Sensizliksokagi | Türkiyenin En Kaliteli Formu

 

Sultanahmet Cami

Türkiyede ki Tarihi Yerler icinde Sultanahmet Cami konusu , İstanbul’un kalbi Sultanahmet Anıtların, camilerin, antik yapıların, sarnıç ve sarayların süslediği Sultanahmet semti, hemen her köşesinden yansıyan tarihiyle İstanbul’un soylu ve zengin geçmişine güzel ve çarpıcı renklerin katıldığı yer. Yüzyıllar ...


Geri Dön   Sensizliksokagi | Türkiyenin En Kaliteli Formu > Türkiye ve Dünya Ülkeleri > Türkiyede ki Tarihi Yerler

Kayıt ol Albümler Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et


Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 14-03-2008, 22:20   #1 (permalink)
Standart Sultanahmet Cami

İstanbul’un kalbi
Sultanahmet

Anıtların, camilerin, antik yapıların, sarnıç ve sarayların süslediği Sultanahmet semti, hemen her köşesinden yansıyan tarihiyle İstanbul’un soylu ve zengin geçmişine güzel ve çarpıcı renklerin katıldığı yer.


Yüzyıllar ötesinden bu yana dünya güzeli İstanbul’un üzerinde dolaşan martılar, Tarihi Yarımada’nın orta yeri Sultanahmet’e ayrı bir ilgi gösterirler. Gece gündüz demeden kirli beyaz kanatlarını çırpar; arsız, şımarık bağrışmalarıyla minarelerin ve kubbelerin arasında süzülüp dururlar. Bir tarafta Sultan I. Ahmed’in yaptırmış olduğu, adını tüm bir semt ve meydana veren altı minareli muhteşem cami, öteki yanda dünya tarihinin sekizinci harikası Ayasofya, onların berisinde dünyanın en eski anıtları arasında yer alan Mısır firavunu III. Tutmosis’in dört bin yıllık dikilitaşı...
Üyeler içindir. üye olun...Üyeler içindir. üye olun...Üyeler içindir. üye olun...
Sultanahmet dünyanın dört bir köşesinden İstanbul’a gelenlerin gezip görmek istedikleri yerlerin başında gelir. Çünkü, burası iki büyük imparatorluğun başkentine merkez oluşturmuş; şenliklerin, bayramların, törenlerin yanı sıra kimi isyan ve baş kaldırmaların tarihe yazıldığı bir yer olarak birbirinden görkemli yapılarla bezenmiştir.

Burada tarih, meydandan; bir zamanlar içinde at arabalarının koşturulduğu, törenlerin yapıldığı altmış bin kişilik Hipodrom’un izleriyle başlar. Roma’daki Circus Maximus’un ikinci bir eşidir bu Hipodrom. Bizans’ın egemenliği altındaki ülkelerin topraklarından getirtilmiş anıtlar, kente adını vermiş Konstantinus’tan Ayasofya’yı yaptıran Justinianus’a, Bizans imparatorlarının prestijlerini simgeleyen anıtları üzerinde taşır.
__________________


Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...
SHADOWS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14-03-2008, 22:21   #2 (permalink)
Standart

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

ANITLARIN YÜKSELDİĞİ MEYDAN
Antik Hipodrom’dan günümüze kalmış üç önemli anıttan biri, İstanbul’un en yaşlı anıtı olarak kabul edilen Mısır’dan getirtilen firavun III. Tutmosis’in Tanrı Amon için yaptırmış olduğu dikilitaştır. Anıt 390 yılında İmparator Teodosius tarafından kente getirtilir. Üzerindeki yontu ve hiyerogliflerden de anlaşıldığı üzere, III. Tutmosis Mısır’ı düşmanlardan, bulaşıcı hastalıklardan, afetlerden koruyan tanrısı Amon’a şükranlarını sunuyor.

Mısır dikilitaşının hemen yanı başında, tarihi MÖ 470’li yıllara uzanan ikinci bir anıt yer alıyor. Burmalı ya da Yılanlı Sütun adı verilen anıt, MÖ 479 tarihinde Yunanistan’ın Platea Ovası’nda Pers ordularına karşı kazanılan zaferin ertesinde, Persler’den arta kalan kılıç, kalkan, zırh ve miğferlerin ateşte eritilip şekillendirilmesiyle yapılmış. Aradan yüzyıllar gelip geçmiş, adını kente veren İmparator Konstantinus, prestij göstergesi bu anıtı Delphoi Tapınağı’ndan İstanbul’a kadar getirtip Hipodrom’un orta yerine koydurmuş. Günümüze tamamı ulaşamayan anıtın yılan başlarından birinin alt çenesi bugün British Museum’da, bir diğer parça da İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde sergileniyor.
Antik Hipodrom’dan günümüze gelmiş olan üçüncü anıt ise 21 metre yüksekliğindeki Örme Sütun… Bir zamanlar Hipodrom’daki büyük bir kaidenin üzerinde bronzdan yapılmış ‘quadriga’ adı verilen dörtlü at heykel grubu da bulunurmuş. Ancak 13. yüzyılda Haçlılar tarafından İtalya’ya götürülen bu heykel grubu bugün Venedik’teki San Marco Kilisesi’ni süslüyor
__________________


Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...
SHADOWS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14-03-2008, 22:22   #3 (permalink)
Standart

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

SEMTE ADINI VEREN CAMİ
Hipodrom Meydanı’nın bir tarafında bugün Türk İslam Eserleri Müzesi olarak kullanılan, Osmanlı İmparatorluğu’nun ünlü hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman’a damat olmuş, aynı zamanda da vezirlik yapmış İbrahim Paşa’nın sarayı yükseliyor. Müzedeki nadide halılar, birbirinden güzel ahşap ve taş eserler Türk İslam sanatının en güzel ve en nadir örnekleri arasında yer alıyor. Ama Hipodrom Meydanı’nın öteki tarafında kubbesinden duvarlarına mavinin değişik tonlarını barındırdığı için, Batılıların geçmişten beri ‘Blue Mosque’ (Mavi Cami) adını vermiş oldukları; buradaki bütün bir semte adını veren, dünyaca ünlü mimarlık harikası altı minareli Sultanahmet Camii yükseliyor. Taşları dantel gibi işlenmiş şerefelerinden kalem gibi dimdik ayakta duran minarelerine; bir simetri harikası kubbelerinden duvarlarını süsleyen 21.043 adet İznik çinisine kadar kendine has bir özgünlük sergiliyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun on dördüncü padişahı Sultan Ahmed, tahta geçtiği günden itibaren, Ayasofya’nın karşısında yükselecek camisini yaptırmaya başlamış. Mimar Koca Sinan ekolünde yetişen Sedefkâr Mehmet Ağa öyle muhteşem bir cami yapmış ki padişahına; 9 Haziran 1617 tarihinde büyük bir törenle kapıları ibadete açılmış.
__________________


Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...
SHADOWS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14-03-2008, 22:23   #4 (permalink)
Standart

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

ANTİK DÜNYANIN SEKİZİNCİ HARİKASI
Tarihi yarımada üzerinde Sultanahmet Camii’nden sonra geçmişten günümüze minyatürlere, gravürlere, tablo ve fotoğraflara kazınmış İstanbul siluetindeki ikinci yapı, kimi tarihçiler tarafından antik dünyanın sekizinci harikası olarak gösterilen Ayasofya’dır. Ortaçağ’dan itibaren Batı ülkelerinin inşa etmeye başladıkları büyük kiliselerin atası olarak kabul edilen bu muhteşem eser, Bizans altın çağının ünlü imparatoru, ölümünden sonra azizlik mertebesine çıkarılmış Justinianus tarafından inşa ettirilmiş. Dile kolay, yalnızca beş yıl sürmüş 55,60 metre yüksekliğindeki bu muhteşem yapının inşası. Yapımında farklı ülkelerden gelen binlerce insan çalışmış. Kiliseyi inşa eden iki büyük mimarın ölümsüzleşen adları günümüze dek gelmiş: Aydınlı Antemius ile Miletli İzidor...

Ayasofya sütunları, duvarlarındaki mermer panoları ve değerli mozaikleriyle Bizans sanatının görkemli zenginliğini yüzyıllar ötesinden günümüze yansıtıyor.
__________________


Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...
SHADOWS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14-03-2008, 22:24   #5 (permalink)
Standart

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

SEMTİN DİĞER ZENGİNLİKLERİ
Şüphesiz Sultanahmet yalnızca Ayasofya, Sultanahmet Camii ve antik Hipodrom’a ait anıtlardan oluşmuyor. Aynı semtin sınırları içinde birbirlerinden uzak olmayan mesafelerde, ilginç başka tarihi zenginlikler de var. Haznesinde barındırmakta olduğu su ile dünyada bir başka benzeri olmayan, 6. yüzyıla ait 336 sütunlu Yerebatan Sarnıcı; Kanuni Sultan Süleyman’ın sevgili eşi Hürrem’in yaptırmış olduğu Haseki Sultan Hamamı; 1902 yılında tüm parçaları Almanya’dan gönderilen, Kaiser II. Wilhelm’in İstanbullular’a armağan etmiş olduğu Alman Çeşmesi; eski Bizans imparatorluk sarayından kalan zemin mozaiklerinin sergilendiği Mozaik Müzesi; Bizans’ın sıfır noktasını oluşturan Million Anıtı’na ait parça; 16. yüzyılın nam yapmış ünlü sadrazamı Sokullu Mehmet Paşa’nın Külliyesi; Fransız asıllı Nakşıdil Sultan’ın yaptırdığı çeşme; Binbirdirek Sarnıcı ve tabii ki eski evlerden, tekkelerden, medreselerden, konaklardan oluşan birçok tarihi yapı Sultanahmet Meydanı ve çevresinin zenginliklerine zenginlik katıyor.İnsanlar kadar martıların, güvercinlerin ve kedilerin de sevdalı olduğu bu pitoresk, tarihi semt, dünya kenti İstanbul’un güzelliklerine güzellik katan yapılarıyla, yüzyıllar ötesinden günümüze süregelen görkemli, gizemli, soylu bir geçmişin izlerini barındırmaya devam ediyor.
Üyeler içindir. üye olun...
__________________


Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...

Üyeler içindir. üye olun...
SHADOWS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 13-04-2008, 05:28   #6 (permalink)
Standart

eyvallah hoca güzel paylaşım
genc_che isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Bookmarks

Etiketler
sultanahmet, cami


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Türkiye +4. Şuan Saat: 09:16.

Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 knight online
site ekle Alexa Toolbar TOPlist Message Board Statistics