evlerin konumlandırılması ve iç bölümleri kurutma işleminin yapılabileceği şekilde inşaa edilmiş. İçinde yaşanan evler aynı zamanda kurutulmuş gıdalar üreten birer imalathane gibi kullanılmış. Hatta bazıları kendi tüketimlerinin dışında başkalarına satmak için meyve-sebze kurutmuşlar.
__________________


Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...
SHADOWS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14-03-2008, 03:36   #3 (permalink)
Standart

Üyeler içindir. üye olun...
Üyeler içindir. üye olun...
Üyeler içindir. üye olun...
MODERN HAYATIN UNUTTURDUĞU TATLAR
Sebze ya da meyve kurutma kısa süre öncesine kadar geleneksel mutfağımızın bir parçasıydı. Günümüzde ise gelişen tarım teknolojileri sayesinde her türlü yiyecek yılın tamamında pazarlarda ve marketlerde bulunabiliyor. Yani mevsimlerin çizdiği sınırlar ortadan kalktı. Bu durum beslenme alışkanlıklarını doğrudan etkiliyor. Ancak bu sefer de tüketimin sadece belirli çeşitlerle kısıtlı olması toplumda tek tip beslenme alışkanlığına sebep oldu. Tadı çok sevilen sebze ve meyveler yoğun tüketilirken, diğerleri unutulmaya başlandı. Böylece binlerce yıl emek harcanan yemekler de unutulmaya yüz tuttu. Hatta yeni nesiller sebze ve meyvelerin mevsimlere özgü olduğunun farkında bile değiller. Üreticilerin ticari kaygılarla en çok satılan ürünleri üretip pazarlaması doğal. İnsanlar da tazesi varken kurusuna tamah etmiyor. Fakat bir patlıcanın, bamyanın, domatesin, biberin ve sakız kabağının tazesi ve kurusu arasında her anlamda önemli farklılıklar var. Gastronomide bu farklılıklar esastır ve teşvik edilmelidir. Geleneksel beslenme alışkanlıkları eğer günümüz şartlarına göre düzenlenebilirse daha lezzetli ve sağlıklı beslenme şansı yakalayabiliriz.
__________________


Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...
SHADOWS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14-03-2008, 03:37   #4 (permalink)
Standart

Üyeler içindir. üye olun...
Üyeler içindir. üye olun...
Tarifler

Bamya Çorbası
Malzemesi:
100 g çiçek bamya
100 g tavuk göğsü
3 yemek kaşığı tereyağı
1 tatlı kaşığı salça
2 adet domates
1 adet orta boy kuru soğan
1 adet limon suyu
1 kahve kaşığı kırmızı biber
1/2 kahve kaşığı karabiber
1 yemek kaşığı tuz
5 su bardağı tavuk suyu

Hazırlanışı:
Limonlu suda bamyaları, ayrı bir tencerede de tavuk göğsünü haşlayın. Soğanı yağda pembeleşinceye kadar kavurun. Küp doğranmış domatesleri ilave edip 1-2 dakika karıştırın. Salçayı ekleyin, tavuk suyundan da döküp karıştırın. Tavuk etini ufak parçalar halinde doğrayıp sosun içine ilave edin. Kaynamaya başlayınca bamyaları, tuz ve biberi ekleyin. Bamyalar pişinceye kadar orta ateşte 20 dakika kaynatmaya devam edin. Servis ederken üzerine tereyağında eritilmiş kırmızı biber sosunu dökün.

Kuru Erikli Dana Yahnisi
Malzemesi:
400 g kuzu eti
(iri parça doğranmış)
100 g kuru erik
20 adet arpacık soğan
3 yemek kaşığı tereyağı
2 adet küp doğranmış domates
1 tatlı kaşığı tuz
1 kahve kaşığı beyaz toz biber
1 su bardağı su
2 adet defne yaprağı

Hazırlanışı:
Erikleri sıcak suda bekletip çekirdeklerini çıkartın. Tencerede tereyağını eritip, etleri ilave edin, suyunu bırakıp çekene kadar bekletin. Arpacık soğan, erik ve domatesleri, defne yaprağı, tuz ve biberi ekleyip 20 dakika ağır ateşte bırakın. Etler pişince servis edin.
__________________


Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...
SHADOWS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14-03-2008, 03:38   #5 (permalink)
Standart

Üyeler içindir. üye olun...
Üyeler içindir. üye olun...
Kuru Sebze Dolmaları
Malzemesi:
1 dizi kuru patlıcan (15 adet)
1 dizi kuru kabak (15 adet)
2 adet ince doğranmış kuru soğan
2 adet ince doğranmış domates
1 adet ince doğranmış havuç
1 adet ince doğranmış kabak
100 g pirinç
2 yemek kaşığı biber salçası
1 su bardağı sızma zeytinyağı
1/4 demet ince kıyılmış maydanoz
1/4 demet ince kıyılmış dereotu
1 adet limon suyu
1 yemek kaşığı tuz
1 kahve kaşığı karabiber
2 yemek kaşığı nar ekşisi

Hazırlanışı:
İnce doğranmış soğan ve tüm malzemeleri bir kabın içinde iyice karıştırın. Pirinci yıkayıp diğer malzemelerin içine ilave edin. Kuru patlıcan ve kabağı sıcak suda 3-4 dakika haşlayıp süzün. Hazırlanan dolma harcını kuru sebzelere doldurun ve tencereye dizin. Zeytinyağı, tuz, limon ve suyu ilave edin. Yaklaşık 30 dakika ağır ateşte pişirin. Soğuyunca servis edin.

Cevizli İncir Dolması
Malzemesi:
12 adet kuru incir
12 adet ceviz içi
1 kg toz şeker
1 kg su
1/2 limon

Şurubun Hazırlanışı:
Tencerede 1 kg şeker, su ve limon suyunu bir taşım kaynattıktan sonra ocaktan alın.

Hazırlanışı:
İncirleri ortadan ikiye kopmayacak şekilde kesin. Ilık suda 2-3 dakika bekletin. Suyunu süzdürdükten sonra içlerini cevizle doldurun. Fırın tepsisine dizip üzerine şurubu dökün. 150 derecede 45-50 dakika üzeri renk alıncaya kadar bekletin. Soğuyunca servis edin.

Kayısı Kavurması
Malzemesi:
500 g kuru kayısı
100 g tereyağı
1 kg toz şeker
1 kg su
1/2 limon suyu
4 adet karanfil
3 adet kabuk tarçın
2 yemek kaşığı çekilmiş ceviz içi
kaymak (arzuya göre)

Şurubun Hazırlanışı:
Tencerede 1 kg şeker, su, limon suyu, kabuk tarçın ve karanfili bir taşım kaynattıktan sonra ocaktan alın.

Hazırlanışı:
Kayısıları yumuşaması için iki saat ılık suda bekletip suyunu süzün. Tavada tereyağını eritin, kayısıları iki taraflı kızartıp önceden hazırlanan şurubun içine alın.

2-3 dakika beraber kaynatın. Şurubun içinde soğuyunca servis edin. Arzuya göre üzerine kaymak koyabilirsiniz.
Üyeler içindir. üye olun...
__________________


Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...
SHADOWS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Bookmarks

Etiketler
anadolu, 8217nun, zamansiz, lezzetleri


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Türkiye +4. Şuan Saat: 17:15.

Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 knight online
site ekle Alexa Toolbar TOPlist Message Board Statistics