
Türkiyede ki Tarihi Yerler icinde Bir Abidenin Öyküsü Anıtkabir konusu , Atatürk, kahramanlığıyla, devrimleriyle, 20. yüzyıla damgasını vuran bir liderdi. Kurtuluş Savaşı ve kurmuş olduğu Türkiye Cumhuriyeti devleti, Türk milletinin hürriyet ve istiklâl mücadelesinin ölümsüz bir eseridir. Türk milletinin kalbinde, tarihimizin ...
| |||||||
| Kayıt ol | Albümler | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Forumları Okundu Kabul Et |
| | #1 (permalink) |
![]() Atatürk, kahramanlığıyla, devrimleriyle, 20. yüzyıla damgasını vuran bir liderdi. Kurtuluş Savaşı ve kurmuş olduğu Türkiye Cumhuriyeti devleti, Türk milletinin hürriyet ve istiklâl mücadelesinin ölümsüz bir eseridir. Türk milletinin kalbinde, tarihimizin derinliklerinde yaşayan ve ebediyen yaşayacak olan böyle bir dahiye, şanına layık, dünya çapında Anıtmezar yapılması için, Ankara’da birkaç tepe düşünüldü. Yaşadığı Çankaya, Ankara Kalesi, Gençlik Parkı, Orman Çiftliği, Rasattepe bunlar arasındaydı. Özellikleri bakımından Rasattepe ağırlık kazandı. Çankaya ile Ankara Kalesi gibi iki yüksek tepenin ortasında, Ankara’ya girişte göze ilk çarpan, görkemli bir tepeydi. Önce bu tepeden 542 bin metrekarelik bir alan istimlak edildi. Bu saha daha sonra 671 bin, en sonunda 750 bin metrekare olarak genişletildi. Bir komisyon seçilerek Anıtkabir'de bulunması gereken genel nitelikler belirlendi.
__________________ Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... | |
| | |
| | #2 (permalink) |
| YARIŞMAYA BÜYÜK İLGİ Anıtkabir projesi için 1941 yılında milletlerarası yarışma açıldı. ![]() Gerekçesinde Atatürk’ün adına ve kişiliğine uygun bir Anıtmezar isteniyordu. Katılma süresi bir yıldı. II. Dünya Savaşının devam ettiği günlere rastlamasına rağmen katılım yüksekti. 3 Mart 1942’ de sona eren yarışmaya, Türkiye, Almanya, İtalya, Avusturya, İsvaç, Fransa ve Çekoslavakya’dan 47 proje katıldı. Yarışma için hükümetçe, uluslararası tanınmış yerli ve yabancı sanatçılar ve Bayındırlık Bakanlığı’nca belirlenen yüksek mimarlardan oluşan tarafsız bir jüri, bunlardan üçünü ödül verilmeye değer buldu. Bunlar, Türkiye’den Prof. Dr. Emin Onat ile Doç. Dr. Orhan Arda’nın; Almanya’dan Mimar Prof. Dr. Johannes Krüger’in; İtalyan’dan Mimar Prof. Dr. Arnoldo Feschini’nin projeleriydi. O dönemin hükümeti, seçme yetkisini kullanarak ve bu konuda yetkili birçok kişinin de düşüncelerini dikkate alarak Türk mimarlarının eserlerinin uygulanmasına karar verdi. Ayrıca jürinin beğenisini kazanan projeler satın alındı. Kemali Söylemezoğlu, Kemal Ahmet Aru, Recai Akçay’ın birlikte hazırladıkları proje bunlar arasındaydı. Yarışma sona erdikten sonra, jüri raporunda öngörülen değişikliklerin yapılması için yeni bir komisyon kuruldu. ![]() Projede yapılacak değişiklikler Prof. Emin Onat ve Doç. Orhan Arda ile görüşülerek kararlaştırıldı. Ayrıca Dr. Prof. Paul Bonatz danışman olarak kullanıldı. İlk projede yer alan kolonlu mozole yapısının üstünde yükselen bir kütle vardı. Bonatz’ın tavsiyesiyle tamamen kaldırıldı. Mozole tavanının bugünkü kirişli döner şeklini alması kararlaştırıldı. İlk projede bugünkü aslanlı yol mozoleye yönelikti. Bu da değiştirilerek, bugünkü şekli uygun görüldü. Jürinin uyarısı göz önüne alınarak oluşturulan ikinci projede arazinin yapısı dolayısıyla, alanı kucaklaması düşünülen kalın duvardan vazgeçildi.
__________________ Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... | |
| | |
| | #3 (permalink) |
| ANITKABİR’İN İNŞASI Anıtkabir inşaatına, Atatürk’ün beşinci ölüm yılına rastlayan 10 Kasım 1944 günü başlandı. İnşaatta kullanılacak malzemelere büyük önem verildi. Yurdun değişik yörelerinden inşaata uygun ve sağlam malzemeler getirtildi. Haymana, Çankırı, Pınarbaşı, Afyon, Çanakkale, Adana ve Hatay’dan getirtilen taşlar ve mermerler kullanıldı. ![]() 671 bin metrekareden oluşan bahçe alanıyla Anıtkabir muhtelif bölümlerden oluşuyordu. Anıt bloku, 262 metre uzunluğunda aslanlı yol, tören meydanı, mozole, 10 kule, kabartmalar, Atatürk’ün sözlerinin kazıldığı duvarlarla pencere ve en görkemlisi olarak lahit odası geliyordu. Anıtkabir’in özelliklerinden biri olan kuleler, İstiklal, Hürriyet, Müdafaa-i Hukuk, Cumhuriyet, İnkılap, Misak-ı Milli, 23 Nisan, Sulh, Mehmetçik, Zafer adlarıyla anılır. Bu kulelerin taşlara oyulmak suretiyle adları, Emin Barın tarafından yazılmıştı. Yazılar, Latin yazısının en güzeli olan (Antik-Romen) stilindedir. Anıtkabir’deki bütün yazılarda altın varak kullanılmıştır. Anıtkabir’in en görkemli bölümü olan ve 42 basamak merdivenle çıkılan Mozole kırk metre yüksekliğinde altmış metre enindedir. Kaya parçalarıyla çevrilidir. Lahdin iki penceresi vardır. Birinden Ankara Kalesi gözükür. Öteki pencerenin üstünde Atatürk’ün meşhur sözü yer alır: “Benim naciz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar olacaktır.” ![]() Atatürk'ün aziz naaşı, mozolenin zemin katında doğrudan doğruya toprağa kazılmış bir mezarda bulunmaktadır. Mozolenin birinci katı olan şeref holündeki sembolik lahit taşının tam altında bulunan mezar odası Selçuklu ve Osmanlı mimari stilindedir. Anıtkabir’de ünlü sanatkârlarımızın eserleri de mevcuttur. Heybetli heykeller Hüseyin Anka, kabartmalar Zühtü Müridoğlu, Hakkı Ataman, Nusret Suman tarafından yapılmıştır. Mozole bölümünde Tarık Leventoğlu tarafından yapılan freskler bulunur. Şeref holünde, Nezih Erdem’in seçimiyle eski halı ve kilim motiflerinden, renklerinden yararlanılarak yapılan mozaikler yer alır. Ziyaretçilerin imzaladıkları defterin görkemli cildi Emin Barın’ın eseridir. Anıtkabir’in ilginç bir köşesi, müzesidir. Atatürk’e ait eşyalarla, kütüphanesi buradadır. Anıtkabir için Amerika’dan gönderilmiş ilginç bir bayrak direği vardır. 33,5 metre uzunluğunda, yekpare çelikten yapılmış olan bu bayrak direği Amerika’ya yerleşen Nazmi Celal Bey tarafından armağan edilmiştir. ![]() İnşası dokuz yıl süren Anıtkabir, beklediği Atasına 10 Kasım 1953 günü kavuştu. Ünlü mimarlarımız Ord. Prof. Emin Onat ile Prof. Dr. Orhan Arda’nın, dünya mimari tarihinde iz bırakan bu muhteşem eseri, yıllarca Etnografya Müzesi’nde bekleyen Atatürk’ün naşının 10 Kasım 1953 günü Mozolesine yerleştirilmesiyle ziyarete açıldı. Yazı: Taha Toros Fotoğraf: Kurtuluş Gökalp
__________________ Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... Üyeler içindir. üye olun... | |
| | |