Sensizliksokagi | Türkiyenin En Kaliteli Formu

 

Türkçe Konu Anlatımı

Türkçe icinde Türkçe Konu Anlatımı konusu , <span style='font-family: "Arial"'> Sözcükte Anlam </span> Gerçek Anlam : Kelimelerin herkesçe bilinen ve söylendiğinde akla ilk gelen anlamlarına gerçek (sözlük) anlamı denir. Mecaz Anlam : Sözcüklerin gerçek anlamlarından tamamen uzaklaşarak ...


Geri Dön   Sensizliksokagi | Türkiyenin En Kaliteli Formu > Eğitim - Öğretim > Üniversiteler - Kampüsler > Lise Ve Üniversite Bilgileri > Türkçe

Kayıt ol Albümler Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et


Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 15-12-2007, 00:45   #1 (permalink)
Standart

<span style='font-family: "Arial"'> Sözcükte Anlam </span>

Gerçek Anlam : Kelimelerin herkesçe bilinen ve söylendiğinde akla ilk gelen anlamlarına gerçek (sözlük) anlamı denir.

Mecaz Anlam : Sözcüklerin gerçek anlamlarından tamamen uzaklaşarak kazandıkları anlama mecaz anlam denir.

Deyim : Birden fazla kelimenin en az bir tanesinin gerçek anlamından uzaklaşıp mecaz anlamda kullanılmasıyla oluşan kalıplaşmış söz öbeklerine deyim denir.

Soyut Anlam : Duyu organlarımızla algılanamayan, fakat kavram olarak var olan sözcüklere soyut anlamlı sözcükler denir.

Somut Anlam : Duyu organlarımızla algılanabilen sözcüklere somut anlamlı sözcükler denir.

Terim Anlamı : Bir bilim, meslek, sanat dalıyla ya da bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı ifade eden kelimelere terim denir.

Dolaylama : Bir sözcükle karşılanabilecek bir varlık ya da kavramın birden fazla sözcükle karşılanmasına dolaylama denir.

Ad Aktarması : Bir sözün başka bir sözün yerine herhangi bir benzetme amacı olmaksızın kullanılmasına ad aktarması denir. Örnek : Ortaokula giderken Kemalettin Tuğcu’yu okudum. Cümlesinde yazar adı söylenmiş, ama eserleri anlatılmak istenmiştir.

Eş Anlam : Aynı kavramı karşılayan, anlamları aynı ya da birbirine yakın olan kelimelerin oluşturduğu anlama eş anlamlılık denir.

Zıt (Karşıt) Anlam : Nesne, durum, görev, iş, nitelik ve hareket bakımından birbirine karşıt kavramları karşılayan kelimelere zıt anlamlı kelimeler denir.

Eş Seslilik (Sesteşlik) : Yazılışları ve okunuşları aynı olduğu halde karşıladıkları anlamları farklı olan kelimelere sesteş kelimeler denir.

Genel Anlam : Varlıkları ve kavramları toplu bir şekilde karşılayan kelimeler Genel Anlamlı kelimelerdir.

Özel Anlam : Varlıkları ve kavramları sınırlı bir şekilde karşılayan kelimeler Özel Anlamlı kelimelerdir.

Yansıma : Ses – Anlam ilişkisi güçlü olan, canlı – cansız birçok varlığın çıkardığı tabiat taklidi seslere yansıma denir.

İkileme : Anlamı güçlendirmek için aynı kelimenin tekrarlanmasına, anlamları birbirine yakın, karşıt olan veya sesleri birbirini andıran kelimelerin yan yana kullanılmasına ikileme denir.

<span style='font-family: "Arial"'>Sözcükte Yapı</span>

Basit Sözcük : Herhangi bir yapım eki almamış ya da bir sözcükle birleşmemiş olan sözcüklere yapıları yönünden basit sözcük denir.

Türemiş Sözcükler : Yapım ekleri alarak yeni bir anlam ve biçim kazanmış olan sözcüklere yapıları yönünden türemiş sözcük denir.

Bileşik Sözcükler : İki ya da daha çok sözcüğün birleşip kaynaşmasından oluşan sözcükler yapıca bileşiktir.

<span style='font-family: "Arial"'>Ses Bilgisi</span>

Ünlüler (sesliler) : Ses yolunda herhangi bir engele uğramadan çıkan seslerdir. Ünlüler tek başlarına söylenebilen, tek başlarına hece ya da sözcük olabilen seslerdir.

Büyük Ünlü Uyumu : Ünlü harflerin, kalınlık-incelik yönünden uyumudur.

Büyük Ünlü Uyumuyla İlgili Kurallar :

- Büyük ünlü uyumuna uymayan çok az Türkçe sözcük vardır.
Örnek : ana (anne), alma (elma), kangı (hangi), karındaş (kardeş)
- Büyük ünlü uyumuna aykırı sözcükler genellikle yabancı kökenlidir.
Örnek : Silah, gazete, mevcut, insan
- Sözcüklere eklenen ekler de genellikle bu kurala uyar Ancak Türkçe'deki altı ek büyük ünlü uyumuna uymaz.
Örnek : akıl-lı, çimen-ler, çocuk-da, eviniz-de, yürü-yor, bakar-ken, akşam-ki, sabah-leyin, yeşil-imtrak, turunç-gil
- Bileşik sözcüklerde büyük ünlü uyumu aranmaz. Örnek : Atakule, Kadıköy

Küçük Ünlü Uyumu : Bir sözcükteki ünlülerin düzlük-yuvarlaklık yönünden uyumudur. Türkçe bir sözcüğün ilk hecesinde düz ünlülerden (a,e,ı,i) biri bulunuyorsa, diğer hecelerdeki ünlülerde düz olur.

Türkçe bir sözcüğün ilk hecesinde yuvarlak ünlülerden (o,ö,u,ü) biri bulunursa ikinci ve diğer hecelerde ya düz-geniş (a,e) ya da dar-yuvarlak (u,ü) ünlüler yer alır.

Küçük Ünlü Uyumuyla İlgili Kurallar :

- Dilimizde "o,ö" yuvarlak ünlüleri yalnızca ilk hecede kullanılabilir.
Örnek : Uymayanlar : doktor, motor, otobüs
Uyanlar : üzüm, kömür, soba
- Yuvarlak ünlülerden biriyle başlayarak bir hecede "a,e" düz ünlülerine geçen bir sözcük, düz ünlüden sonra düz ünlü gelir kuralına göre "ı,i" düz ünlülerine de geçebilir.
Örnek : böy-le-si-ni, oy-ma-cı-lık
- Türkçe sözcüklerin öncelikle büyük ünlü uyumuna uyması gerekir. Büyük ünlü uyumuna uymadığı halde küçük ünlü uyumuna uyan sözcükler Türkçe sözcük olmaz.
Örnek : misafir, tasvir, kalem
- Büyük ünlü uyumuna uymayan "-ki" eki, yuvarlaşarak küçük ünlü uyumuna uyar.
Örnek : dünkü, bugünkü
UYARI : İki heceli olup orta hecelerinde "b,m,v" ünsüzleri bulunan kimi Türkçe sözcükler, bu ünsüzlerin yuvarlaklaştırıcı etkisiyle küçük ünlü uyumuna aykırı düşer. Örnek: Yağmur, çamur, kabuk, tavuk, kavun

Ünsüzler (Sessizler) : Tek başlarına söylenemeyen, ancak bir ünlünün yardımıyla söylenebilen seslere ünsüz denir. Türkçe'de 21 ünsüz vardır.

Ünsüz Harflerin Özellikleri :

- Türkçe'de normalden kalın ya da ince okunan bir ünsüz yoktur.
Örnek : rüzgar, kagir, lazım
- Yansımaların dışında Türkçe sözcüklerin başında "c,ğ,l,m,n,r,z" ünsüzleri bulunmaz.
- Türkçe sözcüklerde "j,f" ünsüzleri hiç kullanılmaz. Örnek : fare, jambon, jilet
- Türkçe sözcükler iki ünsüzle başlamaz. Örnek : krem, spor, tren, plak, trafik
- Bileşik sözcükler ve özel isimler dışında Türkçe sözcüklerde "n-b" sesleri yanyana gelmez.
Örnek : İstanbul, Safranbolu, Sonbahar, Ambar, Kumbara, Perşembe

Ünsüzler çıkarılırken ses tellerinde titreşimli olmalarına karşın, kimi ünsüzlerin çıkışında titreşim olmadığı görülür. Bu açıdan değerlendirildiğinde ünsüzler, sert ve yumuşak ünsüzler olmak üzere iki grupta incelenir.

Ünsüz Benzeşmesi Kuralı : Sert ünsüzlerin (f,s,t,k,ç,ş,h,p) biriyle biten sözcüklere c,d,g yumuşak ünsüzlerinden biriyle başlayan bir ek getirildiğinde, bu eklerin başındaki
C, Ç 'ye D,T' ye G,K' ye dönüşür.
Ünsüz sertleşmesi kuralına aykırı yazımlar yazım yanlışı yaratır.

Ünsüz Yumuşaması (Değişimi) Kuralı : Bir sözcük p,ç,t,k sert ünsüzlerinden biriyle biterken, bu sözcüğe ünlüyle başlayan bir ek getirildiğinde, sert ünsüzler yumuşayarak;
p,b 'ye - ç,c 'ye - k,ğ 'ye - t,d 'ye dönüşür.
Örnek : Balık balığın
Kitap kitaba
Ağaç ağacı
Kağıt kağıdı
__________________


Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...
SHADOWS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15-12-2007, 00:46   #2 (permalink)
Standart

Türkçe'de Meydana Gelen Ses Olayları:

Ses Düşmesi : Kimi sözcüklerin çekimlenişinde veya türeyişinde, bir sesin düştüğü görülür.
a) Ünlü Düşmesi : İki heceli olan kimi sözcükler ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında ikinci hecelerinde bulunan ünlüyü düşürürler. Buna orta hece düşmesi de denir.
Omuz um omzum oğul u oğlu
Kahır ol kahrol seyir et seyret
Ayır ıntı ayrıntı sıyır ık sıyrık
Yalın ız yalnız yanıl ış yanlış
b) Ünsüz Düşmesi : Bazı sözcükler, çeşitli etkilerle birleşirken sözcüğün sonundaki ünsüz harf düşebilir. Bu olaya ünsüz düşmesi adı verilir.
Yumuşak cık yumuşacık sıcak cık sıcacık
Yüksek l yüksel küçük l küçül
Rast gelmek rasgelmek ast teğmen asteğmen
Bazı bileşik sözcüklerin oluşumunda bir hece veya ses düşmesi meydana gelir.
Ses Türemesi : Sözcükler kimi eklerle birleşirken zaman zaman araya başka yeni sesler girer. Türkçe'de ses türemesi olayına fazla rastlanmaz.
Ses türemesi yaratan başıca durumlar;

a) Ünlüyle biten sözcüklere, ünlüyle başlayan bir ek geldiğinde, Türkçe sözcüklerde iki ünlü yan yana gelemeyeceği için bu ünlülerin arasına "y,ş,s,n" ünsüzlerinden uygun olan biri gelir. Bu ses türemesine kaynaştırma da denir. Örnek :
Oku-y-an okuyan
Baba-s-ı babası
Yedi-ş-er yedişer
Elma-n-ın elmanın
b) Yardımcı eylemle yapılan bileşik eylemlerde ad soylu sözcükte ses türemesi görülür.
Örnek : his etmek hissetmek
Red etmek reddetmek
Bu sözcüklere ünlüyle başlayan bir ek getirildiğinde sözcüklerde aynı türeme ortaya çıkar.
Örnek : Af-ı affı
Had-i haddi
c) Kimi sözcükler pekiştirilirken ses türemesi meydana gelir.
Örnek : Yalnız yap-a-yalnız
Sağlam sap-a-sağlam
Dar-a-cık daracık
Bir-i-cik biricik

Ses Daralması : "a,e" geniş ünlüsüyle biten sözcüklere "-yor" şimdiki zaman eki getirildiğinde, bu geniş ünlüler daralıp değişerek "ı,i,u,ü" olur.
Örnek : bekle-yor bekliyor
Oyna-yor oynuyor
"-ma,-me" olumsuzluk ekleri de "-yor" ekiyle birleştiğinde daralarak "-mı, -mi, -mu, -mü" olur.
Örnek : gelme-yor gelmiyor
Bakma-yor bakmıyor
Ulama : Ünsüz harfle biten sözcüğün son ünsüz harfinin kendisinden sonra gelen ve ünlü harfle başlayan sözcüğün ilk hecesiyle birleştirilerek okunmasıdır. Örnek :
Dönülmez akşamın ufkundayız vakit çok geç
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç
__________________


Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...
SHADOWS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15-12-2007, 00:46   #3 (permalink)
Standart

<span style='font-family: "Arial"'>Yazım (İmla) Kuralları</span>

"ile" Sözcüğünün Ek Olarak Yazımı: "ile" sözcüğü kendinden önce gelen sözcüğe bitişik yazılırsa şu kurallara dikkat edilir :
A) Ünsüzle biten bir sözcüğe ile getirildiğinde başındaki " i " sesi düşer ve ünlü uyumuna uyar.
Örnek : Okulla ev arası yarım saat sürüyor. (okul + ile okulla)
Erzurum'a kadar trenle gittim. (tren + ile trenle)
B) Ünlüyle biten bir sözcüğe, ile getirildiğinde, başındaki " i " sesi " y " ye dönüşür, yine ünlü uyumuna uyar. Örnek : Buraya kendi ayağıyla geldi. (ayağı + ile ayağıyla)
Silgiyle kalem istedi benden. ( silgi + ile silgiyle)
"ki" nin Yazımı: "ki" eğer bağlaçsa;
A) Genel olarak iki cümleyi bağlama görevi yapar. Örnek:
Hava o kadar güzeldi ki kendimi hemen sokağa attım.
1. cümle 2. Cümle
Bir de baktım ki ortalıkta kimse kalmamış.
1. cümle 2. Cümle
B) Kişi ve işaret zamirlerinden sonra gelen "ki" de bağlaç olup ayrı yazılır. Örnek :
Ben ki, Bizler ki, Durum o ki
Kişi zamiri kişi zamiri işaret zamiri
C) Bazı bağlaçlarla birlikte kullanılmasına karşı, kalıplaşmış "ki" ayrı yazılır. Örnek :
Öyle ki, yeter ki, kaldı ki
UYARI : "ki", eğer bağlaçsa daima ayrı bir sözcük olarak yazılır. Ayrıca kendinden önce gelen sözcüğün ünlülerine uyum gösterip "kı" olmaz.

Kendinden önce gelen sözcüğe bitişik yazılan "ki" ler ise şunlardır :
A) "de" durum ekinden sonra gelip addan sıfat yapan "ki" : Örnek : evdeki hesap, kafamdaki plan, yoldaki insanlar
B) İlgi zamiri olan "ki" : Örnek : Seninki, sınıfınki, bizimki
C) Bazı bağlaçlarla kalıplaşan "ki" : Örnek : Oysaki, mademki, halbuki, sanki
D) Zaman bildiren sözcüklerden sonra gelen "ki" : Örnek : Dünkü, akşamki, az önceki

"de,da" Bağlacının Yazımı:
A) Genel olarak "dahi, bile" bağlaçlarıyla aynı anlamdadır. Bağlaç olup olmadığını anlamak için cümleden çıkarmayı deneriz. Cümleden çıkarıldığında, cümle yapısı bozulmazsa bağlaç olduğunu anlarız ve ayrı bir sözcük olarak yazarız. Örnek : Buraya kadar gelip de ona uğramamak olmaz.
Sen de çok oldun artık!
B) Bu bağlaç kendinden önce gelen sözcüğün ünlülerine kalınlık-incelik yönünden uyar. Örnek: Gençliğimizle birlikte umutlarımız da uçup gitti.
Onu gördüyse de görmezlikten geldi.
C) Kendinden önce gelen sözcük, sert ünsüzle bitse bile, bu bağlaç sertleşerek "te,ta" biçiminde yazılamaz. Yazılırsa yazım yanlışı ortaya çıkar. Örnek : Bu iş küçük te sen gözünde büyütüyorsun. (Yanlış)
Bu iş küçük de sen gözünde büyütüyorsun. (Doğru)

Bağlaç olan "de, da" ile, ad durum eki olan "-de, -da" karıştırılmamalıdır. "-de, -da" eğer ad ad durum ekiyse kendinden önce gelen sözcüğe bitişik yazılır. Cümleden çıkarıldığında cümlenin anlamı da yapısı da bozulur. Örnek : Bir süre sessizce yolda yürüdük.
Çiçeklerin kökünde bir hastalık var.

İki "de, da" üstüste gelirse birincisinin ad durum eki, ikincisinin bağlaç olduğu dikkate alınmalıdır.
Örnek : Telefon ettim evde de yokmuş.

"mi" Soru Edatının Yazımı:
A) "mi" soru edatı, cümleye soru anlamı katsa da katmasa da kendinden önce gelen sözcükten ayrı yazılır : Örnek : O da bizimle gelecek mi?
Gördün mü şimdi yaptığını!
Konuşmaya başladı mı susmaz.
B) "mi" soru edatı, ayrı yazılmasına karşın kendinden önce gelen sözcüğe, kalınlık-incelik ve düzlük-yuvarlaklık yönünden uyum sağlar. Örnek : Okudun mu? Güzel mi? Akıllı mı?
C) "mi" soru edatından sonra gelen zaman ve kişi eklentileri soru edatıyla bitişik yazılır. Örnek : Onunla sık sık görüşüyor musunuz?
Olanları bilir miydi de?

Tarihlerin Yazımı:
A) Gün ve ay adları, yanlarında rakam olmadan yazıldığında, küçük harfle başlar. Örnek : Oğlum aralık ayının soğuk bir gününde doğdu.
Önümüzdeki hafta, salı günü onu görmeye gidelim.
B) Belirli bir tarihi gösteren ay ve gün adları her yerde büyük harfle başlar. Örnek : 1986'nın Mart ayında başladı göreve.
Cumhuriyet 29 Ekim 1923 'te ilan edildi.
C) Gün ve ay bildiren tarihler şu şekilde yazılabilir : Örnek : 4 Aralık 1996
2.12.1996
4/12/1996

İkilemelerin Yazımı: İkilemeler daima ayrı yazılır ve ikilemeyi oluşturan sözcüklerin arasına hiçbir noktalama işareti konulmaz. Örnek : Soruları düşüne düşüne çözmelisin. (Doğru)
Yavaş, yavaş yerinden doğruldu. (Yanlış)

Pekiştirmelerin Yazımı: Sıfatların başına gelerek onların anlamlarını pekiştirmeye yarayan ön ekler, daima sıfata bitişik yazılır. Örnek : Bembeyaz örtü (Doğru)
Yapa yalnız adam (Yanlış)

Sayıların Yazımı: Sayıların rakamlarla gösterilmesi ya da yazıyla yazılmasına ilişkin başlıca kurallar şunlardır :
A) Herhangi bir anlatım türünde (roman, öykü, deneme, mektup) kesinlik anlamı önem taşımayan sayılar, yazıyla gösterilir. Örnek :
Bu kitabı yazalı beş yıl oldu.
Bahçede dört beş çocuk oynuyordu.
B) Kesinlik anlamı önem kazanan konularda, bilimsel yazılarda sayılar rakamla gösterilir.
Marmaris'te 2000 hektar orman yandı.
Baktım, termometre 30 dereceyi gösteriyordu.
C) Çok sıfırlı sayıların ana sayılardan sonraki basamakları yazı ile gösterilebilir . Örnek : 13 milyar, 20 trilyon
UYARI : Çek ve senetlerde sayı basamakları bitişik yazılır.

Kısaltmaların Yazımı:
A) Tek heceli sözcükler, ilk harfleri alınarak kısaltılır. Kısaltmanın sonuna nokta konur :
Sözcük kısaltılmış şekli
Zarf z.
Test t.
B) Çok heceli sözcükler, genellikle baştan iki ya da üç harf alınarak kısaltılır : örnek :
Sözcük kısaltılmış şekli
Cadde cad.
Doçent doç.
Bölük bl.
C) Özel adlar genellikle her sözcüğün ilk harfi alınarak kısaltılır. Kısaltmada harfler arasına nokta konmaz : Örnek :
Özel Ad Kısaltılmış şekli
Posta Telefon Telgraf PTT
Devlet Malzeme Ofisi DMO
D) Özel adların kısaltmalarına getirilen ekler, kesme işaretiyle ayrılır : Örnek :
Doğru Yanlış
TV'de TV'da
DMO'ya DMO'ne
ODTÜ'ye ODTÜ'ne

Bileşik Sözcüklerin Yazımı:
A) Kurallı (özel) bileşik eylemler daima bitişik yazılır : Örnek : Gidedur (mak), bakıver (mek), öleyaz (mak)
B) Yardımcı eylemlerle kurulan bileşik eylemlerde :
- Birleştirme sırasında ad soylu sözcükte herhangi bir ses düşmesi veya ses türemesi olmuyorsa ayrı yazılır : Örnek : Terk et(mek), pişman ol(mak)
- Birleştirme sırasında ad soylu sözcükte bir ses düşmesi ya da ses türemesi meydana gelirse bitişik yazılır. Örnek : seyir- seyret(mek), kahır- kahrol(mak), his-hisset(mek)
C) İki ya da daha çok sözcükten oluşmuş yerleşim merkezi adları bitişik yazılır : Örnek : Bahçelievler, Sivrihisar, Çanakkale
D) Bir heceli sözcüklerin başına geldiği bileşik sözcükler bitişik yazılır : Örnek : İlkbahar, Akdeniz, Önsöz, İlknur
E) Sıfat ya da ad tamlaması biçiminde oluşmuş ve öylece kalıplaşmış olan bileşik sözcükler bitişik yazılır : Örnek : Sivrisinek, Atakule, Topkapı, Beşevler

Deyimlerin Yazımı: Deyimler kaç sözcükten oluşursa oluşsun, deyimi oluşturan her sözcük ayrı yazılır. Örnek : Son günlerde bu şarkıyı diline doladı.
Bütün gece gözüme uyku girmedi.
Çok titizdir, her şeyde ince eleyip sık dokur.
Vurdumduymaz, kabadayı, çıtkırıldım.

Ünlüyle Biten Eylemlerin Yazımı: "a" ya da "e" geniş ünlüsüyle biten eylem kök ya da gövdelerine gene bu geniş ünlülerle başlayan herhangi bir ek getirildiğinde bu geniş ünlülerde herhangi bir ses daralması olmaz. Örnek :
Yanlış Doğru
Gelmiyen gelmeyen
Bilmiyerek bilmeyerek
Anlamıyan anlamayan

Kesme işaretinin Kullanımı:
A) Özel adlara gelen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılır : Örnek : Hikmet'ten, Yardım Sevenler Derneği'ne
B) Kısaltmalara getirilen ekleri ayırmada kullanılır. Örnek : TRT'ye, TMO'nun, ODTÜ'den
C) Sayılardan sonra gelen ekleri ayırmada kullanılır : Örnek : 1963'ten, 3'ün katları, 5'inci kat
D) Özel adlara gelen ve adlara aile anlamı katan "-ler" çoğul eki, kesme işaretiyle ayrılmaz. Özel adlara gelen "ve benzerleri" anlamı katan "-ler" çoğul eki kesme işaretiyle ayrılır : Akşam Ayşeler bize gelecek. (aile anlamında)
Bu topraklar daha nice Atatürk'ler yetiştirir. (ve benzeri anlamında)
E) Özel adlara gelen yapım ekleri kesme işareti ile ayrılmaz. Örnek : Urfalı, Çince, Türklük
F) Özel adlara gelen yapım eklerinden sonra eklenen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılmaz.
Adıyamanlılar, Fransızcadan, Atatürkçülerden

Büyük Harflerin Kullanımı:
A) Her cümlenin ilk harfi büyük yazılır. Örnek : Ona her konuda yardımcı olduk. Ülkemizde yedi bölge vardır.
B) Şiirde her dizenin ilk harfi büyük olur : Örnek :
Bu şehirden gidiyorum
Gözleri kör olmuş kırlangıçlar gibi
C) Yazı başlıklarının her sözcüğü büyük olur : Örnek : Sıfatların Genel Özellikleri
Ziraatte Yeni Buluşlar
D) Belli bir tarihi gösteren ay ve gün adları büyük harfle başlar : Örnek : 17 Mayıs, 1997, Salı
E) Bütün özel adlar büyük harfle başlar. Başlıca özel adlar şunlardır:
Kişi ad ve soyadları. Örnek : Kemal Cantürk
Hayvanlara verilen adlar. Örnek : Tekir, Karabaş
Ulus, din, mezhep, tarikat adları. Örnek : Araplar, İslamiyet, Alevilik
Ülke adları. Örnek : İspanya, Fransa
İl,ilçe,kasaba ve köy adları. Örnek : Manisa, Ayvalık, Gölcük
Bulvar, cadde ve sokak adları. Örnek : Atatürk Bulvarı, Çiğdem Mahallesi
Kıta, bölge, okyanus, deniz, göl, ırmak, dağ, ova ve orman adları. Örnek : Avrupa, Van Gölü
Özel bir ada bağlı olarak kullanılan yön adları. Örnek : Doğu Karadeniz, İç Anadolu
Kurum, kuruluş, dernek, makam ve işyeri adları. Örnek : Türk Tarih Kurumu, İş Bankası
Yapı, yapıt ve ören adları. Örnek : Ankara Kalesi, İnce Minare
Kitap, Dergi, Gazete, Yasa adları. Örnek : Nokta, Yeni Yüzyıl, Medeni Kanun
Bütün dil adları. Örnek : İngilizce, Farsça, Almanca
Bir özel ada bağlı olarak kullanılan ünvan ve takma adlar. Örnek :İnce Memet, Uzun Hasan
Tüm gezegen adları. Örnek : Merkür, Venüs, Mars
Özel adlardan türeyen sözcükler. Örnek : Türkçülük, Adıyamanlı, Kemalizm
UYARI : Dünya, Güneş ve Ay sözcükleri, gezegen anlamıyla (coğrafi terim) kullanılırsa büyük harfle, mecaz anlamda kullanılırsa küçük harfle başlar.
Dünya Güneş'in uydusudur, Ay da Dünya'nın
Başımda dünya kadar iş var.
Pencereden içeri güneş girdi.
__________________


Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...
SHADOWS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15-12-2007, 00:47   #4 (permalink)
Standart

<span style='font-family: "Arial"'>İsimler (Adlar)</span>

AD : Varlıkların ve kavramların dilde var olan karşılığına, sözcük türü yönünden ad denir.
Anlamlarına Göre Adlar :
Varlıklara Verilişlerine Göre Adlar :
Özel Adlar : Bir tek varlığı gösteren, bir tek varlığa verilmiş adlardır.
Örnek : Mustafa Kemal Atatürk, Asya, Türkiye, Ankara, Kızılay, Merkür, Akdeniz, Türk Tarih Kurumu, Türkçe vb.
Tür Adları (Cins İsimleri) : Aynı türden olan varlıkların tümünü birden gösteren adlardır. Vücut parçaları ve organ adları, akrabalık dalları, tüm hayvan ve bitki adları, tüm araç ve gereç adları tür adlarını oluşturur.
Örnek : Gövde, teyze, yılan, elma, kalem, süpürge vb.
Tür Adlarının Özellikleri : Bir tür adı, genel anlamda kullanıldığında, o türü oluşturan varlıkların tamamını anlatır. Örnek : Balık suda yaşar. Tüm balıkları gösterir.
Kitap en yakın arkadaştır. Tüm kitapları gösterir.
Bir tür adı, bazen o türün yalnızca bir ya da birkaç bireyini göstermede kullanılır. Örnek :
Kuş durmadan çırpınıyordu.Bir tek kuşu gösterir.
Kitap, savaş yıllarını anlatıyor. Bir tek kitabı gösterir.
Varlıkların Sayılarına Göre Adlar :
Tekil Adlar : Biçimce çoğullanmamış, “-lar, -ler” eki almamış adlardır. Örnek :
Çiçek, bardak, toka, çocuk vb.
Çoğul Adlar : Aynı türden olan birden çok varlığı gösteren adlar, “-ler, -lar” çoğul ekiyel çoğullanır. Örnek : insanlar, evler, halılar, aylar, geceler vb.
Topluluk Adları : Biçimce tekil oldukları halde anlamca çoğul olan adlardır. Örnek :
Orman, ordu, sürü, bölük, millet, aile, takım, grup vb.
UYARI : Tür adları (ağaç, çocuk, insan) o türe ait olanları tek tek düşündürürken; topluluk adları (orman, bölük, kurul) o türe ait olanların tümünü bir grup olarak düşündürür.
Topluluk adları biçimce tekil adlardır. Ancak (-lar, -ler) çoğul ekiyle çoğullanabilir. Örnek :
Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri ...!
Toplumlar kendi kültürlerini kendileri yaratır.
Kimi tür adları mecaz-ı mürsel yoluyla topluluk adı olabilir. Örnek :
Bütün sınıf, bu duruma üzüldü. (Sınıfın içindeki öğrenciler)
Meclis konuyu görüşüyor. (Meclisin içindeki Milletvekilleri)
Varlıkların Oluşlarına Göre Adlar :
Somut Adlar : Beş duyu organından en az biriyle algılanabilen varlık ve nesneleri gösteren adlardır. Örnek : Ses, hava, ışık, koku, su, rüzgar, vb.
Soyut Adlar : Beş duyudan hiçbiriyle algılanamayan adlardır. Örnek : cesaret, düşünce, sevinç, umut, özgürlük vb.
İş ve Eylem Gösteren Adlar : Eylem tabanlarından “-mek, -me, -iş” ekleriyle türeyen adlardır. Örnek : yürümek, bakmak, soruşturma, bakış, anlayış vb.
UYARI : Eylem adları bazı durumlarda sıfat olarak kullanılabilir. Örnek : yapma bebek, takma diş
Bazı kullanımlarda eylem adları, eylem anlamını yitirerek doğrudan ad olarak kullanılır. Örnek :
Değişik bir yemek yapmış, annesi.
Şimdi, bir dondurma olsa da yesek.
Ad Tamlamaları : En az iki adın, aralarında anlam bağlantısı kurarak oluşturduğu, bir nesnenin parçası olduğunu ya da bir nesnenin başka bir nesneyle tamamlandığını gösteren ad takımıdır. Ad tamlamalarında kullanılan tamamlayıcı öğeye tamlayan, birinci nesnenin parçası durumunda olan ikinci öğeye ise tamlanan denir. Örnek :
Denizin sesi bir melodi gibi geliyordu kulağıma.
Kış ayları burada oldukça ılıman geçiyor.
Ona hediye olarak yün gömlek aldım.
Ad Tamlamasıyla İlgili Bilgiler :
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Ad tamlamalarında birinci sözcük, tamlayan; ikinci sözcük tamlanan adını alır. Örnek :
Tamlayan Tamlanan
Çocuklar-ın ses-i
Küf koku-s-u
Ahşap ev
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Tamlayanın kişi zamiri (ben, sen, o, biz, siz, onlar) olduğu tamlamalara “zamir tamlaması” da denir ve tamlama ekleri değişir. Örnek :
Tamlayan Tamlanan
Ben-im kitab-ım
Sen-in düşünce-n
Biz-im evi-miz
Siz-in fikri-niz
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Ünlüyle biten sözcüklere tamlayan eki getirildiğinde araya “n”; tamlanan eki getirildiğinde araya “s” kaynaştırma ünsüzü gelir. Örnek : elmanın yarısı
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Ad tamlamalarında, asıl üzerinde durulan ve vurgulanan öğe tamlanandır. Sözgelimi; kapının kolu tamlamasında üzerinde durulan kavram koldur.
UYARI : “su ve ne” sözcüklerine “-ın, -in, -un, -ün” tamlayan eki getirildiğinde araya “n” değil “y” kaynaştırma ünsüzü girer. Örnek : suyun hızı neyin sesi
Ad Tamlaması Türleri
Belirtili Ad Tamlaması : Hem tamlayan hem de tamlanan eki almış olan ad tamlamalarıdır. Örnek :
Tamlayan Eki Tamlanan Eki
-ın, -in, -un, -ün -ı, -i, -u, -ü
Saat-in cam-ı
Su-y-un güc-ü
Felsefe-n-in sorunlar-ı
Belirtili Ad Tamlamasının Özellikleri :
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Tamlayanla tamlanan arasına başka sözcük ya da sözcük grupları girebilir.
Örnek : Çocuğun sabaha kadar süren ağlaması.
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Tamlayanla tamlananın yeri değişebilir.
Örnek : Vurur, deryalara ışığı adaların.
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Tamlayan ya da tamlanan birden çok kullanılabilir.
Örnek : Çocukluğumun acıları, sevinçleri, umutları.
Annemin, babamın ve kardeşimin özlemi.
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Tamlayan ya da tamlanana bağlı bir sıfat kullanılabilir.
Örnek : Yeşil gömleğin düğmeleri.
Çocuğun sarı saçları.
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Kişi ve işaret zamirleri belirtili ad tamlamalarında yalnızca tamlayan sözcük olarak kullanılır. Örnek : Senin araban
Bunun cezası
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Ad eylemler (mastarlar) hem tamlayan hem de tamlanan olur. Örnek :
Okumanın yararları
Çocuğun yürüyüşü
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Kimi durumlarda tamlayan ekinin yerini “-den, (-dan)” durum eki tutar. Örnek :
Çocuklardan birkaçı
Aşağıdakilerden hangisi
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Kimi durumlarda tamlayan ya da tamlanan sözcük düşer. Bu durumlarda ad tamlaması özelliği ortadan kalkar. Örnek :
Umutları suya düştü. Onun umutları
Ev, onlarınmış. Onların eviymiş.
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Bir belirtili ad tamlaması bir başka adı niteleyecek şekilde kullanılırsa, bir sıfat tamlamasının tamlayanı olur. Örnek : Anasının gözü adam
Sıfat Ad
Gözümün bebeği oğlum
Sıfat Ad
Belirtisiz Ad Tamlaması : Tamlayan sözcüğün ek almadığı tamlamalardır. Tamlayan, ek almadığı için belirsizlik ve genelleme anlamı taşır. Örnek :

Tamlayan Eki Tamlanan Eki
¾<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>-ı, -i, -u, -ü
Fındık kurt-u
Akrep yuva-s-ı
Fizik güc-ü
Belirtisiz Ad Tamlamasının Özellikleri :
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Tamlayan, tamlananın niteliğini gösterir. Örnek: Anne sevgisi, kan kırmızısı
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Tamlayan, tamlananın ne ile ilgili olduğunu gösterir.
Örnek : Sel felaketi, uçak bileti
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Tamlayan, tamlananın neden yapıldığını gösterir.
Örnek : Portakal suyu, tütün kolonyası
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Tamlayan tamlananın neye benzediğini gösterir.
Örnek :Parmak üzümü, sigara böreği
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Tamlayan, tamlananın nedenini bildirir.
Örnek : Matematik korkusu, sınav stresi
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Bir şeyin yapıldığını ya da bulunduğu yeri gösterir.
Örnek : Kıyı lokantası, uzay istasyonu
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Tamlayan tamlananın yapıldığı aracı belirtir.
Örnek : Söz sanatı, makine örgüsü
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Tamlayan, tamlananın ortaya çıktığı yeri belirtir.
Örnek : Amaysa elması, Maraş dondurması
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Kişi adları tamlayan olduğunda o kişilere ilişkin yapıt, buluş gibi kavramları belirtir.
Örnek : Naima tarihi, Newton Kanunu
Takısız Ad Tamlaması : Hem tamlayanın hem de tamlananın takı almadığı bir ad tamlamasıdır.
Örnek : Tamlayan Tamlanan
Yün ceket
Taş duvar
Cam kavanoz
Altın bilezik
Takısız Ad Tamlamasının Özellikleri :
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Takısız ad tamlamasının kuruluşunda, en önemli özellik, birinci adın ikincisinin neyden yapıldığını göstermesidir. Örnek : Gümüş kolye, kot pantolon, deri mont...
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Birinci ad, mecaz anlamda kullanılıp, mecazlı bir biçimde ikincinin neye benzediğini gösteriyorsa, yine takısız ad tamlaması oluşur.
Örnek : Selvi boy, tunç bilek, taş kafa
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Takısız ad tamlamalarında tamlayana “-den / -dan” eki gelebilir.
Örnek : Tahtadan köprü, yünden yorgan...
Zincirleme Ad Tamlaması : İki ya da daha çok ad tamlamasının iç içe kullanıldığı bri tamlama çeşididir. Zincirleme ad tamlamasında, tamlayan ya da tamlanan kendi içinde bir ad tamlaması oluşturur. Sözgelimi tamlayan bir ad tamlaması olabilir. Örnek :
A k ş a m s a a t l e r i n i n s e r i n l i ğ i.

Belirtisiz Ad Tamlaması Belirtili Ad Tamlaması
Tamlanan bir ad tamlaması biçiminde olabilir. Örnek :
Ç o c u ğ u n d e r i ç a n t a s ı.

Takısız Ad Tamlaması
Belirtili Ad Tamlaması
Hem tamlayan hem de tamlanan ad tamlaması biçiminde olabilir : Örnek :
Belirtili Ad Tamlaması

İ s t a n b u l t i y a t r o l a r ı n ı n b u n a l ı m y ı l l a r ı.

Belirtisiz Ad Tamlaması Belirtisiz Ad Tamlaması

Karma Tamlama : Tamlayan ya da tamlananı niteleyen bir sıfat veya sıfat grubunun kullanıldığı bir tamlama türüdür. Örnek :


Belirtili Ad Tamlaması



A d a m ı n i r i , s a r ı , ç a r p ı k d i ş l e r i.
Sıfat Grubu .
Tamlayan Tamlanan .
Karma Tamlama
Görevlerine Göre Adlar :
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Adlar, yalın durumda kullanıldığında, cümle içinde özne veya belirtisiz nesne görevinde bulunur. Örnek : Öğretmen başarılı öğrencilere hediye dağıttı.
Özne Belirtisiz Nesne
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Adlar, belirtme durumuyla çekimlendiğinde belirtili nesne görevi yapar. Örnek :
Tabloları duvara astık.
Belirtili Nesne
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Yönelme, bulunma, ayrılma (-e, de, -den) durumunda olan adlar cümlede dolaylı tümleç görevi yapar. Örnek : Pencereden dışarıya bakıyor, dışarıda olanları seyrediyordu.
Dol. Tümleç Dol. Tümleç Dol. Tümleç
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Ek-eylem (ek fiil) alan adlar, yüklem görevinde bulunur. Örnek :
Beni soran Ayşe’ymiş.
Yüklem
Yapılarına Göre Adlar : Adlar, yapıları yönünden üçe ayrılır :
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Basit Adlar : Herhangi bir yapım eki almamış, ya da başka bir sözcükle birleşerek yeni anlamda bileşik bir sözcük oluşturmamış adlardır. Örnek : taş, balık, sopa vb.
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Türemiş Adlar : Eylem ya da ad köküne bir yapım eki getirilerek yeni bir anlam kazanan ve gövde durumuna geçen adlardır. Örnek : sor-gu, ört-ü, seç-enek vb.
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Birleşik Adlar : Birden çok sözcüğün birleşerek yeni bir biçim ve anlam kazanması yoluyla oluşan adlardır. Örnek : bilgisayar, külbastı, aslanağzı vb.
Adların Diğer Özellikleri :
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Adlar, anlamları yönünden şöyle incelenebilir :
a)<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Kesin anlamlı adlar : Anlamı bilimsel bir tanımla kesinleşen adlardır.
Örnek : üçgen, sayı, şiir vb.

b)<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Adların bazıları kendi anlamını, işlevini yansıtır. Örnek : tarak, kazma süpürge vb.
c)<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Adların bir bölümü, sözcük anlamını düşündürmez.
Örnek : koltuk, havlu, elbise, tencere vb.
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Adlar, “-cik, -ce, -cek,-cağız” gibi ekleri alır. Bu ekler, eklendiği ada, şu anlamı katar.
a)<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>–cik eki getirildiği ada küçültme, sevgi ve acıma anlamları katar. Örnek :
Soru kitapçıkları dağıtıldı. Küçültme anlamı
Kapıyı güler yüzlü ninecik açtı. Sevgi
Kedicik bütün gece dışarıda kalmış. Acıma
b)<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>“-ce” eki getirildiği ada, görelik, karşılaştırma, abartma, uygun ve yakışır olma anlamları katar. Örnek :
Gönlümce bir tatil yapamadım. Görelik
Akılca üstün biriydi. Karşılaştırma.
Yüzlerce sivrisinek beni ısırdı. Abartma.
Bize dostça davrandı. Uygun, yakışır olma.
c)<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>–“-cağız” ve “-cek” eki, eklendiği ada acıma anlamı katar.
Örnek : adamcağız, yavrucak
__________________


Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...
SHADOWS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15-12-2007, 00:48   #5 (permalink)
Standart

<span style='font-family: "Arial"'>Sıfatlar (Ön Adlar) : </span>
Sıfat : Adların önüne gelerek onları çeşitli yönlerden niteleyen ya da belirten sözlerdir. Örnek :
İyi insan, üç çocuk, bulanık su, bazı kitaplar, hangi ev
Örneklerde de görüldüğü gibi sıfatlar, bir adın önüne gelerek onu niteleyen, belirten onları çeşitli yönlerden gösterip sınırlayan bir sözcük çeşididir. Bir sözcüğün sıfat görevi kazanabilmesi için mutlaka bir adın ya da zamirin önüne gelerek onu nitelemesi ya da belirtmesi gerekir.
Görevlerine Göre Sıfatlar :
Niteleme Sıfatları : Bir adın önüne gelerek onu durum, renk ve biçim yönünden gösteren onu çeşitli özellikleriyle belirleyen bir sıfat çeşididir. Örnek :
mavi gömlek, siyah pantolon, gri bulutlar (renk)
çalışkan öğrenci, yaşlı adam, solgun yüzler (durum)
uzun boy, dar giysi, geniş salon (biçim)
<span style='font-family: "Arial"'> Belirtme Sıfatları :</span> Adların önüne gelerek onları işaret, belgisizlik, soru ve sayı yönünden gösterip belirten bir sıfat çeşididir. Belirtme sıfatları, adları belirtmedeki farklılıklarına göre kendi içinde dört ana gruba ayrılarak incelenir :
<span style='font-family: "Arial"'> İşaret Sıfatları :</span> Adları işaret yoluyla gösterip belirten bir sıfat çeşididir. Örnek : bu ev, şu sokak, o yıllar, öteki kapı, diğer elbise, beriki adam
İşaret Sıfatlarının Özellikleri :
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>İşaret sözcükleri, bir adın önüne gelerek onları işaret yoluyla gösterirse, işaret sıfatı; bir adın yerini tutacak biçimde kullanılırsa, işaret zamiri olur. Örnek :
O kitabı ben de okudum.
İşaret Sıfatı
Onu, ben de okudum.
İşaret Zamiri
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>“İşte” sözcüğü doğrudan işaret sıfatı olarak kullanılabileceği gibi bir işaret sıfatının başına gelerek onun anlamını pekiştirebilir. Örnek : İşte Halep, işte arşın. İşaret sıfatı.
İşte bu adam. İşaret sıfatının anlamını pekiştirir.
Belgisiz Sıfatlar : Bir adın önüne gelerek onu sayı, ölçü, miktar ve özne yönünden tam ve kesin olarak değil de aşağı yukarı, belli belirsiz bir biçimde gösteren sıfat çeşididir. Örnek : Birkaç soruma cevap veremedi.
Birçok sorunum var, hangisini çözeceksin?
Kimi insan, artık böyle düşünmüyor.
Bütün çocuklar güzeldir.
Fazla mal göz çıkarmaz.
Öğretmen, her insana güvenilmeyeceğini söyledi.
Belgisiz Sıfatların Özellikleri :
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>“Her, birkaç, hiçbir, herhangi, bir, biraz” gibi belgisiz sözcüklerinden sonra gelen adlar çoğul eki almadan kullanılır. Örnek : Her insan böyle düşünmez.
Birkaç kitap okumakla adam olunmaz.
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>“Bütün, kimi, bazı” belgisiz sözcüklerinden sonra gelen adlar tekil de çoğul da kullanılabilir. Örnek : Bütün ağaçlar çiçek açtı.
Kimi kitaplar işe yaramaz.
Bazı çocuk ders çalışmayı sevmez.
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>“Bir” sözcüğü, bir adın önüne gelerek ona “herhangi bir” sözcüğünün anlamını katarsa “bir” sözcüğü belgisiz sıfattır; “tek” anlamını katarsa, sayı sıfatı olur. Örnek: Bir bayram onu ziyaret edelim. Belgisiz sıfat
Testte yalnızca bir soruyu çözememiş. Sayı sıfatı
<span style='font-family: "Arial"'>Soru Sıfatları :</span><span style='font-family: "Arial"'> </span>Bir adın önüne gelerek onu soru yoluyla gösterip belirten, bir sıfat çeşididir. Soru sıfatları, adların özelliklerini, sayısını, yeriyle ilgili açıklamaları soru yoluyla gösteren bir sıfat çeşididir. Örnek : Nasıl bir ev istiyormuş?
Soru Sıfatı
Sınıfta kaç öğrenci vardı?
Soru Sıfatı
Oraya hangi yoldan gidilir.
Soru Sıfatı
Asansör kaçıncı kata çıktı?
Soru Sıfatı
Babası ne yapıyormuş?
Soru Sıfatı
Soru Sıfatlarının Özellikleri :
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Soru sözcükleri, bir adın önüne gelerek, onu soru yoluyla belirtirse soru sıfatı; bir adın yerini tutacak şekilde kullanılırsa soru zamiri; bir eylemin önüne gelip, onun anlamını pekiştirip sınırlarsa soru zarfı olur. Örnek :
Çocuk ne işle uğraşıyor. Soru sıfatı
Çarşıdan sana ne alayım? Soru zamiri
Buralarda ne dolaşıp duruyorsun. Soru zarfı.
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Soru sıfatları, her zaman cümleye soru anlamı vermez. Örnek :
Hangi okula gidiyormuş? Soru anlamı verir.
Hangi okula gittiğini bilmiyorum. Soru anlamı vermez.
<span style='font-family: "Arial"'>Sayı Sıfatları :</span> Sayı adlarıyla sayı adlarından “-inci, -ar(-er), -ız(-iz)” ekleriyle türemiş sözcükler bir adın önüne gelerek, o adı, sayı yönünden gösterip belirtirse, sayı sıfatı olur. Ayrıca, “ilk” ve “son” sözcükleri sıralama bildirdiği için adların önünde yer almaları halinde sayı sıfatı olur. Sayı sözcükleri, aslında bir addır. Bunlar, bir adın önüne gelerek kullanılırsa, sıfat olma özelliği kazanır. Örnek : İki, bir doğal sayıdır.
Ad
İki kişi yolda önünü kesmiş. Sıfat Ad
Sayı sıfatları, görevleri yönünden beşe ayrılır :
Asıl sayı sıfatları : Adların sayısını gösterir. Örnek : beş kalem, üç çocuk, bin lira
Sıra sayı sıfatları : Sayı sözcüklerine ”-inci” eki getirilerek onlara sıra anlamının verilmesidir. Örnek : dördüncü kat, üçüncü sokak, ikinci sınıf
Üleştirme sayı sıfatları : Sayılara “-ar, -er” ekinin getirilmesiyle onlara paylaştırma ve eşitlik anlamı veren bir sıfat çeşididir. Örnek : ikişer elma, yüzer lira, birer elbise
Kesir sayı sıfatları : Adların kesir bildiren sayılarla gösterilmesidir. Örnek : yüzde elli kar, üçte bir hata, yüzde on şans
Topluluk sayı sıfatları : Sayı sözcüklerine “-ız, -iz” ekinin getirilmesiyle onlara topluluk anlamı veren bir sıfat çeşididir. Örnek : ikiz çocuklar, beşiz bebekler
<span style='font-family: "Arial"'>Yapılarına Göre Sıfatlar :</span> Sıfatlar yapıları yönünden üçe ayrılır:
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span><span style='font-family: "Arial"'>Basit Sıfatlar :</span> Kök durumunda olan sıfatlardır. Örnek : iki sandal, eski yüzler, bu ev
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span><span style='font-family: "Arial"'>Türemiş Sıfatlar :</span> Ad ya da eylem tabanlarına çeşitli yapım eklerinin getirilmesi ile oluşan sıfatlardır. Örnek : bulanık su, bitkin yüzler, kapıdaki nöbetçi, susuz yaz
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span><span style='font-family: "Arial"'>Bileşik Sıfatlar :</span> Birden çok sözcüğün, birleşmesinden oluşan sıfatlara yapıları yönünden bileşik sıfat denir. Bileşik sıfatlar iki grupta incelenir.
Ø<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Kaynaşmış Bileşik Sıfatlar : Anlam olarak bir tek kavramı gösterdiği için biçimce bileşik yazılan sıfatlardır. Örnek : yalın-ayak çocuklar, boş-boğaz kadınlar
Ø<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Kurallı Bileşik Sıfatlar : Biçimsel olarak ayrı yazılmalarına karşın belli bir kurala bağlı olarak anlamca kaynaşmış olan sıfatlardır.
Kurallı bileşik sıfatlar genel olarak şu yollarla yapılır :
Bir sıfat tamlamasında tamlanan durumundaki ada “-lı, -li” ekinin getirilmesiyle : Örnek :
Sıfat tamlaması sıfat tamlaması
Büyük kapı-lı ev güzel göz-lü kız
Sıfat Ad Sıfat Ad
Sayı sıfatlarıyla kurulan sıfat tamlamalarında tamlanan durumundaki ada - lı, -lik ekinin getirilmesiyle: Örnek : Sıfat tamlaması Sıfat tamlaması
On yıl-lık bekleyiş iki ay-lık süre
Sıfat Ad Sıfat Ad
Bir takısız ad tamlamasında, tamlayan durumundaki ada “-lı, -li” ekinin getirilmesiyle : Örnek : Takısız ad tamlaması Takısız ad tamlaması
Mermer sütun-lu saray deri mont-lu çocuk
Sıfat Ad Sıfat Ad
Bir sıfat tamlamasında adla sıfatın yeri değiştirilerek ada üçüncü tekil kişi iyelik eki (-i, -si) getirmesiyle : Örnek : yıkık duvar duvarı yıkık ev
Sıfat tamlaması
Kırık cam camı kırık pencere
Sıfat tamlaması
Ayrılma (-den) durum eki almış bir addan sonra kullanılan ad eylemler birleşik sıfat oluşturur. Örnek : baba-dan kalma ev
Sıfat Ad
Ana-dan doğma sakat
Sıfat Ad
Sıfatlarla İlgili Özellikler :
<span style='font-family: "Arial"'>San (Unvan) Sıfatları :</span> İnsan adlarıyla birlikte kullanılır. İnsanların rütbe, derece ve sosyal durumlarına göre onların adlarına eklenen saygı, tanıtma sözcükleridir. Kişi adlarının başında veya sonunda ya da hem başında hem de sonunda kullanılabilirler. Örnek : Bekir Sıtkı Bey
Damat Ferit Paşa
Doktor Ahmet Bey
Profesör İsmail Hakkı
Gazi Osman Paşa
Sıfatlarda Pekiştirme : Niteleme sıfatlarının anlamını güçlendirmek amacıyla onların pekiştirilmesidir. Niteleme sıfatları, iki şekilde pekiştirilir:
a)<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Niteleme sıfatındaki ilk ünlünün sonuna “m,p,r,s” ünsüzlerinden uygun olan birinin getirilmesi yoluyla:
Örnek : tertemiz ev, bembeyaz gömlek, upuzun boy, masmavi deniz
b)<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>İkileme yoluyla :
Örnek : eğri büğrü yollar, pırıl pırıl su, irili ufaklı taşlar, sarı sarı liralar
<span style='font-family: "Arial"'>Sıfatlarda Küçültme :</span> Niteleme sıfatlarının sonuna “-cik, -cek, -ce, (-i)msi ve (-i)mtrak” eklerinden uygun olan birinin getirilmesiyle onların anlamlarında ve derecelerinde bir azalma ve daralmanın meydana gelmesidir. Örnek :
büyücek ev büyüğe yakın
kalınca kitap kalın gibi
yüksekçe tepe yükseğe yakın
acımsı biber acıya yakın
kızılımtrak hava kızıla yakın
<span style='font-family: "Arial"'>Sıfat Tamlamaları :</span> Sıfatların, adları nitelemesi veya belirtmesiyle oluşmuş söz gruplarına sıfat tamlaması denir. Tamlayan Tamlanan
Sıfat Ad
Sıfat tamlamalarında sıfat tamlayan olup önce, ad tamlanan olup sonra gelir.
Örnek : Tamlayan Tamlanan
Engin deniz
Sessiz sedasız ortam
İşe yaramaz eşyalar
Bazı insanlar
Bu fikir

Sıfat Tamlamalarının Özellikleri :
Ø<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Sıfat tamlamalarında, tamlayan ya da tamlanan birden çok kullanılabilir. Örnek :
Uzun boylu esmer çocuk
Tamlayan Tamlanan
Kırmızı elbise, ayakkabı ve çanta
Tamlayan Tamlanan
Ø<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Sıfatlar, bir ad tamlamasında tamlayan ya da tamlanan görevinde kullanılabilir.
Örnek : Sıfat tamlaması Sıfat tamlaması
Yeşil köşkün lambası çocuğun masmavi gözleri
Kareli yatak örtüsü
Sıfat Belirtisiz ad tamlaması
Bir yaz günü
Sıfat Belirtisiz ad tamlaması
<span style='font-family: "Arial"'>Sıfatların Adlaşması : </span> Bir niteleme veya sayı sıfatı, cümlede bir adın önüne gelmezse ya da çoğul, tamlama ve ad durum eklerinden biriyle çekimlenmiş olarak kullanılırsa, tür yönünden adlaşır. Bunlara adlaşmış sıfat denir. Örnek :
Yaşlı adam ayağa kalktı.
Sıfat Ad
Yaşlı ayağa kalktı.
Adlaşmış sıfat.
Umutsuz insanlar başarılı olamaz.
Sıfat Ad
Umutsuzlar, başarılı olamaz.
Adlaşmış Sıfat
__________________


Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...
SHADOWS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15-12-2007, 00:48   #6 (permalink)
Standart

<span style='font-family: "Arial"'>Zamirler (Adıllar):</span> Ad olmadıkları halde cümle içinde geçici olarak, bir adın yerini tutan ve bir adın gösterdiği bütün özellikleri gösteren sözcüklere veya eklere zamir (adıl) denir. Örnek :
Polis aniden yere düştü, onu gördün mü?
Ad Zamir
Anlamlarına Göre Zamirler :
<span style='font-family: "Arial"'>Kişi Zamirleri :</span> İnsan adlarının yerine kullanılan “ben, sen, o, biz, siz, onlar” ile kimi durumlarda insan adının yerine geçen “kendi” sözcükleridir. Örnek :
Olanlara ben de çok üzüldüm.
İsterseniz, bir de siz bakın.
Sabahtan uğradım ben bir güzele.
Güzel ağlatmadı, güldürdü beni.
Kişi Zamirinin Özellikleri :
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>“Kendi” kişi sözcüğü, cümlede bir insan adının yerine kullanılırsa yedinci bir kişi zamiri olur. Örnek : Bakalım kendisi ne diyor?
Bu konuda kendin karar vermelisin.
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>“Kendi” kişi zamiri, diğer kişi zamiriyle “ben kendim, sen kendin, o kendisi, biz kendimiz, siz kendiniz, onları kendileri” biçiminde kullanılırsa kişi zamirlerinin anlamını pekiştiren bir sözcük olur. Örnek : Ben geldim. Ben, kendim geldim.
O düşünmüş. O, kendisi düşünmüş.
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>“Kendi” kişi zamiri, ikilime biçiminde kullanılarak bir eylemi nitelerse, durum zarfı olur.
Örnek : Çocuk kendi kendine oynuyor. (Nasıl oynuyor?)
Durum Zarfı
Kadın kendi kendine söylendi. (Nasıl söylendi?)
Durum Zarfı
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>“Kendi” kişi sözcüğü, öznenin yaptığı işi gene özneye dönmesini sağlayarak cümleye dönüşlülük anlamı katar. Bu yüzden dönüşlülük zamiri adını da alır. Örnek :
Adam kendini yaktı.
Çocuk kendini asmış.
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Kişi zamirleri, tamlamalarda, tamlayan olabilmelerine karşın, tamlanan olamazlar. Örnek :
Benim arkadaşım, senin isteklerin, onun gönlü.
Kendisinin sözleri, çocuğun kendisi.
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>“Ben” ve “sen” kişi sözcükleri, adın yönelme (-e) durumuyla çekimlendiğinde ses değişimine uğrayarak “bana” ve “sana” olur.
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>“O” sözcüğü insan dışındaki varlıkların yerine geçtiği zaman işaret zamiri olarak da kullanılabilir. Örnek : O bu işe çok kızacak. Kişi zamiri
O, dosyalanıp kaldırıldı. İşaret zamiri
UYARI : “O” kişi zamiri bir adı niteleyip işaret sıfatı olan sözcükle karıştırılmamalıdır.
“O” kişi zamirinden sonra virgül getirilmezse anlam karışıklığı meydana gelebilir.
<span style='font-family: "Arial"'>İşaret Zamirleri :</span> Adların yerini işaret ederek tutan sözcüklerdir. “Bu, şu, o” ve çoğul şekilleri olan “bunlar, şunlar, onlar” adın yerini işaret ederek tutarlarsa işaret zamiri olurlar.
Bu yakındaki bir ad. (Bunlar)
Şu, biraz uzaktaki bir ad. (Şunlar)
O, ise daha uzaktaki bir ad. (Onlar) gösterir ve onların yerini tutar. Örnek :
Bunu bir de babama soralım.
Şu, Fatih zamanından beri ayakta.
Onları, bana ver, şunları, sen al.
İşaret Zamirlerinin Özellikleri :
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>“O” ve “Onlar” sözcükleri kişi adının yerini tuttuklarında “kişi”, kişi dışında herhangi bir varlık ya da nesne adının yerini tuttuklarında “işaret” zamiri olurlar. Örnek :
O, kitabı beğenmediğini söyledi. Kişi zamiri.
O, sınıfın, duvarına asılacak. İşaret zamiri.
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>“Buna, şuna, ona, öteki, beriki, böyle, şöyle, öyle” sözcükleri de adın yerine kullanılarak işaret zamiri olur. Örnek : Burayı sen temizle. İşaret zamiri.
Gel de böylesine inan. İşaret zamiri.
Öteki, başını eğip dinledi. İşaret zamiri.
UYARI : İşaret zamirinden “bu, şu ve bunlar, şunlar” sözcükleri bir kişi adı yerine kullanılabilirler. Bu durum diğer işaret zamirleri için de geçerlidir. Örnek :
Bu, adam çağırdı. (Bu adam)
zamir Sıfat
Şu, insanlara kızıyor. (Şu insanlar)
Zamir sıfat
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>İşaret zamirleri belirtili ad tamlamalarında tamlayan ya da tamlanan olarak kullanılabilirler.
Örnek : Bunun acısı
Evin şurası
Öbürünün derdi.
İnsanın böylesi
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>İşaret sözcüklerinin yalın ve tekil şekilleri (bu, şu, o) işaret zamiri olup da cümlede bir adın önünde kullanılırsa araya mutlaka virgül (,) işareti konur. Aksi halde anlam karışıklığı ortaya çıkar. Örnek : Bu, kitabın önsözüne eklenecek.
İşaret zamiri
Bu kitabın önsözüne eklenecek.
İşaret zamiri
<span style='font-family: "Arial"'>Belgisiz Zamirler :</span> Bir adın yerini tuttukları halde, hangi adın yerini tuttukları tam olarak belli olmayan zamirlerdir. Adları sayı, ölçü miktar ve özne yönünden tam değil de belli belirsiz bir biçimde göstererek onların yerini tutarlar.
Belgisiz zamir olarak kullanılan başlıca sözcükler şunlardır : Kimisi, kimileri, kimi, biri, birisi, birileri, birkaçı, bazısı, bazıları, çoğu, birçoğu, birçokları, başkası, birazı, fazlası, bir kısmı, hepsi, kimse, tümü herkes, hepimiz gibi. Örnek : Kimsenin ahı kimsede kalmaz.
Çoğu gitti, azı kaldı. Birçoğu, bu durumdan habersiz.
Hepsine benden selam söyle. Kimi ağlarken kimi gülüyor.
Başkalarını değil, biraz da bizi düşün. İçlerinden birisi bana çok tanıdık geldi.
Belgisiz Zamirlerin Özellikleri :
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Belgisiz zamirler belirtili ad tamlamalarında tamlayan ya da tamlanan olarak kullanılabilirler. Örnek : Birkaçının düşüncesi Çocukların birkaçı
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Kişi ve işaret zamirlerinden bazıları ikileme oluşturacak biçimde kullanılırsa belgisiz zamir olur. Örnek : Onun bunun sözüne uyma Seni beni hiç dinler mi o?
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>“Şey” sözcüğü, belirsiz bir adın yerini tuttuğu için belgisiz zamirdir. Örnek :
Çarşıdan şey aldım. Şey sordu.
<span style='font-family: "Arial"'>Soru Zamirleri :</span> Adların yerini soru yoluyla tutan bir zamir çeşididir. Soru zamirleri sor sorarak adların yerine kullanılan sözcüklerdir denilebilir. Örnek :
Bu kitabı kim yırttı? (Ali yırttı.)
Senden ne istiyor? (Para istiyor.)
Dün akşam nereden geliyordun? (sinemadan)
Hangisini daha çok beğendin? (şunu)
Yolda kime rastlamış? (bir arkadaşına)
Soru Zamirlerinin Özellikleri :
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Soru sözcükleri bir eylemin anlamını etkileyecek bir biçimde kullanılırsa, soru zarfı olur. (Ne, Nasıl?) Örnek : Buralarda ne dolaşıp duruyorsun? Niçin? Anlamında.
Bu havada buraya nasıl gelmiş? Ne şekilde anlamında
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Soru zamirleri, bir belirtili ad tamlamasında tamlayan ya da tamlanan olarak kullanılabilir. Örnek : Kimlerin parası?
Çocukların hangisi?
Adamın nesi?
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Bazı soru sözcükleri bir adın önüne gelerek onu soru yoluyla belirtirse, soru sıfatı olur. (hangi, kaç, ne, nasıl) Örnek :
Hangi okulu bitirmiş?
Soru sıfatı Ad
Bunlara kaç para verdiniz?
Soru Sıfatı Ad
Ne yapıyormuş?
Soru Sıfatı Ad
<span style='font-family: "Arial"'>İlgi Zamiri :</span> Bir belirtili ad tamlamasında tamlanan durumundaki ikinci adın yerini tutan “-ki” ekine ilgi zamiri denir. Örnek : Salonun duvarları temiz ama odalarınki kirli.
Odalarınki odaların duvarları
Benim kalemim seninkinden iyi yazıyor.
Seninki senin kalemin
İlgi Zamirinin Özellikleri :
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>İlgi zamiri, tamlamada tamlananın yerini tutar. Tamlanan tekrar yazılmak istendiğinde “-ki” atılabilir. Örnek : Bunun-ki daha canlı. Bu kazağın renkleri daha canlı.
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>İlgi zamiriyle, addan sıfat türeten “-ki” eki karıştırılmamalıdır. “-ki” eğer ilgi zamiriyse bağlandığı sözcük (-in, -im) tamlayan eklerinden sonra kullanılır. Addan sıfat yapan “-ki” ekinde böyle bir durum yoktur. Örnek :
Eğil salkım söğüt eğil, bu benimki sevda değil. Ben-im-ki
Çocuğunki daha mantıklı. Çocuk-un-ki
Evdeki hesap çarşıya uymaz. Ev-de-ki Addan - sıfat
Geceki yağmur ortalığı batırmış. Gece-ki türetir.
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Bir adın sonuna gelerek, o varlığın sahibini, kime ait olduğunu gösteren (-im, -in, -i, -imiz, -iniz, -leri) iyelik eklerine iyelik zamiri denir. Örnek :
Kalemim (benim kalemim) kalemimiz (bizim kalemimiz)
Kalemin (senin kalemin) kaleminiz (sizin kaleminiz)
Kalemi (onun kalemi) kalemleri (onların kalemleri)
Yapılarına Göre Zamirler : Zamirler yapıları yönünden iki grupta incelenir.
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span><span style='font-family: "Arial"'>Basit (Yalın) Zamirler :</span> Hiç yapım eki almamış, kök durumunda olan ya da yalnızca çekim eki alan zamirlerdir. Örnek : ben, şunda, bazıları, kim, bizlerden, onun vb.
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span><span style='font-family: "Arial"'>Bileşik Zamirler : </span><span style='font-family: "Arial"'> </span>İki sözcüğün birleşmesinden oluşan zamirlerdir. Örnek :
Birçoğu, kimse, birkaçı, herhangi biri vb.
UYARI : Yapım eki alarak türetilen zamirlerde vardır. Örnek : Bu - ra, şu -ra
Zamirlerin Görevleri : Zamirler, cümlede bir adın yerini tutan sözcük türü olduğu için cümlede bir ad gibi, özne, nesne, dolaylı tümleç ve yüklem görevinde kullanılabilirler.
Örnek : Seni buraya babam çağırdı.
Bu işin aslını bir de biz araştıralım.
Aradığımız ev şuradaymış.
__________________


Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...
SHADOWS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15-12-2007, 00:49   #7 (permalink)
Standart

<span style='font-family: "Arial"'>Zarflar (Belirteçler) </span>
<span style=\'font-family: "Arial"\'> </span></span>Eylemleri, eylemsileri ve zarf türünde olan başka sözcükleri anlam yönünden pekiştiren ya da kısıtlayarak sınırlayan sözcük çeşididir. Örnek :
Adam akıllı davranıyor.
Zarf Eylem
Adam, akıllı davranarak işini yürütüyor.
Zarf Eylem
Adam, çok akıllı birine benziyor.
Zarf Sıfat Zamir (ad)
Adam, bu işte çok akıllı davrandı.
Zarf Zarf Eylem
Anlam ve Görevlerine Göre Zarflar :
<span style=\'font-family: "Arial"\'>Zaman Zarfları :</span> Eylemleri ve eylemsileri zaman yönünden gösteren, bunları zaman olarak sınırlayan bir zarf çeşididir. Zaman zarflarını bulabilmek için eylem ve eylemsi tabanlarına “Ne zaman?” sorusu yöneltilir. Örnek :
Demin buradaydı, şimdi yok oldu.
Geç fark ettim, taşın sert olduğunu.
Yıllar önce değil ağaç, bir yeşil ota bile rastlayamazdık.
Kışın giyeceğim diyerek ucuzluktan bir sürü kazak aldı.
Yirmi yaşında evlenip çoluğa çocuğa karışmış.
Zaman Zarfının Özellikleri :
ü<span style=\'font-family: "#39Times New Roman#39"\'> </span>Zaman bildiren sözcükler, eyleme, ya da eylemsiye yöneltilen “Ne zaman?” sorusuna yanıt verirlerse, zaman zarfı; zaman kavramını karşılarsa, tür yönünden ad olurlar. Örnek : Erkenden yat, sabah yola çıkacaksın.
Zaman Zarfı
Sabah yeni umutların doğuşudur.
Ad
ü<span style=\'font-family: "#39Times New Roman#39"\'> </span>Ad ve sıfat tamlamaları cümle içinde zaman zarfı olarak kullanılabilir. Örnek :
Ertesi gün başladı, gün doğmadan yolculuk.
Sıfat tamlaması
Gece yarısı bir patlama oldu.
Ad tamlaması
<span style=\'font-family: "Arial"\'>Durum Zarfları :</span> Eylemlerin ya da eylemsilerin nasıl olduğunu, ne durumda bulunduğunu gösteren bir zarf çeşididir. Durum zarflarını bulabilmek için eylem ve eylemsilere “Nasıl?” sorusu yöneltilir. Örnek : Adam aniden karşıma çıktı.
Sahnedeki sanatçıyı hayranlıkla izliyor.
Beni iyi dinle, sonra pişman olursun.
Çocuklar odalarında sessiz sessiz oynuyor.
Kapıyı çalıp yavaşça girdi.
Durum Zarfının Özellikleri :
ü<span style=\'font-family: "#39Times New Roman#39"\'> </span>Bir sözcük, bir adı veya zamiri nitelerse, sıfat; bir eylemi ya da eylemsiyi nitelerse, durum zarfı olur. Örnek :
O iyi insanlar, o güzel atlara bindiler ve çekip gittiler.
Sıfat Ad Sıfat Ad
İyi düşünüp güzel konuştu.
Zarf Eylemsi Zarf Eylemsi
ü<span style=\'font-family: "#39Times New Roman#39"\'> </span>İkileme biçiminde kurulan, pekiştirilmiş olan ve edatla öbekleşen kimi sözcükler eylem ve eylemsiyi etkileyerek zarf görevinde kullanılabilir. Örnek :
Güneş pırıl pırıl parlıyordu. İkileme
zarf
Deniz masmavi görünüyordu Pekiştirme
zarf
Çamaşırları sakız gibi yıkamış. Edat öbeği
Zarf
<span style=\'font-family: "Arial"\'>Yer-yön Zarfları :</span> Eylemlerin ve eylemsilerin gerçekleştiği yeri ve yöneldiği yönü gösteren bir zarf çeşididir. Yer-yön zarflarını bulabilmek için eylem ve eylemsilere “Ne yöne, Ne tarafa?” soruları yöneltilir. Örnek :
Az önce dışarı çıktı.
Adam bir adım geri çekildi.
İleri atılıp sellercesine, göğsünden vurulup tam ercesine.
Bırak bekle, asansör yukarı çıkıyor.
Yer-yön Zarfının Özellikleri :
ü<span style=\'font-family: "#39Times New Roman#39"\'> </span>Yer-yön bildiren sözcüklerin yer-yön zarfı olabilmesi için mutlaka bir eylemi ya da eylemsiyi göstermesi gerekir. Aksi halde bunlar başka bir sözcük oluşturur.
§<span style=\'font-family: "#39Times New Roman#39"\'> </span>Bir adın önüne gelerek adı etkilerse sıfat olur. Örnek :
Yukarı mahalle, aşağı kat, ileri adım
Sıfat Ad Sıfat Ad Sıfat Ad
§<span style=\'font-family: "#39Times New Roman#39"\'> </span>Ad durum ekleriyle çekimlenirse ad olur. Örnek :
İçeriye bir yabancı girdi.
Ad
Biraz geriye git.
Ad
Dışarıda kar, içeride sımsıcak bir hava vardı.
Ad Ad
§<span style=\'font-family: "#39Times New Roman#39"\'> </span>Bir yer ve yön adı olarak kullanılırsa, tür yönünden yine ad olur. Örnek :
Dışarısı çok kalabalıktı.
Ad
Aşağısı oldukça sessiz ve sakindi.
Ad
ü<span style=\'font-family: "#39Times New Roman#39"\'> </span>Görüldüğü gibi yer ve yön gösteren “içeri, dışarı, aşağı, yukarı, öte, beri, ileri, geri” gibi sözcüklerin yer-yön zarfı olabilmesi için mutlaka ad durum eklerinden birini almamış ve çoğalmamış olarak eylemlerin önünde kullanılmaları gerekir.
<span style=\'font-family: "Arial"\'>Azlık-Çokluk Zarfları :</span> Bir eylemin, eylemsinin, sıfatın veya başka bir zarfın sayısını ve ölçüsünü gösteren, bunları karşılaştırarak dereceleyen bir zarf çeşididir.
Dilimizde sayı, ölçü ve miktar gösteren, karşılaştırma ve derecelendirme yapılabilen başlıca sözcükler şunlardır: daha, pek, çok, en, fazla, oldukça, epey, epeyce, az, biraz, gayet, fevkalade, denli...
Örnek : Çok yedim, daha fazla yiyemem.
Zarf Eylem Zarf Zarf Eylem
Olanlara fevkalade sevindim.
Zarf Eylem
Çok çalışıp az dinlenirdi.
Zarf Eylemsi Zarf Eylem
Bir dahaki sınava daha iyi hazırlan.
Zarf Zarf Eylem
Ondan daha iyi bir insana rastlamadım.
Zarf Sıfat Grubu Ad
Ali en iyi, en akıllı öğrenciymiş.
Zarf Sıfat Zarf Sıfat
Son günlerde gayet sakin bir çocuk olmuştu.
Zarf Sıfat Grubu Ad
Adlar ikileme oluşturarak azlık-çokluk zarfı yaratabilir.
Örnek : Yemeklerden tabak tabak yediler.
Zarf
Donmuş patatesler çuval çuval çöpe atıldı.
Zarf
<span style=\'font-family: "Arial"\'>Soru Zarfları :</span> Soru sözcükleri bir eyleme yönelerek onun nasıl yapıldığını, ne durumda olduğunu, yapılış şeklini ve zamanını buldurmaya yönelik olarak kullanılırsa soru zarfı olur. Örnek : Parandan ne kadar harcadın?
Soru Zarfı
Neden her şeyden beni sorumlu tutuyor?
Soru Zarfı
Ne diye ağlayıp duruyorsun?
Soru zarfı
Oradan ne zaman gelecekmiş?
Soru zarfı
Yapılarına Göre Zarflar :
ü<span style=\'font-family: "#39Times New Roman#39"\'> </span><span style=\'font-family: "Arial"\'>Basit Zarflar :</span> Yapım eki almamış ya da bileşik bir sözcük durumunda olmayan, kök halinde olan zarflardır. Örnek : çok, pek, dün, yukarı, tek, demin...
ü<span style=\'font-family: "#39Times New Roman#39"\'> </span><span style=\'font-family: "Arial"\'>Türemiş Zarflar :</span> Yapım eki alarak gövde durumuna geçen zarflardır. Örnek :
Er-ken, ön-ce, son-ra, sabah-leyin, kış-ın, saatler-ce...
ü<span style=\'font-family: "#39Times New Roman#39"\'> </span><span style=\'font-family: "Arial"\'>Bileşik Zarflar :</span> İki sözcüğün biçimsel olarak birleşmesinden oluşan zarflardır. Örnek :
Bir-az, bu-gün, ilk-önce...
ü<span style=\'font-family: "#39Times New Roman#39"\'> </span><span style=\'font-family: "Arial"\'>Öbekleşmiş Zarflar :</span> İki ya da daha çok sözcüğün biçimce ayrı yazılmasına karşın anlamca kaynaşmasından oluşan zarlardır. Örnek : hemen hemen, er geç, bazı bazı, zaman zaman...
Zarflarla İlgili Genel Uyarılar :
ü<span style=\'font-family: "#39Times New Roman#39"\'> </span>Dilimizde kesinlik anlamı taşıyan “şüphesiz, elbette, mutlaka, asla, kuşkusuz” gibi sözcükler, bu anlamlarla eylemi pekiştirdiğinde kesinlik zarfı oluşturur. Örnek :
Doğacaktır, elbet sana vadettiği günler Hakk’ın.
Benimle bir daha asla böyle konuşma!
Şüphesiz tüm söylenenleri anlıyor.
ü<span style=\'font-family: "#39Times New Roman#39"\'> </span>Eylem ve eylemsilere tekrar anlamı veren, onların yinelendiğini gösteren “tekrar, bir daha, gene, sık sık, çoğu kez, arada bir, bazen, yine” gibi sözcükler yineleme zarfı yaratır. Örnek : Bu konuyu tekrar ele almalıyız.
Kar yine savrula savrula yağıyordu.
Çocuk ikide bir babasından para istiyor.
ü<span style=\'font-family: "#39Times New Roman#39"\'> </span>Eyleme olasılık anlamı katan “belli, herhalde..” sözcükleri olasılık zarfı olarak adlandırılır. Örnek : Belki yarın, belki de yarından sonra gelir.
Herhalde toplantıda konuşulanları hiç dinlemedin.
ü<span style=\'font-family: "#39Times New Roman#39"\'> </span>Eylemi zaman ve nicelik yönünden sınırlayan “artık, ancak, yalnız” sözcükleri sınırlama zarfı adını alır. Örnek : Artık bu sıkıntıya dayanamıyorum.
Bu işi ancak üç gün sonra bitirebilirim.
Beni yalnız sen anlarsın.
ü<span style=\'font-family: "#39Times New Roman#39"\'> </span>Genellikle bir soruya karşılık olarak kullanılan “evet, hayır” sözcükleri onaylama zarfı adını alır. Örnek : - Kitap okur musun?
- Evet.
- Sen de gittin mi?
- Hayır.
<span style=\'font-family: "Arial"\'>
__________________


Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...
SHADOWS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15-12-2007, 00:50   #8 (permalink)
Standart

<span style='font-family: "Arial"'>Eylemler (Fiiller) :</span> İş, oluş, hareket, durum ve kılış bildiren; zaman ve kişi eklerine göre çekimlenebilen; zaman ve kişi ekleriyle çekimlenmesi halinde cümle içinde yüklem görevi üstlenen sözcüklere eylem (fiil) denir.
Örnek : bak-, sus-, büyü-, ağla-, koş-
Gel-di-m kopar-ı-yor-uz
Gel (eylem kökü) kopar (eylem gövdesi)
-di (zaman eki) -yor (zaman eki)
-m (1. Tekil kişi eki) -uz (1. Çoğul kişi eki)
Eylemler, varlıkların yaptıkları hareketlerin niteliklerine ve özelliklerine göre, şu gruplara ayrılarak incelenir :
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span><span style='font-family: "Arial"'>İş ve Kılış Eylemleri :</span><span style='font-family: "Arial"'> </span>Öznenin kendi iradesiyle bir nesne üzerinde gerçekleşen ve bu eylemden nesnenin etkilendiği tüm eylemler iş-kılış anlamlıdır. Örnek : Kadın gömleği ütüledi.
Açmak, yıkamak, kesmek
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span><span style='font-family: "Arial"'>Oluş Eylemleri :</span> Gerçekleşmeleri özneye bağlı olmayan, doğal bir değişim içinde kendi kendine olan, nesne almayan tüm eylemler oluş anlamlıdır. Örnek : Adam iyice yaşlanmıştı.
Paslanmak, büyümek, çürümek
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span><span style='font-family: "Arial"'>Hareket Eylemleri :</span> Belli bir enerjinin, öznenin hareketlenmesine ya da yer değiştirmesine yönelik olarak harcandığı ve nesne almayan tüm eylemler hareket anlamlıdır.
Örnek : Bugün parkta uzun uzun yürüdüm.
Yüzmek, gitmek, kaçmak
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span><span style='font-family: "Arial"'>Durum Eylemleri :</span> Öznenin kendi sitemiyle gerçekleştirdiği, daha çok içinde bulunduğu durumu gösteren ve bir durağanlık bildiren tüm eylemler durum anlamlıdır. Durum eylemleri de nesne almaz. Örnek : Burada biraz dinleniyorum.
Yatmak, ağlamak, üzülmek
UYARI : İş-kılış eylemleri, nesne aldığı için bu eylemler geçişlidir. Oluş, durum ve hareket eylemleri genellikle nesne almazlar. Bu nedenle geçişsizdir.
Eylemlerin bir bölümünün iş-kılış, oluş ve durum bildirmesi, cümledeki kullanımına bağlıdır.
Örnek : Çocuk kapıyı açtı. (iş-kılış)
Bütün çiçekler açtı. (oluş)
Eylemlerde Zaman : Eylemin içinden geçtiği, geçmekte olduğu ya da geçeceği süre “zaman” olarak adlandırılır. Zaman kavramı, kişi kavramıyla birlikte eylemi adlandıran ve biçimlendiren temel öğedir.
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Geçmiş Zaman : Eylemin sözden önce gerçekleştiğini gösteren zamandır. Örnek :
Git-ti, git-miş önce eylem, sonra anlatış
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Şimdiki Zaman : Eylemle anlatışın aynı anda gerçekleştiğini gösteren zamandır.
Örnek : bak-ı-yor, gel-i-yor eylemle anlatış aynı anda gerçekleşir.
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Gelecek Zaman : Önce anlatışın, sonra eylemin gerçekleşeceğini gösteren zamandır. Örnek : bak-acak, anlat-acak önce söz, sonra eylem
ü<span style='font-family: "#39Times New Roman#39"'> </span>Geniş Zaman : Eylemin sürekli ya da genellikle yapıldığını gösteren zamandır. Örnek : okur-r, çalış-ır sürekli ya da genellikle yapılır.
Eylemlerde Kişi : Eylemin kim tarafından yapıldığını, kiminle ilgili olduğunu gösteren kavrama kişi (şahıs) denir. Kişi kavramı, eylem kök ve gövdelerinde kip eklerinden sonra eklenir. Eylemlerde üç temel kişi vardır. Bunlar tekil ve çoğul olarak kullanılabilir.
<div align="CENTER"> <div align='center'><di